(ANKARA) - CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, NATO Liderler Zirvesi öncesinde yapılan gözaltılara ilişkin, 'Bir kez daha hukukun değil, siyasi talimatların işletildiğine tanık oluyoruz. 'Önleyici gözaltı' diye bir hukuk kurumu yoktur. Yaklaşık on yıl önce yasalaştırılmak istenen bu düzenleme TBMM'den geçirilemedi. Bugün ise Meclis'in reddettiği uygulama, bağımsızlığını yitirmiş yargı ve kolluk eliyle fiilen yürürlüğe sokuluyor. Kanunda olmayan bir yetki kullanılıyor; Anayasa açıkça çiğneniyor' ifadelerini kullandı.
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesinde yapılan gözaltılara ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Tanrıkulu, açıklamasında şunları kaydetti:
'NATO Liderler Zirvesi öncesinde bir kez daha hukukun değil, siyasi talimatların işletildiğine tanık oluyoruz. Ankara'da ve birçok ilde yeniden şafak operasyonlarıyla gazeteciler, avukatlar, akademisyenler, sendikacılar ve sivil toplum temsilcileri evlerinden alınıyor. Evler basılıyor, kapılar kırılıyor, ters kelepçe uygulanıyor, insanlar avukatlarıyla görüştürülmüyor. İktidar, hukuku tamamen askıya alarak 'önleyici gözaltı' adı altında fiili bir olağanüstü hal rejimi kuruyor.
'Önleyici gözaltı' diye bir hukuk kurumu yoktur. Yaklaşık on yıl önce yasalaştırılmak istenen bu düzenleme TBMM'den geçirilemedi. Bugün ise Meclis'in reddettiği uygulama, bağımsızlığını yitirmiş yargı ve kolluk eliyle fiilen yürürlüğe sokuluyor. Kanunda olmayan bir yetki kullanılıyor; Anayasa açıkça çiğneniyor. Ortada işlenmiş bir suç değil, iktidarın suç saydığı düşünceler var. Bu iktidar, uluslararası bir zirve öncesinde Türkiye'nin güvenliğini değil, kendi siyasal konforunu korumaya çalışıyor. Eleştiren herkesin potansiyel suçlu, itiraz eden herkesin potansiyel tehdit olarak görüldüğü bir düzen inşa edildi. Daha birkaç gün önce yüzlerce insan aynı yöntemlerle gözaltına alındı, onlarcası tutuklandı. Şimdi aynı hukuksuzluk yeni operasyonlarla sürdürülüyor. Bu, münferit bir soruşturma değil; iktidarın toplumu sindirme ve uluslararası bir zirve öncesinde muhalefeti görünmez kılma operasyonudur.'
Bu hukuksuzlukların tamamının kayda geçtiğini belirten Tanrıkulu, 'Bu kararları verenler de bu talimatları uygulayanlar da yargıyı siyasal iktidarın cezalandırma aracı haline getirenler de bağımsız ve tarafsız yargı önünde adil bir biçimde mutlaka hesap verecektir' ifadesini kullandı.