Gündem

CHP'nin 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitingi... Özgür Özel: 'İç cephenin tahkim edilmesinin, Türkiye'nin beraber olmasının önündeki tek engel AK Parti'nin kara düzenidir'

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 'İç cephe güçlensin' sözlerine atıfta bulanarak, 'İç cephenin tahkim edilmesinin, Türkiye'nin bir ve beraber olmasının önündeki tek engel AK Parti'nin kara düzenidir. Yalanların, iftiraların, kumpasların sonu gelmiştir. Ekrem Başkan'a önce 'PKK'lı dediler. Sonra evrakta sahtecilik yaptı, diploması sahte ajanlık, casusluk yaptı. Seçimlere hile karıştırdı, yolsuzluk yaptı' dediler. Vicdanlı Karamanlılara sesleniyorum. Bir insan aynı anda hem seçimde hile yapmış, hem sahte diploma almış, hem hırsız, hem terörist, hem ajan olabilir mi? Bunların hepsini bir kişiye, masum bir kişiye söylüyorsanız görünen bir şey var ki siz o kişiden çok korkuyorsunuz' ifadesini kullandı.

Haber: Feyaz ÇANAK

(KARAMAN) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 'İç cephe güçlensin' sözlerine atıfta bulanarak, 'İç cephenin tahkim edilmesinin, Türkiye'nin bir ve beraber olmasının önündeki tek engel AK Parti'nin kara düzenidir. Yalanların, iftiraların, kumpasların sonu gelmiştir. Ekrem Başkan'a önce 'PKK'lı dediler. Sonra evrakta sahtecilik yaptı, diploması sahte ajanlık, casusluk yaptı. Seçimlere hile karıştırdı, yolsuzluk yaptı' dediler. Vicdanlı Karamanlılara sesleniyorum. Bir insan aynı anda hem seçimde hile yapmış, hem sahte diploma almış, hem hırsız, hem terörist, hem ajan olabilir mi? Bunların hepsini bir kişiye, masum bir kişiye söylüyorsanız görünen bir şey var ki siz o kişiden çok korkuyorsunuz' ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğuna son verilmesi ve erken seçim talebiyle başlattığı 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginin 96'ncı adresi olan Karaman'da konuştu. Aktekke Meydanı'nı dolduran kalabalığa seslenen Özel, şunları söyledi:

'20 bin lira verilen emekli, AK Parti'nin kara düzenidir. 28 bin lira verilen asgari ücretli, AK Parti'nin kara düzendir. Ücretlilerin yüzde 50'den fazlası asgari ücret alıyor. Bu Avrupa'da yüzde 9'dur. AK Parti'nin kara düzeninde polis, memur, infaz koruma memuru, jandarma geçinemiyor. Bu kara düzendir ve bu kara düzen dünyanın en adaletsiz vergisini toplamaktadır. And olsun ki bu kara düzeni yıkacağız. Bu vergi sistemini tam terse çevireceğiz. Vergiyi tavana; zenginliği tabana yayacağız. Bundan sonra çok kazanandan çok, az kazanandan az, kazanmayandan vergi alınmayacak. Bunun için ülkeye halkçı bir iktidar gelecek. Milletten yana bir iktidar gelecek, çiftçinin iktidarı gelirse olacak. Emeklinin ve emekçinin iktidarında olacak. Devlet memurlarının iktidarında olacak. Böyle zenginlerin, çetelerin, zenginlikten zengin olan, paradan para kazananların değil, alnının teriyle çalışanların, namusuyla emeklilik yaşayanların dönemi gelecek.

'İlk 100 günde biraz önce vadettiğimiz herkesin hakkı olan temel vatandaşlık geliri uygulamasını başlatacağız'

Tarımda planlı ve alım garantili üretim modeline geçeceğiz. Çiftçilerin tüm borçlarının faizlerini bir seferlik sileceğiz, borcu beş yıla böleceğiz. Bütün çiftçilere rahat bir nefes aldıracağız. Bir kilo buğdayın bir kilo mazot aldığı günleri Karaman yaşadı. Şimdi altı kilo buğdayın bir litre mazot alamadığı günlere geldik. Biz burada bir kilogram süt satıp da 1,6 kilogram yem almadıktan sonra süt üreticiliği yapılamayacağının farkında olmayan, sütün yem maliyeti 18 lira iken 23 lira ilan edilen süt var. Maalesef bu iktidar havaalanına uçuş garantisi veriyor. Yabancı zenginlere köprüden geçiş garantisi veriyor. Hastaneye hasta garantisi veriyor. Süt üreticisine alım garantisi vermiyor. Şeker pancarı üreticisine alım garantisi vermiyor. Tüm ürünlerde doğru ürüne yönlendiren destekleme mekanizmaları kuracağız. Süt üreticisinin, buğday üreticisinin ne ürettiğini, kaça ürettiğini, kaça satacağını baştan bildiği bir sistem kuracağız. İlk 100 günde temel vatandaşlık geliri uygulamasını başlatacağız. Öğrencilere öğlen okulda bir öğün ücretsiz okul yemeği ve bedava okul suyu vereceğiz.

Çocukların okula aç gittiği, aç döndüğü, yoksulun çocuğunun gözünün zenginin çocuğunun beslenme çantasında olduğu bu kara düzeni hep birlikte bitireceğiz. Kamuda mülakatı kaldıracağız. Cumhuriyet yurtlarıyla öğrencilerin barınma sorununu çözeceğiz ve her mahalleye bir devlet kreşi açarak o mahalledeki kadınların sosyal hayata katılmasını, iş hayatına katılmasını, hayattaki yükünün hafiflemesini sağlayacağız. Çünkü bu ülkede büyük bir haksızlıkla karşı karşıyayız.

'Gençlere yasaksız Türkiye, vizesiz bir Avrupa vadediyoruz'

Bizim çok gerimizde olan ülkeler AB'ye girdiler. Zenginleştiler, keyifleri yerinde. Biz yıllardır Avrupa'nın, Batı'nın parçasıydık. AK Parti beceriksizliği ile kenarda kaldık. Şu ülkenin, şu insanların yoksulluğuna biz dayanamıyoruz. Onun için gençlere yasaksız Türkiye, vizesiz bir Avrupa vadediyoruz. Tüm vatandaşlarımızın yüzünün güleceği, karnının doyacağı, keyiflerin yerinde olacağı, yeni Türkiye'nin önünün açık olduğu, kalkınmanın esas olduğu, daha çok kazanıp, hakça bölüşeceğimiz yeni bir düzeni kuracağız. Onun için hiç kimse üzülmesin. Enseyi karartmasın, moralini bozmasın. Her şeyin var bir çaresi, onun da adı Cumhuriyet Halk Partisi. Hem dünya hem bölgemiz kritik bir eşikten geçiyor. Türkiye'nin tüm tehditlere karşı güçlü durması lazım. Adalet ve Kalkınma Partisi milleti bölmeye, kutuplaştırmaya uğraşıyor. Bu darbeci anlayış milletin huzurunu bozuyor. Toplumsal barışı zedeliyor. Hem ekonomik krizi derinleştiriyor hem Türkiye'ye ağır bedeller ödetiyor.

'Bir insan aynı anda hem seçimde hile yapmış, hem sahte diploma almış, hem hırsız, hem terörist, hem ajan olabilir mi?'

Darbenin üstünden 353 gün geçti. Bir kişinin hırsı için hep beraber çok ağır bedeller ödedik ve ödemeye devam ediyoruz. Geçtiğimiz hafta Devlet Bey dedi, 'İç cephe güçlensin.' Ben de dedim ki, 'Ben mi zayıflatıyorum?' Rakiplerini hapse atan CHP iktidarı olmasın diye her türlü kötülüğü yapan ortada, milleti yoksulluğa, sefalete sürükleyen ortada. Her fırsatta gerginlik yaratanlar ortada. İç cephenin tahkim edilmesinin, Türkiye'nin bir ve beraber olmasının önündeki tek engel AK Parti'nin kara düzenidir. Yalanların, iftiraların, kumpasların sonu gelmiştir. Ekrem Başkan'a önce 'PKK'lı dediler. Sonra evrakta sahtecilik yaptı, diploması sahte ajanlık, casusluk yaptı. Seçimlere hile karıştırdı, yolsuzluk yaptı' dediler. Vicdanlı Karamanlılara sesleniyorum. Bir insan aynı anda hem seçimde hile yapmış, hem sahte diploma almış, hem hırsız, hem terörist, hem ajan olabilir mi? Bunların hepsini bir kişiye, masum bir kişiye söylüyorsanız görünen bir şey var ki siz o kişiden çok korkuyorsunuz. Bunun için biz o kişiye de, partimize de, partimizin bütün evlatlarına da çok güveniyoruz. Eğer Tayyip Bey savcılarına, savcılarının attığı yalanlara güveniyorsa hodri meydan. 9 Mart Pazartesi duruşma başlıyor. 10 Mart Salı günü Meclis açılıyor, kanun teklifimiz var. Oylattıracağız. Ben arkadaşlarıma, Cumhurbaşkanı adayıma güveniyorum. Savcısına güvenen karşıma çıksın, canlı yayın yapılsın. Hodri meydan.

'İspanya lideri kardeşim Pedro Sanchez dik bir duruş gösterirken Türkiye'nin içinde bulunduğu durum içler acısıdır'

Amerika ve İsrail yeni bir dünya düzeni kurmak istiyor. İstiyorlar ki istedikleri ülkeye saldırsınlar. İstedikleri ülkede yönetimi değiştirsinler. İstedikleri ülkenin başına kimin geleceğini belirlesinler. Suriye'de yaptılar. İran'da yapmaya çalışıyorlar. Ama buna karşı Irak Savaşı'nda 1,5 milyon Müslüman ölmeden önce Amerika Mersin Limanı'na gelmek, Anadolu'da altı üs kurmak, altı üs ile Irak'a saldırmak istedi. Buna Tayyip Erdoğan söz verdi, onay verdi, oy istedi. Rahmetli Baykal karşı çıktı, 'Hayır' dedik. Olanlar ortada. Irak'ın Müslümanlarının kanı Tony Blair'le baba Bush'un elinde. Şimdi İran için Trump'la Netanyahu kol kola girmiş, aynı şeyi yapmak istiyorlar Erdoğan yine susuyor. Yine Amerika'ya söz veriyor. Yeraltı zenginliklerimizi verdi, yetmedi. Çok daha değerli mineralleri istiyorlar. Onların sözünü verdi. Nadir toprak elementleri. Pahalı mazot aldı. Pahalı fuel oil aldı. Sıvılaştırılmış doğal gaz aldı. Yetmedi. 250 Airbus'ın sözünü verdi. Yetmedi. İran savaşına tepki vermiyor. İsrail'in Gazze'de yaptıklarına karşı biz ona Netanyahu'ya savaş suçlusu derken, savaş kahramanı diyen Trump'la konuşuyor, buluşuyor, Trump'tan kendi adamlarının deyimiyle meşruiyet dileniyor. Erdoğan'a sesleniyorum, Trump masa kurdu. Masada Filistin yok ama İsrail var. Erdoğan da o masaya oturdu.

Avrupa'nın aklı başında güçlü liderleri, dünyanın vicdan sahibi liderleri 'Filistin Filistin'indir. O masada İsrail'in yeri yok. Biz o masaya gelmeyiz' derken Erdoğan İsrail'le masaya oturmuştur. Buradan Erdoğan'a söylüyorum, 71 bin kişinin katili İsrail'in olduğu adı Barış Masası olan Gazze'yi işgal masasından kalk. İran'a atılan füzelerden, İran'a yapılan zulümden hepimiz utanç duyuyoruz. Bu konuda doğru bir tutum takın. Avrupa'nın liderleri, İspanya lideri kardeşim Pedro Sanchez dik bir duruş gösterirken Türkiye'nin içinde bulunduğu durum içler acısıdır. Çünkü sebep Trump günü geldiğinde Türkiye'de beni istesin. Trump CHP yerine beni tercih etsin diye zalime susmaktadır. Üstüne düşeni yapmamaktadır. Koca bir meydandan Erdoğan'a sesleniyorum, ey Erdoğan Trump'tan değil, Allah'tan kork Allah'tan.

'Nadir hastalıkların tedavisi devlet tarafından üstlenilecek'

Nadir ve çok nadir görülen hastalıklar var. Bizim iktidarımızda hiçbir çocuk için kampanya yapılmayacak. Çünkü nadir hastalıkların tedavisi devlet tarafından üstlenilecek. Nokta.'

(SON)