Haber: Beril KALELİ/Kamera:Umut Emre GÖKBULUT
(İSTANBUL) CHP İstanbul İl örgütü tarafından Maltepe'de akşam saatlerinde yapılan 'Geçim, Özgürlük, Adalet, Seçim' yürüyüşünde kurultay talebi sloganlarla dile getirildi. Yürüyüşün ardından konuşan İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP'ye yönelik operasyonların ekonomik boyutuna da dikkat çekerek, 'Bu mesele CHP'nin iç meselesi değildir. Demokrasinin olmadığı yerde bereket olamaz, huzur olamaz, refah olamaz. CHP'de derhal kurultay yapılmalıdır, bu hukuksuzluk ortadan kaldırılmalıdır' dedi. Çelik, 'Bu ülkeye barışı, demokrasiyi, adaleti getirene kadar, ekonomik refahı getirene kadar bu yürüyüşü asla sonlandırmayacağız. Bu yürüyüşler bir sonuç değil, bu yürüyüşler yeni ve büyük bir başlangıçtır' şeklinde konuştu.
CHP'liler akşam saatlerinde Maltepe Belediyesi önünden Maltepe Meydanı'na yürüyüş gerçekleştirdi. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçek, Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, CHP Maltepe İlçe Başkanı Kenan Otlu, CHP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Hatice Dursun Selli, CHP İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı Erdem Kara, CHP'li belediye meclis üyeleri, CHP ilçe yönetici ve üyeleri ile vatandaşın katıldığı yürüyüşe farklı partilerden de katılım oldu. Yürüyüş boyunca, 'CHP halkındır, halkın kalacak', 'Kayyumlar gidecek biz kalacağız', 'Özgür İstanbul, özgür Türkiye', 'Bu daha başlangıç, mücadeleye devam' sloganları atıldı.
Yürüyüşün ardından CHP Maltepe İlçe Başkanı Kenan Otlu ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik meydanda konuşma gerçekleştirdi.
CHP Maltepe İlçe Başkanı Kenan Otlu meydanda yaptığı konuşmada 'Cumhuriyet Halk Partisi savaş meydanlarında kurulan, emperyalizme diz çöktüren, en zor dönemlerinde bile Erzurum Kongresi'ni yapan, Sivas Kongresi'ni yapan, demokrasiyle Türkiye'ye yol gösteren bir partidir. Milli şef İsmet İnönü çok partili döneme geçtiğinde, 'Seçimi kaybettiniz' diyorlar; 'Benim yenilgim en büyük zaferimdir; Türkiye'ye seçimlerimiz, demokrasimiz hayırlı olsun' diyor. Bizim geçmişimizde, çok zor şartlarda demokrasiyle örülmüş bir geçmiş var. Biz de bir an önce kurultay yapmasını talep ediyoruz.' dedi. Otlu'nun ifadeleri üzerine meydanda 'Kurultay' sloganları yükseldi.
'CHP'DE KİMİN HANGİ MAKAMDA GÖREV YAPACAĞINA MAHKEMELER KARAR VEREMEZ'
Yürüyüşün ardından yaptığı konuşmada 'Cumhuriyet Halk Partisi'nde kimin hangi makamda görev yapacağına mahkemeler karar veremez, kimin hangi makamda görev yapacağına CHP'nin üyeleri ve CHP'nin özgür iradesiyle oy kullanan delegeleri karar verir. Ve o delegeler 1 değil, tam 4 kez sayın Özgür Özel'i genel başkan olarak seçmişlerdir' diyen Özgür Çelik de Kurultay talebini dile getirdi.
Mahkeme kararının ardından CHP'de yaşanan gelişmelere ilişkin 'Bu mesele CHP'nin iç meselesi değildir' diyen Çelik şöyle devam etti:
'Çünkü, bu darbe mekaniği CHP 2024 yılında Türkiye'nin birinci partisi olduktan sonra devreye sokuldu. Onlar CHP'ye bir sınır çizmek istiyorlar. İstiyorlar ki CHP, son 30 yıldır olduğu gibi yüzde 20-25'lerin partisi olsun, iktidar iddiası ortaya koymasın. Baktılar ki CHP Türkiye'nin birinci partisi oldu, CHP'nin oy oranlarını düşürmek için CHP'de bir bölünmüşlük görüntüsü ortaya çıkartmak için bir darbe mekaniğinin düğmesine bastılar... Emperyalist güçlerin desteğiyle bu toprakları monarşiye sürüklemek isteyen bir avuç insan ve işbirlikçileri varsa, onların karşısında da millet var. Muhalefet kenetlenmiştir, millet kenetlenmiştir. CHP kenetlenmiştir'
Çelik, CHP'ye yönelik operasyonların ekonomik boyutuna da dikkat çekerek şöyle konuştu:
'DARBE MEKANİĞİNİ DEVREYE SOKTULAR'
'Asgari ücretin, emekli maaşının 1 kirayı karşılayamadığı günlerden geçiyoruz. Şu anda Türkiye'de milyonlar yoksulluğa ve sefalete sürüklenmiş durumda... Peki neden emekli maaşı 20 bin lira, neden asgari ücret 28 bin lira? Bir darbe mekaniği devreye soktular. 19 Mart darbesiyle, Cumhuriyet Halk Partisi İl binasına yaptğı saldırılarla, genel merkeze yaptığı saldırılarla Türkiye'nin bütçesinden 100 milyar dolar para harcadılar. Türkiye'nin 100 milyar dolarını bir darbe mekaniğini çalıştırmak için yaktılar. O 100 milyar dolar, emeklilerin, emekçilerin, çocuklarımızın geleceğinin parasıdır. Ancak mesele 100 milyar doların ötesinde bir meseledir.
'DEMOKRASİNİN OLMADIĞI YERDE HUZUR, BEREKET, REFAH OLMAZ'
Herkesin şunu çok iyi bilmesi gerekir; Silivri'deki kumpas davalarıyla, genel merkeze yapılan saldırılarla mutfaktaki yangın arasında bir bağ vardır. O kumpas davalarıyla Türkiye'deki enflasyon rakamları arasında bir bağ vardır. O kumpas davalarıyla işsizlik arasında bir bağ vardır. Çünkü bir ülkede demokrasi yoksa, adalet yoksa o ülkede güven ortamı yoktur. Yerli yatırımcı başka ülkeleri kaçar, yabancı yatırımcı yatırım yapmaz ve bunun sonunda da büyüme sorunları ortaya çıkar, işsizlik sorunları ortaya çıkar. Bu nedenle diyoruz ki demokrasinin olmadığı yerde, adaletin olmadığı yerde ekonomik refah olmaz, olamaz. Demokrasinin olmadığı yerde toplumsal barış olamaz. Demokrasinin olmadığı yerde bereket olamaz, huzur olamaz, refah olamaz. Bu ülkeye barışı, demokrasiyi, adaleti getirene kadar, ekonomik refahı getirene kadar bu yürüyüşü asla sonlandırmayacağız. Bu yürüyüşler bir sonuç değil, bu yürüyüşler yeni ve büyük bir başlangıçtır.
'KUMPAS DAVALARI ÇÖKMÜŞTÜR'
Geçim ve özgürlük için yürüyoruz. Aynı zamanda tüm tutsak yol arkadaşlarımızın özgürlüğü için yürüyoruz. Silivri'deki duruşmalarını çok yakından takip ediyoruz yol arkadaşlarımızın. Hiçbir kanıt olmadan, hiçbir somut delil olmadan arkadaşlarımızı gizli tanık ifadeleriyle tutukladılar, çok sayıda insanı cezaevine doldurdular sonra, onları tehdit ederek, çocuklarıyla tehdit ederek, mal varlıklarıyla tehdit ederek, aileleriyle tehdit ederek iddianameler oluşturdular. Her gün yeni bir haksızlıkla, hukuksuzlukla karşı karşıya kalıyoruz. Her yeni günde Silivri'deki kumpas davalarında iftiracılar beyanlarını baskı altında verdiklerini söylüyorlar, o beyanlardan vazgeçiyorlar, dönüyorlar arkadaşlarımıza, 'Baskı altında bunları konuşmak zorunda kaldık, lütfen hakkınızı helal edin' diyorlar. Şunu herkes bilsin, Silivri'deki kumpas davaları çökmüştür, o iddianame çökmüştür, arkadaşlarımız özgürlüğüne kavuşacaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi'nde derhal kurultay yapılmalıdır, bu hukuksuzluk ortadan kaldırılmalıdır. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nde kimin hangi makamda görev yapacağına mahkemeler karar veremez, kimin hangi makamda görev yapacağına CHP'nin üyeleri ve CHP'nin özgür iradesiyle oy kullanan delegeleri karar verir. Ve o delegeler 1 değil, tam 4 kez sayın Özgür Özel'i genel başkan olarak seçmişlerdir. İstanbul'da 3 tane kongre yaptık, Ankara'da 4 kurultay yaptık. Bugün mahkeme kararlarının arkasına sığınanlar neden gelmediler, niçin aday olmadılar, niye er meydanına çıkmadılar, kendilerini delegeye teslim etmediler? Bunu da milletin takdirine bırakıyoruz.'