(ANKARA) - CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, vergi cenneti (Off-shore) olarak bilinen ülkelere yapılan para transferlerindeki vergi kayıplarına ilişkin, 'Vergi cennetlerine giden paranın vergilendirilmemesi, dürüst vergi mükellefine karşı adaletsizlik olduğu kadar, devletin mali disiplin hedefleriyle de açıkça çelişmektedir. Hazine ve Maliye Bakanlığı, kanunla kendisine verilen görevleri yerine getirmek ve vergi adaleti sağlamak yerine, belirli sermaye gruplarının vergi avantajlarını koruyan bir sessizliğe bürünmüştür' ifadelerini kullandı.
CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, yaptığı yazılı açıklamada, vergi kayıplarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türeli, Türkiye ekonomisinin yapısal krizlerle boğuştuğuna, bütçe açıklarının arttığına dikkati çekerek, kayıt dışı sermaye akışları ve vergi kayıplarının önüne geçecek yasal düzenlemenin 20 yıldır 'bilinçli' bir şekilde yapılmadığını savundu.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 2006 yılında yürürlüğe girdiğini hatırlatan Türeli, kanunun 30'uncu maddesi 7'nci fıkrasına işaret ederek, 'Türkiye'den vergi cenneti (Off-shore) olarak bilinen ülkelere yapılan her türlü para transferinden yüzde 30 oranında vergi kesintisi yapılmasını emretmektedir. Ancak bu hükmün uygulanabilmesi için gerekli olan 'Vergi Cenneti Ülkeler Listesi', önce Bakanlar Kurulu, ardından ise Cumhurbaşkanlığı tarafından tam 20 yıldır yayımlanmamaktadır. Bu durum, söz konusu kanuni düzenlemeyi kağıt üzerinde bırakırken, devlet hazinesini devasa bir gelirden mahrum etmektedir' dedi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı'na yöneltilen konuya ilişkin sorulara verilen cevaplarda, 'liste eksikliği'nin geçiştirildiğini belirten Türeli, şunları kaydetti:
'OECD iş birliği ve uluslararası bilgi değişimi protokolleri birer kalkan olarak kullanılmaktadır. Oysa asıl soru şudur, Türkiye ekonomisinin yapısal cari açığını kapatmak için muhtaç olduğu 'kaynağı belirsiz sıcak para' akışının kesilmesinden mi korkulmaktadır? Vergi cennetlerine giden paranın vergilendirilmemesi, dürüst vergi mükellefine karşı adaletsizlik olduğu kadar, devletin mali disiplin hedefleriyle de açıkça çelişmektedir. Hazine ve Maliye Bakanlığı, kanunla kendisine verilen görevleri yerine getirmek ve vergi adaleti sağlamak yerine, belirli sermaye gruplarının vergi avantajlarını koruyan bir sessizliğe bürünmüştür. Halkın bütçesini savunmak, sadece harcamaları denetlemek değil, tahsil edilmesi gereken vergilerin de peşine düşmektir. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan vergi gelirlerinin Off-shore hesaplarda buharlaşmasına izin veren bu yönetim anlayışının takipçisi olmaya devam edeceğiz.'