(KARABÜK) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Karabük'te düzenlenen 107'nci 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginde, 'Biz bu ülkeyi ayrıştıran, bölen değil; birleştiren, Türkiye'nin kurucu iradesiyiz. Bundan önce kimseyi verdiği oydan, üye olduğu partiden sorumlu tutmayız. Devri sabık yaratmayız. Korkacaksa onlar korksun, milletimizin içi rahat olsun. Kutuplaştırmaya değil, kucaklaştırmaya geliyor Cumhuriyet Halk Partisi' dedi.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na özgürlük ve erken seçim talebiyle başlattığı 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerinin 107'ncisi Karabük Albay Karaoğlanoğlu Caddesi'nde yapıldı. Miting alanını dolduran yurttaşları selamlayan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Bugün Türkiye'de işsizlikte, yoksullukta, enflasyonda, faizde ve gelir adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz. Bu, utanç verici bir tablodur' dedi.
Özel, Türkiye'nin üç tarafının dünyanın en güzel denizleriyle çevrili, toprağının altının ve üstünün değerli olduğunu belirterek, şunları söyledi:
'Genç nüfusuyla, turizmiyle, tarihiyle, bulunduğu lojistik avantajlarla, jeopolitik üstünlüklerle, Avrupa'da Almanya'nın, Fransa'nın rakibi bir ekonomi olacakken, bütün Avrupa'nın gerisine düşmek asla ve asla kabul edilemez. Bu artık beceriksizlikten ötedir. Bu, kötü niyettir. Bu, Anadolu'nun, Trakya'nın evlatlarını sömürüye açmak, topraklarını talana açmaktır. CHP olarak toprağın da ülkenin de emeğinin de değerini bilen, insanını seven bir anlayışla bir kez daha bu milleti ayağa kaldırmaya geliyoruz.
3 ayda yüzde 10 enflasyon olmuş; 6 ayda bütün hedefler, bir yıllık hedefler tarumar olacak. Bir yandan mazota zam, elektriğe zam, doğal gaza zam, ekmeğe zam, ete zam, meyveye zam; öbür tarafta maaşlar olduğu yerde duracak. Buradan bütün emeklilere de bütün emekçilere de sesleniyorum, mutlaka ve mutlaka gerçek enflasyon rakamları hesaplanarak, doğru bir ara zam yapılmalıdır. Aksi takdirde bütün emeklilerin, bütün emekçilerin ayağa kalkması ve bu meydanları, bu sokakları bu iktidara dar etmesi gerekmektedir.'
Özel, vatandaşa seslenerek 'Var mısınız? O zaman şunu söyleyelim. Bu maaşlarla geçim olur mu? Geçim yoksa ne olur?' diye sordu. Yurttaşlar ise 'Seçim olur' yanıtı verdi.
Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Onun için AK Parti'den ne maaşa zam istiyoruz ne iyileştirme istiyoruz. Hepsini kendi kendimize yapmak için biz artık seçim istiyoruz, sandık istiyoruz.
'Bundan önce kimseyi verdiği oydan, üye olduğu partiden sorumlu tutmayız'
Bak bu kadar insan buraya gelmiş. Şunu söyleyeyim; Karabük'te gelip de meydana sığmayacak böyle aşağılara kadar uzanacak bir kalabalığı gördük ya, olmuş bir iş, olmuş bir iş... Meydanda buluşamadık, sandıkta buluşacak mıyız? Helal olsun hepinize. Bu meydan, çok kıymetli ama meydana giremeyen, gidip de aramadan geçmeyen ama bu meydana kulak vermeden de edemeyen uzaktan dinleyenler var. Onlara sesleniyorum; elbette gençler diyor ki 'Gün gelecek, devran dönecek... AKP, halka hesap verecek'. Bunu duyup da AKP'ye, MHP'ye daha önce oy vermiş kimse şöyle düşünmesin; 'Eyvah. CHP gelirse bizden hesap soracak'. Vallahi biz köyümüzde, beldemizde, ilçemizde düğünü AK Partililerle, MHP'lilerle bir yapıyoruz, cenazeyi birlikte kaldırıyoruz. Biz, bu ülkeyi ayrıştıran, bölen değil; birleştiren, Türkiye'nin kurucu iradesiyiz. Bundan önce kimseyi verdiği oydan, üye olduğu partiden sorumlu tutmayız. Devri sabık yaratmayız. Ama darbeciler var. Milletten seçimi kaçırmaya çalışanlar var. Ailelere, çocuklara el uzatanlar, her akşam televizyonda yayınlansın diye haysiyet cellatlığıyla yalan haberler yapanlar, iftira atanlar var. Korkacaksa onlar korksun, milletimizin içi rahat olsun. Kutuplaştırmaya değil, kucaklaştırmaya geliyor CHP.'
'Ağız ucuyla Netanyahu'ya bir şey söylüyor ama Trump'a ağzını açıp bir şey söylemiyor'
Mitinge katılan Deniz Özgür isimli bir vatandaşın dediğini tekrarlayan Özel, 'Deniz diyor ki 'Buradan ilan ediyoruz. Ekrem İmamoğlu'nu oradan çıkaracağız. Onu cumhurbaşkanı yapacağız'' ifadelerini kullandı. Özgür Özel, bir süre yurttaşlarla birlikte 'Cumhurbaşkanı İmamoğlu' sloganı attıktan sonra şöyle devam etti:
'Ben bu Denizlere dayanamıyorum. İsmetlere dayanamıyorum. Mustafalara dayanamıyorum. Kemallere dayanamıyorum. Adına kurban olduklarım... Değerli Karabüklüler, dün yine hepimizi kahreden, canını sıkan, hırslandıran bir şey yaşandı. Dış politikada ilkesiz, ekonomide beceriksiz, hukukta adaletsiz, yönetimde liyakatsız bu iktidar, gitti bir masaya oturdu biliyorsunuz. Gazze'de soykırım yapıyor Netanyahu, İsrail. Bunu biz kınıyoruz ama Netanyahu'ya Trump, 'Kahramanım. Savaş kahramanı kendisi' diyor. Erdoğan da zaman zaman ağız ucuyla Netanyahu'ya bir şey söylüyor ama Trump'a ağzını açıp bir şey söylemiyor.
Geçtiğimiz günlerde, Gazze'ye yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu'na yine bir saldırı oldu. 20'si Türk, 175 kişiyi gözaltına aldı İsrail askerleri. Erdoğan, bununla ilgili bir cümle kurmadı. Niye kurmadı? Çünkü Trump ve Netanyahu yönetimiyle sözde Gazze Barış Masası'nda oturuyor ve Sumud Filosu'na yapılan saldırıyı değil; Gazze Barış Kurulu, bu kurulu biliyorsunuz değil mi? Trump şöyle dedi ya; 'Gazze'yi gördüm. Güzelmiş. Orada Filistinlilere yer yok. Onları etraftaki beş ülkeye yollayacağım. Oraya oteller, kasinolar yapacağım. Doğu Akdeniz'de petrol varmış, doğal gaz varmış. Onları da istiyorum' diyor. Bu söylediklerini çizdi, böyle büyük oteller, kasinolar, lüks yerler ve oraya bir plan yaptı. Bu planı yayınladı ve Gazze Barış Kurulu diye bir şey kurdu.
'Gazze Barış Kurulu, Sumud Filosu'na 'Gösteriş yapıyorsunuz' diyor'
Dünyanın aklıbaşında demokratik hiçbir lideri oraya gitmezken; örneğin dostumuz canımız İspanya Başbakanı Pedro Sanchez başta olmak üzere, bizimkiler koşa koşa gitti oturdu. Biz dedik ki 'Filistin'in olmadığı masada ne işiniz var?', 'İsrail de yok' dediler. İki gün kala Trump, bir oldubitti ile İsrail'i de oturttu, bizim Dışişleri Bakanı Hakan Fidan son toplantıda, İsrail Dışişleri Bakanı'yla ve Trump'ın aday adamlarıyla birlikte orada oturdu, Gazze'yi işgal masasında. İşte o Gazze Barış Kurulu, Sumud Filosu'na saldırı yapıldı ya, saldırıya bir şey demiyor; filodaki insanlara 'Gösteriş yapıyorsunuz' diyor. Destek paylaşımlarına, 'İğrenç paylaşımlar' diyor ve bu açıklama, Gazze Barış Kurulu adına yapılıyor. O kurulda bulunduğu için bu açıklamanın altında Türkiye'nin de Erdoğan'ın da Hakan Fidan'ın da imzası var. Biz, açıklamayı kınıyoruz. Bunlar açıklamanın sahibi olarak susuyorlar.
Buradan Erdoğan'ı bir kez daha uyarıyorum. Artık Trump'tan korkma, Allah'tan kork. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı 3'üncü Genel Başkanımız Bülent Ecevit nasıl Yaser Arafat'ın dimdik arkasında durduysa, biz de öyle Filistin'in arkasında duruyoruz. Biz, 6'ncı Filo geldiğinde ona karşı selam duranların, ona doğru namaz kılanların değil; onu, denize döken Deniz Gezmişlerin tarafındayız. Buradan bir kez de Karabük'ten söyleyeyim. Amerika'nın Dışişleri Bakanı, Erdoğan için 'Trump'la 5 dakika görüşmek için yalvarıyor' dedi. Türkiye'deki Amerikan Büyükelçisi Tom Barrack, dünya kadar saçma sapan laf etti ama Trump akıllı adam, Erdoğan'a onda olmayan meşruiyeti veriyor. 'Her şeyi alacak' dedi.
'Barrack'a, Trump'a söylüyorum: Bu topraklar, o sizin bildiğiniz topraklar değil'
Biliyorsunuz, uçak siparişini aldılar 250 tane. Pahalı LNG siparişini, yani pahalı sıvılaştırılmış doğal gazı Türkiye'ye sattılar. Türkiye'den çeşit çeşit taviz aldılar. En çok da kıymetli nadir toprak elementleri için Erdoğan'la anlaşmayı yaptılar. Hemen üstüne gittik, Eskişehir'de kıymetli ve nadir toprak elementleri için protesto mitingini yaptık. 'Buna izin vermeyeceğimizi' söyledik. Barak diyor ki, 'Erdoğan'da meşruiyet yok. Yani Türkiye'de desteği kalmadı. Ona destek verip ondan her şeyi alıyor Trump. Akıllı adam' diyor. Onlara göre dünyada hangi ülkeyi kimin yöneteceğine artık Amerika karar veriyor. Venezuela'da yaptılar. Suriye'de yaptılar. Irak'ta denediler çamura saplandılar. Şimdi Türkiye'de seçim gelecek. Erdoğan gidecek diye tutuyor, diyor ki 'Buralarda demokrasi işlemiyor. Bu topraklarda en iyisi meşruiyet, tek adam yönetimleri... Demokrasiyi denedik buralarda olmuyor' diyor. Buradan bir kez daha Barrack'a, Trump'a söylüyorum; bu topraklar, o sizin bildiğiniz topraklar değil. Bu evlatlar, o sizin bildiğiniz korkaklardan değil. Denemesi bedava, asla teslim olmayız. Yaşasın demokrasi, kahrolsun Amerikan emperyalizmi.
Öyle Trump'ın, Barrack'ın askerlerini uçak gemilerine doldurup getirmek de olmaz. Bak o askerleri görünce Karabük'ten sesleniyor Mustafa Kemal'in askerleri. Şimdi bir şey soracağım. Bu Karabük'te bitmeyen miting mi yapacağız? Kimse ayrılmıyor. Gitgide artıyor. Yan taraflar pasajın içi doldu. Ama her güzel şeyin bir sonu var. Yine geleceğiz.'
'Türkiye'yi 100 yıl sonra bir kez daha kurtarmak için hep beraber çalışacağız'
Özel ayrıca, 'Yine bir kez şunun sözünü alayım; bundan sonra kendi kaderinize boyun eğmemek ve kendi geleceğinize sahip çıkmak için ne zaman, nereye çağrılırsa gelmeye hazır mısınız? Türkiye'yi 100 yıl sonra bir kez daha kurtarmak için hep beraber çalışacağız. Yarın 81 ilde, 973 ilçede sokağa çıkıyoruz, meydana çıkıyoruz, köylere, kahvelere, kapı kapı evlere, fabrikalara ve tüm vatan sathına yayılıyoruz. Çalışmaya hazır mısınız? Tarihin en uzun ve en kalabalık seçim kampanyasındayız. Yerinizi almaya hazır mısınız? Kapı kapı gezecek miyiz? Ekrem Başkan yerine çalışacak mıyız? Partimizin iktidarı için çalışacak mıyız? Türkiye İttifakı için çalışacak mıyız? Çalınmamış tek kapı bırakmadan tarihin en büyük seçim zaferine hazır mıyız? Birlikte miyiz? Birlikte yürüyecek miyiz? O zaman yolunuz açık olsun, yolumuz açık olsun.'
(SON)




