Haber: Çağatan AKYOL
(ÇANAKKALE) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın gözaltına alınırken polis kameralarına yansıyan görüntülerin bazı basın yayın organlarına servis edilmesine tepki gösterdi. Özel, 'Özkan Yalım o görüntülerle ilgili ailesine karşı sorumludur, partimize karşı sorumludur. Biz de Uşak halkına karşı sorumluyuz. O konuda sorumluluğumuz neyi gerektiriyorsa yaparız. Ama başka bir şey görün. Devletin polis kamerası kapıya gitmiş, içeriye girmiş. O görüntüler devlete emanet. Milletin özel hayatı devlete emanet. Recep Tayyip Erdoğan'ın seçimleri kazanması için bu yandaş basının bu görüntüleri servis etmesine umut bağlamışlar. Bir yerden yönetiyorlar. Devletin polisinden, polisin kamerasından, namuslu, şerefli Türk polisinin polis kamerasından paparazi kamerası çıkaran düşmüşlüğe lanet olsun, yazıklar olsun' dedi.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na özgürlük ve erken seçim talebiyle başlattığı 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerinin 100'üncüsü Çanakkale Cumhuriyet Meydanı'nda yapıldı. CHP Genel Başkanı Özür Özel, mitingde yaptığı konuşmasının son kısmında tutuklu Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'a ve Uşak Belediyesi Başkanı Özkan Yalım'ın dün gözaltına alınmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın kurduğu vakıfta AK Partili, MHP'li meclis üyelerinin, grup sözcülerinin de yer aldığını hatırlatan Özel, 'Bütün Bolu içinde Bolu'nun yoksul evlatlarına onları yolluyor ve bunun için alıp içeri koyuyorlar. Ama haysiyet cellatlığına girişiyorlar. Efendim, yalan haberler sızdırıyorlar. Cep telefonundan şu çıktı, bu çıktı. Ailesi önünde onu sıkıntıya sokmaya çalışıyorlar. Yarın Kuşadası'ndayız. Topuklayan Efe'ye karşı dik duran Ömer kardeşimizi, Topuklu Efe'nin iftiralarıyla, Topuklu Efe kendine yaptırdığı, kendine yaptırdığı işin faturasını, ki diğer arkadaşlardan bunu bulamıyorlar, Aziz İhsan Aktaş'a ödettiği önüne konunca ve 'görüyor musun, Aziz İhsan Aktaş ödedi bu faturayı' denince 'ya bize katılacaksın ya hapse atılacaksın' deyince, Topuklayan Efe'nin bulduğu iftirayla Ömer Günel'i Silivri'ye koydular. Ya dün Silivri'deydim. Bugün buradayım. Yarın Kuşadası'ndayım. Arkadaşıma sahip çıkmaya gidiyorum, o iftiraya karşı' diye konuştu.
'O konuda sorumluluğumuz neyi gerektiriyorsa yaparız'
'Dün de erken saatlerde Uşak Belediyesine Belediye Başkanımız Özkan Yalım'a operasyon yapıldı. Konunun iki tarafı var. İki tarafı. Bunu burada Çanakkale'nin vicdanında açık açık konuşmak lazım' diyen Özel, Yalım'ın gözaltına alınırken polis kameralarına yansıyan görüntülerin bazı basın yayın organlarına servis edilmesine tepki gösterdi. Özel, şunları söyledi:
'Bir tarafı, efendim AVM'de kusur vardı. '10 kamyon al' dedi belediyeye. 'Üç alayım' dedi. Olmadı. Şikayetçi oldu. Neyse çıkacak. Kendi cebine bir şey almamış, 300 tane tırı olan, bilmem ne olan, kuşağın en zenginlerinden biri olan. Ama bunları yaptılar. Bununla siyaseten mücadele ediniz. Bu sırada bazı görüntüler ortaya çıktı. Öncelikle şunu söyleyeyim. O görüntüler ve tabii ki şu anda 4 gün içeride nedir, konuşacak, kendini anlatacak. Özkan Yalım o görüntülerle ilgili ailesine karşı sorumludur, partimize karşı sorumludur. Biz de Uşak halkına karşı sorumluyuz. O konuda sorumluluğumuz neyi gerektiriyorsa yaparız. Ama başka bir şey görün. Devletin polis kamerası kapıya gitmiş, içeriye girmiş. O görüntüler devlete emanet. Milletin özel hayatı devlete emanet.
'AK Parti rejiminin pravdası Sabah gazetesi'
O görüntüler birkaç saat içinde İstanbul Cumhuriyet Savcılığı emrinde toplanan o görüntüler, birkaç saat içinde AK Parti'nin, hani Sovyet rejiminde Pravda var ya, devletin gazetesi, AK Parti rejiminin pravdası Sabah gazetesinde hem de hem de hem de büyük bir utanmazlık içinde, büyük bir utanmazlık içinde ve bugün bütün basında dün buzlayanlar bugün görüntüleri buzlamadan ve hiç şunu düşünmeden, oradaki herkesin bir ailesi, annesi, babası, evladı var. Oradaki evlat da birisinin evladı. Orada kime ne yanlış yapıldıysa o konuda üstüme, partime hangi etik sorumluluk düşüyorsa hepsini üstlenmeye, gereğini yapmaya hazırım da şunu görüyor musunuz? Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kurulduğunda buna büyük umut bağlayan, kapı kapı dolaşan ve partisinin başarısı için çalışanlara soruyorum. İktidara siz böyle mi geldiniz? Bunun için mi geldiniz? Partiniz iktidarda kalsın diye bir yıldır yapılanlar burada. En son buraya kadar mı düştüler?
'Polis kamerasından paparazi kamerası çıkaran düşmüşlüğe lanet olsun'
Recep Tayyip Erdoğan'ın seçimleri kazanması için bu yandaş basının bu görüntüleri servis etmesine umut bağlamışlar. Bir yerden yönetiyorlar. Devletin polisinden, polisin kamerasından, namuslu, şerefli Türk polisinin polis kamerasından paparazi kamerası çıkaran düşmüşlüğe lanet olsun, yazıklar olsun. Böyle mi tutunacaksınız iktidara? Bu mu? Bu mu? Hatırlayın, FETÖ'cüler yapmadı mı bunu? Ne oldu sonları? Ne oldu? FETÖ'cülerin getirdiği görüntüye gözlük takıp, bakıp, 'servis edin' diyene söylüyorum, böyle mi kalacaksın iktidarda? Bu mu kurtaracak seni? Bu utanmazlık mı kurtaracak seni? O yüzden bugün basılan o tüm paçavraların basanlar utanmaz, bastıranlar utanmaz. Ama ben milletimden utandım o görüntüler adına. Ben özür diliyorum milletimden. Bu rezillikler olduğu için ve maalesef bu kadar kirli bir savaşta bunlara bu rezilliği yapacak bir alan açtığımız için büyük sıkıntı içindeyim. Bunu da Çanakkale'den milletime söyleyeyim.
'Ülkesini seven arkamdan gelsin'
Şimdi sanıyorlar ki, sanıyorlar ki Cumhuriyet Halk Partisi'ni normal yenemedik, yargıyla yeneriz. İftirayla yeneriz, hakaretle yeneriz, şantajla yeneriz, baskıyla yeneriz. O yöntemlerle siyasi partiler yenilebilir belki, o yöntemlerle bazı yapıların bileği bükülebilir belki. Ama Cumhuriyet Halk Partisi dediğin Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Çanakkale zaferidir, Çanakkale direnişidir, geçilmeyen Çanakkale'dir. Onun için tüm güçlüklere, tüm zorluklara, tüm yaşanacak zorluklara rağmen var mı? Dimdik ayakta durmaya hazır mıyız? Mücadeleye hazır mıyız? Birlikte yürümeye, birlikte kazanmaya hazır mıyız? Söz mü? İktidara yürüyoruz. Beni seven arkamdan gelsin. Ülkesini seven arkamdan gelsin. Yürüyelim arkadaşlar. 100. kez yürüyelim. Bininci kez yürüyelim.'
(Son)