Haber: Erkan KARACA
(ÇORUM) - CHP Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, 'Tohum konusunda ıslah yapmadık. Biz broylerde, ette de ıslah yapmadık, kendi ırkımızı önemsemedik. Mısırda da yapmadık. Arıcılıkta da yapmamız gerekirken ıslahlar vardı, yapmadık. Islah yapmadığımız gibi kendi ata tohumlarımızı da yurt dışına kaptırdık. Onlar bunların üzerinden ıslah yaptılar ve şu anda bize satıyorlar' dedi.
Solakoğlu, CHP Çorum İl Binası'nda partililerle bir araya geldi, gazetecilere açıklama yaptı.
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın üretici yerine belirli kesimlere hizmet ettiğini savunan Solakoğlu, son yıllarda tarımda planlama ve destekleme politikalarının yetersiz kaldığını ifade etti.
Tarım konusunda problemleri konuşmak yerine artık çözümleri anlatacaklarını belirten Solakoğlu, şöyle konuştu:
'Ben uzun seneler bakanlığın içerisinde Mehdi Eker ile çalıştım. Faruk Çelik ile çalıştım. İbrahim Yumaklı ile de beraber çalıştım. Yani yönlendirmeye gayret ettim. Ama yine hazin bir olay, bir yerde artık söylüyorsunuz ve evet oturuyor ama karşınıza şu söylem geliyor, 'Sencer, benim de kudretim bir yere kadar yetiyor' deyip, yapılması gerekenlerin yapılmadığı gibi parti çıkarını ülke çıkarının önüne koyan mevcutta bir Tarım Bakanımız var. Bu asla kabul edilebilir bir şey değil. O makamlar ülkeye hizmet etmek için varlar, AK Parti'ye hizmet etmek için değil.
Ne yazık ki son 15 senedir en net bu ülkede Tarım Bakanlığı tarıma, üreticiye ve gıdaya değil, sadece yandaşlarına, yakınlarına, akrabalarına, eşlerine, dostlarına hizmet etmek üzere varlar. Bunu halkımız görüyor ve biz bunu değiştirmek için geldik. Asla ukalalık etmeden dinleyip, bölgelerin ihtiyaçlarını görüp, bölgelerin ihtiyaçlarına göre hareket etmemiz gerektiğini iyi idrak etmiş bir insanım. Hepimizin vergisinden aldığımız parayı destekleme için harcadığımız vakit o paranın gerçekten ülkeye ne katma değer sağladığını ölçebiliyor olmamız lazım.
Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı kaç tane ineğe sahip olduğunu bilmiyor bu ülkede ve ben bunu ispat ettim. İddialara bakarsınız Türk hayvancılığı en son yüzde 5'e yakın hayvan varlığını büyüttüğünü iddia ediyor. eğer Türkiye Avrupa'da en çok hayvana sahip ülke ama aynı zamanda dünyada en büyük ikinci ithalatçı ise demek ki biz bayağı bir et yiyor olmamız gerekiyor. Hepimiz bunun gerçek olmadığını biliyoruz.
'İşi bilmedikleri için bürokratları tarafından da rahatlıkla yönetilebiliyorlar'
Baktığımız zaman bakliyat, mısır, et ithalatçısıyız. Broyler tavuk asla ithalat olmadan olmaz, yani civciv ve yumurta gelmediği takdirde kendi ürünlerimiz yok. Tohum konusunda ıslah yapmadık. Biz broylerde, ette de ıslah yapmadık, kendi ırkımızı önemsemedik. Mısırda da yapmadık. Arıcılıkta da yapmamız gerekirken ıslahlar vardı, ıslah yapmadık. Islah yapmadığımız gibi kendi ata tohumlarımızı da yurt dışına kaptırdık. Onlar bunların üzerinden ıslah yaptılar ve şu anda bize satıyorlar. Bu komplo değil. Çünkü komplo kurmak için zeka gerekir. O zeka bu hükümette yok.
Ulusal Süt Konseyi'nin başındaki sanayici, alanda o, alıcı da o. Devlet de enflasyonu engellemek istiyor. Fiyatı baskılayarak yapabileceklerini zannediyorlar. Gördüler olmadığını, Tarım Bakanlığı da biliyor bu süt politikasının problem yarattığını. İşte 'Biz 2 sene sonra ithalat yapmayı durduracağız' diyen şu anki İbrahim Yumaklı üçüncü senesine geldiği zaman Türkiye'de rekor üstüne rekor kırıyor. Dünyada hayvan ithal eden en büyük ikinci ülke pozisyonuna geldik. İşi bilmedikleri için bürokratları tarafından da rahatlıkla yönetilebiliyorlar.'




