Haber: Zeynep BOZUKLU / Kamera: Eylem Ladin DEĞER
(KARABÜK) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, partisinin Batı Karadeniz Belediye Başkanları Toplantısı'nda, iktidara çağrıda bulunarak, 'Milletten korkmayın. Milletin iradesinden korkmayın. Millet iradesiyle iktidara gelen bir siyasal partinin 24 yıl sonra geldiği nokta milletin önüne gelecek olan sandıktan korkması ve Anayasa 78'i uygulamamak için her türlü taklayı atıyor olmasıdır. Sonuna kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Sandık milletin önüne gelene kadar bu konuyu Türkiye gündeminde tutmaya devam edeceğiz' dedi.
Batı Karadeniz Belediye Başkanları Toplantısı, CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, CHP Örgüt ve Örgütlenmelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin ve CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay'ın katılımıyla Safranbolu'da düzenlendi.
Karabük Milletvekili Cevdet Akay, toplantıda yaptığı konuşmada, şunları söyledi:
'Haksız yere tutuklanan belediye başkanlarımız ve artarak devam eden bir baskı var. Belediyelerin faaliyetlerini sürdürmemesi için de yapılan bir sürü baskılar ve önlemler var. Bakın Meclis'te bir sürü kanunlar geçiriliyor. Bu geçirilen kanunların hepsi belediyelerin iş yapabilme kabiliyetlerini kısıtlayan ve alanlarına müdahale edilen kanun teklifleri. Çok mücadele ediyoruz. Meclis Grubu olarak orada aktif bir çalışma içerisinde bulunuyoruz. Başarılı olabildiğimiz kısımlar var ama sayımız yetersiz olduğu için maalesef başarısız olduğumuz durumlar da var. Ama en kısa sürede yapılacak erken seçimde buna son vereceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak iktidara geleceğiz. Bütün bu sorunları ortadan kaldıracağız.'
'Eğer bugün bu önerge çıksaydı okullarımızda bugünkü yaşadığımız bu katliam, vahşet olmazdı'
Akay, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarına ilişkin 'Urfa'da, Maraş'ta öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz hayatlarını kaybetti. Hepimiz üzüntü içerisindeyiz. Bu vesileyle herkese, tüm ülkeye başsağlığı diliyorum. Biz bu konuyla ilgili Milli Eğitim Bakanlığı'nın bütçe görüşmelerinde komisyon üyeleri olarak bir önerge verdik. Bu okullarda güvenlik görevlisi, hizmetli ve sağlık personeli olarak istihdam edilmek üzere 224 milyarlık bir bütçenin bakanlığa tahsis edilmesi önergesini verdik. Bu önerge maalesef AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi. Eğer bugün bu önerge çıksaydı okullarımızda bugünkü yaşadığımız bu katliam, vahşet olmazdı' dedi.
'Türkiye'nin son 50 yılında ilk defa halkın yüzde 65'i erken seçim istiyor. Bu muazzam bir orandır'
Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin de konuşmasında, şu değerlendirmelerde bulundu:
'Bugün sabah da Uşak Eşme Belediye Başkanı, özel kalemi, eşi ve birkaç belediye personeli gözaltına alındılar. Zor günler yaşıyoruz. Zor günlerden geçiyoruz, geçmekteyiz. Öyle ki, halk desteğini kaybetmiş, son seçimleri kaybetmiş ve daha da kaybetmekte olan, elinde devletin olanakları, yargıdan başka hiçbir şey kalmayan bir zihniyet bugün Türkiye'nin birinci partisine, Cumhuriyet Halk Partisi'ne çeşitli kumpaslarla, iftiralarla operasyon üstüne operasyon yapmaktadır.
Yıllardır bu ülkede biz açlıktan bahsederiz, biz haksızlıktan bahsederiz, biz adaletsizlikten bahsederiz. bahsetmeye de devam ediyoruz. Bir yandan bu baskılarla, bu operasyonlarla mücadele ederken diğer yandan da halkımızın başka bir gündemi var, milletimiz yoksullukla açlıkla mücadele ediyor. Emeklilerin hali ortada. Bugün Türkiye'de bir emekli maaşı ülkemizin ortalama herhangi bir ilinin herhangi bir ilçesinde bir ev kirasını dahi karşılayamıyor. Gençlerimizin hali ortada. Gençlerimiz gelecek kaygısıyla psikolojik sorunlar yaşama noktasına gelmiş durumda.'
CHP'nin seçim talebine değinen Aytekin, sözlerine şöyle devam etti:
'Bir sosyal patlama oldu, olacak. Bu ülkede bir cinnet hali var zaten. Gazetelerin üçüncü sayfalarına baktığınızda kadının gece yarısı kocasını gırtlağından kestiğini okursunuz. Adamın çocuklarını kuşuna dizdiğini sonra intihar ettiğini okursunuz. Ne yazık ki bu haberlerle bir cinnet haline hep beraber geçmiş durumdayız. Peki ne olacak? Ne yapacağız? Türkiye'nin birinci partisi, Cumhuriyet Halk Partisi bu mücadeleyi nasıl sonlandıracak? Konumuz bu. Bakın bir seçim talebimiz var. Aslında bu talep bizim değil sadece. Türkiye'nin son 50 yılında ilk defa halkın yüzde 65'i erken seçim istiyor. Bu muazzam bir orandır. Erken seçimden kaçan bir iktidar var önümüzde.
'Eğer biz Türkiye'de ikinciliğe razı olsaydık, bunların hiçbirisi başımıza gelmezdi'
Her seçmeni ikna etmek gibi, her seçmene kendimizi anlatmak gibi bir ödevimiz, bir sorumluluğumuz var. Bu sorumluluğumuzu, bu ödevimizi yerine getireceğiz. Bunu borçluyuz. Kime borçluyuz? Bu ülkeyi kuranlara, bu ülkeyi kurtaranlara. Kime borçluyuz? Halkımıza, milletimize, işçimize, köylümüze. Bu ülkede Cumhuriyet Halk Partisi'nden başka bir güç, örgütlü bir yapı kalmadı. Bu kadar saldırıya maruz kalmamızın sebebi de budur. Her ankette önde çıkışımızdır. İsmi cumhurbaşkanı adaylığında geçen her arkadaşımızın Recep Tayyip Erdoğan'dan yapılan ölçümlerde daha çok oy alacak, seçimi kazanacak olmasıdır. Eğer biz Türkiye'de ikinciliğe razı olsaydık, bunların hiçbirisi başımıza gelmezdi. Eğer biz Türkiye'de 100-150 tane belediyemiz olsun, 150 tane milletvekilimiz olsun, bunun ötesinde olmayalım deseydik, bunların hiçbirisi başımıza gelmezdi. Bunları bugün yaşıyorsak eğer, halk desteğini kaybetmiş AKP iktidarı, halkın desteğini almış, meydanları dolduran Cumhuriyet Halk Partisi'nin üstüne geliyorsa eğer bu bizim ilk seçimde iktidar olacağımızdandır.'
'Gelirlerin yüzde 40'ından fazlası otomatik olarak daha kasalarına bile girmeden kesilmektedir'
Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek de konuşmasında CHP'li belediyelerin ekonomik anlamda kıskaç altında olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
'Belediyelerin mali anlamda gelirleri engellenmektedir. Kendilerinden önce bu görevi yapmış olan AK Partili ve başka partilere ait belediye başkanlarının ödemediği sosyal sigortalar prim borçları, başkanlarımızın İller Bankası payından, hazine payından kesilmektedir. Öylesine bir ekonomik kıskaç içinde ki pek çok belediye başkanımızın alacağı gelirlerin yüzde 40'ından fazlası otomatik olarak daha kasalarına bile girmeden, hesaplarına bile aktarılmadan, kaynağından kesilmektedir. Sadece bu kadar değil, yargı yoluyla oluşturulan ve bu dönemde belediye başkanları üzerinde oluşturulan yargı sopasıyla belediyeleri hizaya getirmek, başkanları gözaltına almak, haksız biçimiyle tutuklama uygulaması da belediyelerimizin pek çok konu başlığında yapmaya çalıştığı projelerin gecikmesine ya da bürokratların imza atmakta, imtina etmesine yol açmaktadır.'
'İktidar, okullarımıza Kahramanmaraş olayı gerçekleştirdikten sonra polisleri göndererek bir günah çıkarma durumundadır'
Zeybek, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarına ilişkin, 'Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel, okullarda şiddet eğiliminin arttığı, bütün dünyayı etkileyen gençlerin silahlı baskın yaparak okullarda terör estirmesine ilişkin kimi duyumlar ve tehditler olduğu, bunun için önlem alınması gerektiği çağrısını yaptı. Hatta Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kürsüye çıktı ve dedi ki '7 yıldan fazla kamuda görev yapmış olan uzman çavuşlar çoğunlukla belediyelere gidiyorlar ve oralarda görev yapmak istiyorlar. Gelin 65 bin uzman çavuşumuzu okulların güvenliklerinde görevli hale getirelim. Bunlar denetimi sağlasınlar. Atanamayan öğretmenlerle ilgili bütün okullarda rehber öğretmen sayısını arttıralım. Rehber öğretmen sayısıyla birlikte çocukların suça yönelme eğilimleri bu internet üzerinde oluşturulmuş olan kimi gruplarla yapmış oldukları ön çalışmaları ortaya çıkaralım. Tehlikeyi oluşmadan, çocuklarımız yaşamını yitirmeden, öğretmenlerimiz çocukları korumak için vücutlarını siper etmeden önce bunları önleyelim' dedik. Ama kamu kurumlarına binlerce yandaşını almakta hiçbir beis görmeyen bu iktidar, iş vatandaşa, çocuklara, gençlere geldiğinde, onların sağlıklı bir geleceğe ulaşması gündeme geldiğinde maalesef son derece cimri davranmaktadır.
AK Parti'nin ilçe başkanları, il başkanları, eski milletvekilleri, yöneticileri, kamu kurumlarının yöneticileri, kitlerin yöneticileri, herkese birden fazla polisi güvenlik görevlisi olarak vermekte hiçbir beis görmeyen bu iktidar, bizim okullarımıza Kahramanmaraş olayı gerçekleştirdikten sonra polisleri göndererek bir günah çıkarma durumundadır. O nedenle bu sabahki şafak operasyonu da gündemi değiştirmek, algıyı gerçek gündemden uzaklaştırmak ve CHP'li belediyeler üzerinden içine düştükleri çıkmazın, ülkeyi getirdikleri bu kara düzenin anlaşılmasını ve konuşulmasını engelleme girişimidir.'
'Milletin iradesinden korkmayın'
Erken seçim ve ara seçim gündemlerine ilişkin de konuşan Zeybek, şu ifadeleri kullandı:
'Anayasaya göre 'Türkiye Cumhuriyeti'nde her 5 yılda bir mart ayının son pazar günü genel yerel seçimler yapılır' der. Genel yerel seçimler yapılır dediğinde bu seçimin yapılmayacağına ilişkin hiç kimsenin hakkında bir soru işareti gelmez. 2024 yılının 31 Mart'ında yerel seçim oldu. 2029 yılının Mart ayının son pazar günü de yine bir genel yerel seçim yapacağız tüm Türkiye'de. Anayasanın 78. maddesi de şöyledir: Her parlamentonun seçim döneminde bir kez ara seçim yapılır. Ara seçim, genel seçimlerinden 30 ay geçmeden yapılamaz. Genel seçimlere bir yıl kala yapılamaz. Yani demek ki 30 ay ile 50 ay arasındaki 20 aylık dönem içinde ara seçim yapılır.
O zaman biz bir çağrı yapıyoruz: Milletten korkmayın. Milletin iradesinden korkmayın. Millet iradesiyle iktidara gelen bir siyasal partinin 24 yıl sonra geldiği nokta milletin önüne gelecek olan sandıktan korkması ve Anayasa 78'i uygulamamak için her türlü taklayı atıyor olmasıdır. Sonuna kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Sandık milletin önüne gelene kadar bu konuyu Türkiye gündeminde tutmaya devam edeceğiz.'





