Haber: Feyaz ÇANAK
(NEVŞEHİR) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Ekrem Başkan'ı içeride tutmanın, CHP'li belediyelere saldırmanın ve yapılacak bir seçimde bizden korkmanın maliyetini vatandaşa ödetiyorsunuz. Tutuksuz yargılamaya geçin, Ekrem Başkan'ı ve arkadaşları serbest bırakın, Türkiye'yi de bu kötü yönetimin sonucu borçtan, kötü yönetimin sonucu zamdan, kötü yönetimin sonucu yoksulluktan, kötü yönetimin sonucu işsizlikten kurtarın. Ya bunu yapacaksınız ya bu millet ilk sandıkta sizi perişan edecek, sandığa gömecek' dedi.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerinin 104'üncüsü Nevşehir'de Niğde Yolu Kavşağı-Milli İrade Caddesi'nde yapıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, burada yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:
'Erken seçim istiyoruz. Erken seçim için her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Ama bir yandan da Nevşehir'de 7 Haziran'da bir seçim var. Ürgüp'ün Mustafapaşa beldesinde seçim var. Biliyorsunuz, bu iktidar 31 ilde büyükşehir yaptı. Belde belediyelerini kapattı. Çok sayıda büyükşehir olmayan yerde de belediyeleri aldılar. Şimdi Mustafapaşa, belediyesine kavuşuyor. Benim anneanne Selanik doğumlu, baba tarafı Üsküplü. Mustafapaşa'da da benim akrabalar, hepsi orada Haziran ayında oy kullanacaklar. Mustafapaşa'da pırıl pırıl bir adayımız var. Ömer Başkan, Ömer Boz'u partimiz Mustafapaşa'da aday gösterdi. Hem Mustafapaşa'yı Ömer Başkan'a emanet ediyorum ve Ömer Başkan'a Haziran'daki seçimlerde sahip çıkması için Ömer Başkan'ı da akrabalarıma hemşehrilerime emanet ediyorum.
Mersin, Adana ve Ankara Belediye Başkanlarımızla konuştuk. Bugün Ömer Başkan'la ilgili bu otobüsün üstünden şunu memnuniyetle söylüyorum. Ömer Başkan Mustafapaşa'ya seçildiğinde bir omzunda Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in eli olacak, öbür omzunda da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın eli olacak. Söz veriyoruz.
'Korkarım, hazirana kadar orta vadeli programdaki enflasyonu geçecekler'
İktidar Nevşehir'in ve Türkiye'nin sorunlarını çözmekten aciz. Bu işleri artık bir kenara bıraktılar. Ağır bir ekonomik krizin ortasındayız. Orta vadeli program yüzde 16 enflasyon diyordu bu sene için. Üç ayda yüzde 10'u geçti enflasyon. Korkarım, hazirana kadar orta vadeli programdaki enflasyonu geçecekler. Yani emeklimize, memurumuza zam verirken planladıkları işin yarısında bir yıl boyunca olacak enflasyonu senenin yarısında hayata geçirmiş olacaklar. Bu da bir o kadar daha fakirleşmek demek. Zaten hayat pahalılığı durmuyor. Enflasyon yüzde 50'den 30'a düşünce hayat ucuzlamıyor ki. Mal 100 liradan 150 lira olmuşken geçen sene, bu sene 50 lira değil, 30 lira daha zamlanıyor. Yani enflasyon yüzde 30 olunca, yüzde 30 geçen senenin üstüne daha fiyatlara biniyor.
Bu sene ilk kez asgari ücret ilan edildiği gün açlık sınırının altındaydı. En düşük emekli maaşı 20 bin lira gibi açlık sınırı bugün 33 bin lira. Bir emekliye 20 bin lira veriliyor. Bu emeklilere yapılan iş, dünyanın en büyük haksızlığı. Yıllarca çalıştılar, didindiler. Eller nasırlandı, dirsekler çürüdü, gözlük numaraları büyüdü. Emekliye dendi ki, 'Sen yıllarca çalıştın, artık yeter, devlet sana bakacak'. Bu emekliler, AKP geldiğinde aldıkları en düşük emekli maaşı gidip de kuyumcuya vardığında sekiz çeyrek altın alıyordu. Bugün gelinen noktada iki tane bile çeyrek altın alamıyor. Yani AKP geldiği günden bugüne dörtte birine düşürmüş emeklinin satın alma gücünü.
Eskiden en düşük emekli maaşının yüzde 50 fazlası ortalama emekli maaşıydı. Bugün emeklilerin tümünün aldığı maaşın ortalaması 23 bin lira. Bu iktidar geldiğinde emekliler 1,5 asgari ücret alıyorlardı. Yani, bugünkü 28 bin lira beğenmediğimiz, eleştirdiğimiz asgari ücrete bakın: 1,5 katı olsa, bugün 42 bin lira alması gereken emekli 20 bin lira alıyor. O beğenmediğimiz asgari ücret üzerinden bile emekliye hiç ilişmeseler, hiç dokunmasalar, 42 bin lira maaş almaları lazım.
'İktidar bugün değişse, 20 bin lira alan emekli, 39 bin lira alacak'
Biz iktidarımızda asgari ücreti bugünkü parayla 39 bin yapacağımızı söyledik. İktidarımızın ilk döneminde direkt en düşük emekli maaşını bir asgari ücret yapacağımızı da söyledik. İktidar bugün değişse, 20 bin lira alan emekli, 39 bin lira alacak. 30 bin lira alan emekli 59 bin lira direkt alacak. CHP olarak bu söylediğimiz söz zor bir söz, tutulmayacak bir söz değil.
Rahmetli Mesut Yılmaz, Sayın Bahçeli, rahmetli Ecevit beğenmedikleri, millete kriz çıkardığı, 'Kötü yönetti' dedikleri dönemde bile bıraktıkları ülkede, emekliler 1,5 asgari ücret alıyordu. İktidarımızın ilk döneminde bir emekli maaşı en az bir asgari ücret olacak. İkinci döneminde eski günlerine ulaşacak, emekliler 1,5 asgari ücret alacaklar. Söz veriyoruz.
'Hiç değilse temmuzda ara zammın mutlaka yapılması gerekiyor'
Bu ülkeyi yönetenlerin vermiş oldukları bir söz var. Sayın Erdoğan diyordu ki 2023 seçimlerinde, 'Enflasyon tek hanenin altına inmedikçe, yani yüzde dokuz ve altında olmadıkça asgari ücrete ara zam yapmalıyız' diyordu. Şu anda enflasyon yüzde 30, bırak dokuzu yüzde 30. O yüzden hem emekli maaşlarına hem memur maaşlarına hem de asgari ücrete ara zam yapılması mutlaka ve mutlaka gereklidir. 'Yüzde dokuzun üstünde enflasyon varsa, ara zam yapacağım. Yılda dört kez bile olabilir' diyordu. Yani martta, haziranda, eylülde diyordu. Hiç değilse bir kez temmuzda bu ara zammın mutlaka yapılması gerekiyor.
'Yasaksız Türkiye, vizesiz Avrupa gelecek'
Artık 'Geçim yoksa seçim var' demenin, bu iktidarı gönderip size, emekliye, çalışana, çiftçiye, memura, esnafa sahip çıkacak bir iktidarı getirmenin zamanı geldi. O sandığı getirecek misiniz? Buradan Erdoğan'a sesleniyoruz. Ey Erdoğan! Duymayabilir. Arka taraf zayıf kaldı. Ey Erdoğan! Sandığı getir! Adayımı bırak! Sandığı önümde, adayımı yanımda istiyorum. Hep beraber o sandığı getireceğiz, bu iktidarı değiştireceğiz. Hepinizin, hem Nevşehir'in hem Türkiye'nin hem emeklinin hem emekçinin hem çiftçinin hem esnafın hem yaş almışların, hem kıpır kıpır gençlerin yüzünü güldüreceğiz. Gençlere de söz olsun. Türkiye'de bütün yasakları bitireceğiz. Yasaklar gidecek. Özgür, yüzü gülen gençlerin Türkiyesi gelecek. Yasaksız Türkiye, vizesiz Avrupa gelecek.
'Şimşek, diyor ki, 'Geçen sene Ekrem İmamoğlu'nu ve CHP'li belediyeleri hapse atıp 60 milyar dolar zarar vermeseydik, bu İran savaşından hiç etkilenmeyecektik''
Mehmet Şimşek çıktı, kara haberi verdi. Diyor ki, 'Enflasyon düşmeyecek, artacak. Bütçe açığı düşmeyecek, artacak' diyor ve bunların hepsini birden İran savaşına bağlıyor. Hatta 'savaşfilasyon' diye bir şey icat etmiş İngilizce, 'warflation' diyor. 'Savaş var diye enflasyon olmuş.' Bakın, şunu söyleyeyim. Bu Mehmet Şimşek kim biliyor musunuz? 19 Mart darbesinin mali kanadı bu. Ekrem Başkanı gelip sabahın göründe evinden alıp nezarette tutup sonra tutuklayınca bir anda bütün dünya 'Ya Türkiye'de ne oluyor? Darbe oluyor' deyip borsa düştü, yatırımcılar kaçtı, dolar yükselmesin diye bunlar elimizdeki döviz rezervlerini yaktılar. Geçen gün gitmiş bu, Londra'da yatırımcı toplantısı yapıyor. Tam 1 Nisan günü. 1 Nisan gününde 19 Mart'ın olduğu tarihi koymuş böyle ve devamını, 'Çoklu şoklar' yazmış, 'O dönemde' diyor, '60 milyar dolar rezerv yaptık'. Gelmiş İran'a, 'Bu dönemde de' diyor ki, '50 milyar dolar rezervimiz gitti, para kalmadı'. Türkiye'ye para davet ediyor. Kendi ağzıyla itiraf ediyorlar. Diyor ki, 'Biz geçen sene Ekrem İmamoğlu'nu ve CHP'li belediyeleri operasyon yapıp, hapse atıp, ekonomiye 60 milyar dolar zarar vermeseydik, o para dursaydı, şimdi bu İran savaşından hiç etkilenmeyecektik.'
'Elektriğe, mazota, doğal gaza zam gelince her şeye zam gelir'
Bizim Mehmet Şimşek petrol fiyatları yükselince elektriğe ve doğal gaza yüzde 25 zam yapıyor. Yalvardık, yakardık. Dedim ki, 'Bakın petrol fiyatları savaştan dolayı yükselecek. Siz bunu önce ÖTV'den karşılayın' fikrini verdik. Onu gecikmeli ve dörtte üçünü uygulayarak biraz tuttular. 'KDV'yi yüzde 1'e indirin' dedik, dinlemediler. Petrol fiyatı yükselince pompa fiyatlarını yükselttiler. Başta kendileri elektriğe, doğal gaza zam yaptılar. Elektriğe zam gelince, mazota zam gelince, doğal gaza zam gelince iğneden ipliğe her şeye zam gelir.
Domatesin kilosu 65 liradan 150 liraya, sivri biber 40 liradan 200 liraya, salatalık 30 liradan 55 liraya bir anda fırladı. Neden? Üretildiği yerden, İstanbul'daki hale giderken ana maliyet mazot maliyeti. Sen bu fiyatı Avrupa gibi destekleyerek, bu geçiş döneminde aşağıda tutsan hiçbir şeye zam gelmeyecek. Ama sen bunu yapamadığında iğneden ipliğe her şeye zam geliyor ve enflasyonu kontrol edemiyorsun.
Geçen sene darbeye harcanan para kenarda duraydı, bu sene bu zamların hiçbirisi olmayacaktı. Şimdi çıkıp dünyaya bunu anlatıyor, 'Çoklu şoklar yaşadık, paralar olaya gitti'. Şimdi İran Savaşı'na tedbir alacak güçleri kalmadı. Bunun için bir kez daha buradan uyarıyorum. Ekrem Başkan'ı içeride tutmanın, CHP'li belediyelere saldırmanın ve yapılacak bir seçimde bizden korkmanın maliyetini vatandaşa ödetiyorsunuz. Tutuksuz yargılamaya geçin, Ekrem Başkan'ı ve arkadaşları serbest bırakın, Türkiye'yi de bu kötü yönetimin sonucu borçtan, kötü yönetimin sonucu zamdan, kötü yönetimin sonucu yoksulluktan, kötü yönetimin sonucu işsizlikten kurtarın. Ya bunu yapacaksınız ya bu millet ilk sandıkta sizi perişan edecek, sandığa gömecek.'
(Sürecek)




