(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, 'Bizim siyasetimiz masa başında değil, halkın içinde şekillenecek. Parti Okulumuzun her eğitimi, her yetiştirdiği yönetici, halkın iktidarına giden yolda yeni bir adımdır. Çünkü Parti Okulu, iktidar yoludur' dedi.

Kaya, Parti Okulu çalışmaları kapsamında Samsun'a geldi. Kaya'ya, eski CHP Genel Sekreteri ve Milletvekili Neslihan Hancıoğlu ve eski CHP Milletvekili Kemal Zeybek eşlik etti.

Kaya, Parti Okulu'nda yaptığı konuşmada, 'bugünkü Parti Okulu İl Yönetici Eğitimi'ni Samsun halkının gönlünde 'Baba Muzaffer', 'Muzaffer Abi' olarak yer edinen, halkçı ve sosyal demokrat belediyeciliğin unutulmaz ismi Muzaffer Önder'in aziz anısına ithaf ettiklerini' bildirerek, '1 Kasım 2005'te aramızdan ayrılan Muzaffer Önder'i, vefatının 21. yıl dönümü yaklaşırken saygıyla, sevgiyle ve özlemle anıyorum' dedi. 

Samsun'un denizi, limanı, bereketli ovaları, fabrikaları, üniversiteleri ve çalışkan insanları olduğunu ama Samsunlunun bu zenginlikten hak ettiği payı alamadığını söyleyen Kaya, şunları kaydetti:

'Gençler iş bulamıyor. Çiftçi üretiyor ama kazanamıyor. Esnaf ayakta kalmaya çalışıyor. Emekli geçinemiyor. İşçi aldığı ücretle ay sonunu getiremiyor. Üniversite mezunu gençlerimiz geleceklerini başka kentlerde arıyor. Vatandaşa Samsun'un en önemli sorununu sorduğumuzda karşımıza işsizlik, hayat pahalılığı, trafik, esnafın sorunları, uyuşturucu, sanal kumar ve çeteleşme çıkıyor. Buradan soruyorum: Samsun'un toprağı bereketli, denizi zengin, insanı çalışkan; Samsunlu neden yoksul? Çünkü sorun kaynak yetersizliği değil, yanlış ekonomi politikalarıdır. Biz bu düzeni değiştirmeye, Samsun'un zenginliğini Samsun halkıyla buluşturmaya kararlıyız.

Bafra ve Çarşamba ovaları Türkiye'nin en bereketli tarım alanlarındandır. Bafra'da çeltik, sebze ve tahıl; Çarşamba'da mısır, fındık ve daha nice ürün yetişiyor. Peki, üretici kazanıyor mu? Mazot, gübre, tohum, tarım ilacı pahalı. Çiftçi üretiyor, ürününü satıyor ama borcunu ödeyemiyor. Bizim çözümümüz bellidir: Çiftçinin mazotu, gübresi ve tohumu desteklenecek. Sulama yatırımları tamamlanacak. Üreticiye emeğinin karşılığını alacağı fiyat güvencesi sağlanacak. Kooperatifçilik güçlendirilecek. Tarım toprakları korunacak. Bafra Ovası da Çarşamba Ovası da rantın değil, üretimin merkezi olacaktır. Çiftçi kazanırsa Samsun kazanır. Samsun üretirse Türkiye kazanır.'

'ÜRETİME DAYALI İSTİHDAM ARTIRILMALIDIR'

Kaya, Samsun'un Karadeniz'in önemli liman ve sanayi kentlerinden olduğunu ama limanın, sanayinin ve ticaretin olanaklarının istihdama ve halkın refahına yeterince dönüşmediğin söyledi.

Limanın demiryolu ve sanayi bağlantılarının güçlendirilmesi, üretime dayalı istihdamın artırılması gerektiğini belirten Kaya, şöyle devam etti:

'Tekkeköy'de sanayi gelişirken çevre ve halk sağlığı korunmalı, işçiler güvenceli koşullarda çalışmalıdır. Yakakent'in balıkçısı, Havza'nın üreticisi, Vezirköprü'nün çiftçisi, Terme'nin fındık üreticisi emeğinin karşılığını almalıdır. Atakum, İlkadım ve Canik başta olmak üzere trafik ve toplu ulaşım sorunları kalıcı biçimde çözülmelidir. Esnaf yüksek kira, vergi, enerji maliyetleri ve düşen alım gücü karşısında yalnız bırakılmamalıdır. Samsun'un zenginliği bir avuç ayrıcalıklının değil, Samsun halkının olacaktır.

OKULLARDAKİ SORUNLARA DEĞİNDİ

Samsun'da konuşmamız gereken en önemli sorunlardan biri de çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğidir. Uyuşturucu, sanal kumar, çeteleşme, akran zorbalığı ve okullarda şiddet; bunlar yalnızca güvenlik sorunu değildir. Aynı zamanda eğitim, işsizlik, yoksulluk ve sosyal politika sorunudur. Geleceğinden umudunu kesen gençlerimizi suç örgütlerinin insafına bırakamayız. Her okulda ihtiyaca uygun psikolojik danışman, psikolog ve sosyal hizmet uzmanı desteği sağlanmalıdır. Uyuşturucu ve sanal kumar ağlarıyla etkin mücadele edilmeli, gençlere ücretsiz spor, sanat, kültür ve bilim olanakları sunulmalıdır. Bir çocuğun eline uyuşturucu değil kitap, çete silahı değil spor malzemesi yakışır. Biz çocuklarımızı da gençlerimizi de sahipsiz bırakmayacağız.

'HİÇBİR ÇOCUK AÇ KALMAMALI'

Bugün okullarımızda çocukların yalnızca ne öğrendiğini değil, ne yiyebildiğini, temiz suya ulaşıp ulaşamadığını ve güven içinde eğitim görüp görmediğini de konuşmak zorundayız. CHP olarak Türkiye genelinde bir milyon broşürle dile getirdiğimiz taleplerimizi Samsun'dan bir kez daha yineliyoruz: Her çocuğa okulda bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek; her okulda içilebilir temiz su, sabun ve tuvalet kâğıdı; yeterli temizlik personeli, güvenli okul ortamı; her çocuk için bilimsel, laik, nitelikli ve kamusal eğitim. Bunlar lütuf değil, çocuklarımızın en temel hakkıdır. Cumhuriyet'in okullarında hiçbir çocuk aç kalmamalı, hiçbir çocuk temiz suya ve sabuna ulaşamadığı için sağlığından olmamalıdır.

Samsun'un eğitim tarihinde çok önemli bir Cumhuriyet mirası var: Ladik Akpınar Köy Enstitüsü. 1940 yılında kurulan ve Türkiye'nin 21 Köy enstitüsünden biri olan Akpınar, yalnızca öğretmen yetiştiren bir okul değildi. Orası bilimin, üretimin, sanatın, emeğin ve aydınlanmanın merkeziydi. Köy Enstitülerini kapattınız ama Cumhuriyet'in aydınlanma ışığını söndüremediniz. O ışık bugün Ladik Akpınar'da yanıyor. O ışık bugün Cumhuriyet Halk Partisi Parti Okulumuzda yanıyor. Biz, Köy Enstitülerinin bilimle üretimi buluşturan, sorgulayan, düşünen, özgür bireyler yetiştiren anlayışını yeniden Türkiye'nin eğitim politikalarına kazandıracağız.

'PARTİ OKULU İKTİDAR YOLUDUR'

Biz bugün Samsun'a yalnızca sorunları anlatmaya gelmedik. Bu sorunları çözecek kadroları yetiştirmeye, örgütümüzü güçlendirmeye ve halkın iktidarına hazırlanmaya geldik. İktidara hazırlanmak yalnızca seçim kazanmak değildir. İktidara hazırlanmak çiftçiyi, işçiyi, esnafı, emekliyi, öğretmeni, öğrenciyi ve işsiz genci dinlemek, sorunlarını bilmek ve çözüm üretmektir. Bizim siyasetimiz masa başında değil, halkın içinde şekillenecek. Parti Okulumuzun her eğitimi, her yetiştirdiği yönetici, halkın iktidarına giden yolda yeni bir adımdır. Çünkü Parti Okulu, iktidar yoludur.

Osman Kavala'dan cezaevinde 9. yıl mesajı: 'İlk tutuklandığımda bunun düzeltileceğini düşünüyordum, yanılmışım'
Osman Kavala'dan cezaevinde 9. yıl mesajı: 'İlk tutuklandığımda bunun düzeltileceğini düşünüyordum, yanılmışım'
İçeriği Görüntüle

107 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk, bu topraklardan bağımsızlık mücadelesini başlattı. O gün umutsuzluğa teslim olmayanlar, örgütlü mücadeleyle Cumhuriyet'i kurdular. Bugün de biz yoksulluğa, işsizliğe, adaletsizliğe ve umutsuzluğa teslim olmayacağız. Bafra'nın çiftçisi, Çarşamba'nın üreticisi, Tekkeköy'ün işçisi, Samsun'un esnafı kazanacak. Gençlerimiz kendi memleketlerinde gelecek kuracak, çocuklarımız güvenli ve nitelikli eğitim alacak. 19 Mayıs 1919'da bağımsızlık mücadelesinin başladığı Samsun'dan, bugün emeğin, üretimin, adaletin ve halkın iktidarının mücadelesini büyüteceğiz.'

Kaynak: ANKA