(TBMM) - CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nun uzun süredir toplanmamasını ve işleyişini eleştirerek, Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan'ı istifaya davet etti. Özçağdaş, 'Seçimle geldiğiniz bir makamı dikta ile kullanamazsınız' dedi. Özçağdaş, YÖK Başkanı Erol Özvar'ı Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptal süreci üzerinden eleştirerek, 'Ekrem İmamoğlu'nun 32 yıllık diplomasını iptal ettiniz. Sizin iktidarınız yaptı' dedi. İstanbul Üniversitesi Rektörü'nün görevden alınmamasına tepki gösteren Özçağdaş, 'Siz konuşmayan üniversite istiyorsunuz' diye konuştu.
Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu, Komisyon Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan başkanlığında toplandı. Komisyonda Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı.
CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, komisyonunun uzun süredir toplanmamasını ve komisyonun işleyişini eleştirerek, Komisyon Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan'ı istifaya davet etti. Özçağdaş, '3 Temmuz 2024 tarihinden bu yana toplanmayan ve İçtüzük'e aykırı olarak toplanılmaması için irade kullanılmış Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'ndayız. Hayat ve siyaset, yaptığımız her şeyin önümüze fatura olarak konulmasını gerektirir' dedi.
Komisyonun eğitim, gençlik ve spor alanındaki sorunları görüşmediğini savunan Özçağdaş, 'Milli Eğitim, Kültür, Gençlik, Spor Komisyonu; 27 milyon 500 bin yurttaşımız, 65 bin okulda, 207 üniversitede... Hiç konuşmadık bu konuları 2 yıldır. Hiç dertleri yokmuş. Hiç, Allah'tan bir sağlık kanun teklifi hazırlamışlar. Biz de bir sorunumuz olduğunu anlamışız. Bu komisyonun bir parçası gençlik. 20,5 milyon genç var. Türkiye'nin yüzde 25'i. Onunla ilgili hiçbir şey konuşmadık bu konuda. Spor alanında 63 federasyon, 100'den fazla örgütlü spor dalı var. 19 milyonu kayıtlı, 5 milyonu faal sporcu var. 9 milyon lisans var. Sporla ilgili hiçbir şey konuşmadık. Bu komisyonun toplanmaması yönünde bir yaklaşım var' diye konuştu.
'TÜRKİYE'NİN SORUNLARINI KONUŞMAYAN BİR MECLİS OLABİLİR Mİ?'
Özçağdaş, 'Türkiye'nin sorunlarını konuşmayan, milli iradenin tecelligâhı olduğunu iddia eden bir Meclis olabilir mi? Bunları söyleyince üzülüyorsunuz. Bu Meclis'in, bu komisyonun 27 üyesi var. Demokrasi anlayışınızı dile getirmek için söylüyorum. Bu komisyonun, her komisyonda yaptığınız gibi, Başkanlık Divanı'ndaki dört kişisinin üçünü AK Partili, birini de MHP'li yapmışsınız. Burada bir olumlu gelişme var. Bu komisyonda Başkan Vekili MHP'li. Diğer komisyonlarda Başkan Vekilliğini de onlara bile bırakmıyorsunuz. Sonra ülkenin sorunlarını beraber tartışalım, muhalefetle konuşalım' ifadelerini kullandı.
Plan ve Bütçe Komisyonu'nda özel okul öğretmenlerine ilişkin bir düzenlemenin görüşüldüğünü belirten Özçağdaş, '200 bin öğretmen, 10 binlerce özel okulla ilgili konuyu Milli Eğitim Komisyon Başkanı, 'Biz konuşmasak da olur' demiş. Siz çoğunluktan gelen tahakkümünüzü her yerde kullanacaksınız. Biz o 200 bin öğretmenle ilgili olarak, 'Bu komisyon niye toplanmıyor?' dediğimizde, 'Ben öyle takdir ettim' diyeceksiniz. Böyle demokrasi olmaz. Böyle demokrasi olur diyen bir tane AK Partili milletvekili var mı?' dedi.
'SEÇİMLE GELDİĞİNİZ BİR MAKAMI DİKTA İLE KULLANAMAZSINIZ'
Komisyon üyelerinin üçte birinin talebiyle komisyonun toplantıya çağrılabileceğine ilişkin İçtüzük hükmünü hatırlatan Özçağdaş, 'Üyelerinin üçte biri tarafından komisyona teklif edilecek gündem üzerine de başkanlarınca toplantıya çağrılır. Ayşen Gürcan'ın hiçbir yetkisi yok. Sizi ben de istifaya davet ediyorum. Seçimle geldiğiniz bir makamı dikta ile kullanamazsınız. Meclis içtüzüğü burada' diye konuştu.
Özçağdaş, 'Bu komisyonu toplamadınız. Tarih 15 Haziran 2026. Biz de yaptık. Meclis Başkanı, yine bir AK Partili Numan Kurtulmuş'tan randevu istedik. Dört partiden 12 milletvekili. Bir aydır aradığımız Numan Kurtulmuş'lara ulaşılamıyor. Ya bir Meclis Başkanı... Dört farklı parti ne zaman yan yana geliyor bu Meclis'te bu kadar ya? Konuşmuyor bizim Numan Kurtulmuş. Çünkü ben inanıyorum ve güveniyorum ki Numan Kurtulmuş'a ben bu maddeyi okusam, 'Haklısınız, yanlış oldu' diyecek' ifadelerini kullandı.
'ANAYASA MAHKEMESİ KARARINI NEDEN OKUTMUYORSUNUZ?'
Anayasa Mahkemesi'nin Can Atalay kararına da değinen Özçağdaş, 'Anayasa'nın 153. maddesi, Anayasa Mahkemesi kararları yargıyı, yürütmeyi, yasamayı bağlar demesi ama sizin Can Atalay kararını okutmamanız... Sonra birlik, kardeşlik, dayanışma. Hay, muhalefet niye böyle yaptı? Neden okumuyorsunuz Anayasa Mahkemesi kararını? Can Atalay kararını neden okutmuyorsunuz? Siz de milletvekilisiniz. Hani biraz önce dediniz ya, milletvekilleri olarak birbirimize saygılı davranın. O da milletvekili. Niye okutmuyorsunuz Anayasa Mahkemesi kararını?' dedi.
Özçağdaş, konuşmasının sonunda Komisyon Başkanı Gürcan'a yönelik istifa çağrısını yineleyerek, 'Bu İçtüzük'e aykırı bir harekettir. Seçimle geldiğiniz bir makam da olduğu için sizi istifaya davet ediyorum' diye konuştu.
'EKREM İMAMOĞLU'NUN 32 YILLIK DİPLOMASINI İPTAL ETTİNİZ'
Özçağdaş, sözlerinin devamında komisyon salonunda bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar'a Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptal süreci üzerinden eleştirdi. Özçağdaş, şöyle konuştu:
'Ekrem İmamoğlu'nun 32 yıllık diplomasını iptal ettiniz. Sizin iktidarınız yaptı. Onunla ilgili Cumhurbaşkanı adayı olmasın diye yaptığınız bu eylem, 28 kişinin daha diplomasının iptaline neden oldu. Ama AKP Türkiye'sindeki bir başarınızı daha söyleyeyim. 28 kişinin diplomasını iptal ettiniz, onlardan sadece 17 yaşındaki Ekrem İmamoğlu'na ceza davası açtınız. Ve o dava İstanbul Üniversitesi'nden avukat geldi. Avukat dedi ki, 'Her ne kadar Ekrem İmamoğlu'nun kişisel olarak yaptığı bir şey yoksa da diplomasının iptal edilmesi doğrudur.' Şimdi sizin yarattığınız üniversite düzeni bu. Bugün o üniversite düzenini konuşuyoruz. Gerçekleri konuştuğumuzda çok sıkıntı oluyor. Şimdi asıl sahtecilik, yetkisi olmayan bir işte... İstanbul Üniversitesi Rektörü'nü kastederek söylüyorum. Mesela siz rektörü niye görevden almadınız? 'Senin böyle bir yetkin yok. Sen neden böyle bir karar verdin?' demeniz lazım. Ben böyle bir yetki başkanına veriyorum. Bağımsız, bağımsız. İşletme Fakültesi Dekanı'nın, o vermiş diplomayı. Altında o imzası var. Rektörün yok öyle bir yetkisi. 'Sen neden böyle bir şey yaptın?' demeniz lazım. Şimdi mesele budur.
'SİZ KONUŞMAYAN ÜNİVERSİTE İSTİYORSUNUZ'
Siz konuşmayan üniversite istiyorsunuz. Siz diploma dağıtmayan bir başkan istiyorsunuz. Sizin açınızdan üniversite sayısını artırmak nasıl yeterli? O üniversiteyi açtık, bunu kapattık, öbürünü birleştirdik, öbürünün ismini değiştirdik, bu üç gün kapansın, öbürü dört gün açılsın, arada 15 üniversite kapansın, öbürü öyle olsun... Sürekli böyle bir yönetim anlayışı. Bizim söylediğimiz şu: Eğitim sisteminin erken çocukluk eğitiminden başlayarak temel eğitim, ortaöğretim, mesleki eğitim, yaşam boyu eğitim ve yükseköğretim ihtiyaçları çerçevesinde bütüncül bir bakış açısıyla reform edilmesi lazım. Çünkü bu ülkenin çocukları artık üniversiteye gitmemeyi tercih ediyor.'





