Gündem

CHP'nin Pendik mitingi... Özgür Özel: 'Oval Ofis merkezli siyaset yapanları Anadolu merkezli, vicdan merkezli siyaset yapmaya davet ediyorum'

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ABD ve İsrail'in yeni bir dünya düzeni kurmak istediğini ileri sürerek, 'Bu ikisine sessiz kalan, bundan meşruiyet arayan, milletin desteğini kaybedince desteği Trump'tan arayan bizden değildir. Bizim kabul edeceğimiz birisi değildir. Bunun için Oval Ofis merkezli siyaset yapanları, Anadolu merkezli, Filistin merkezli, vicdan ve ahlak merkezli siyaset yapmaya davet ediyorum. Trump'a susmak, sessiz kalmak olmaz' ifadesini kullandı.

(İSTANBUL) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ABD ve İsrail'in yeni bir dünya düzeni kurmak istediğini ileri sürerek, 'Bu ikisine sessiz kalan, bundan meşruiyet arayan, milletin desteğini kaybedince desteği Trump'tan arayan bizden değildir. Bizim kabul edeceğimiz birisi değildir. Bunun için Oval Ofis merkezli siyaset yapanları, Anadolu merkezli, Filistin merkezli, vicdan ve ahlak merkezli siyaset yapmaya davet ediyorum. Trump'a susmak, sessiz kalmak olmaz' ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na özgürlük ve erken seçim talebiyle başlattığı 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerinin 97'ncisini İstanbul'un Pendik ilçesi Sahil Tören Alanı'nda gerçekleştirdi. Özel, 'Evde olan çocuğuna, engellisine bakan, istihdama, hayata katamadığımız ev hanımları var. Yıllarca azıcık verilen sosyal destekler lütufmuş gibi gösterildi. Bir mahalle kreşiyle kadını sosyal hayata ya da çalışma hayatına katamıyorsak, onun gelecekte emekli olmasının önünü açamıyorsak, Atatürk'ün kurduğu cumhuriyet bu olamaz. İktidarımızda eğer kadın iş istiyorsa ya işe yerleşecek, işe yerleşemiyor evde emek çekiyorsa, onun mutlaka sigortası olacak, emeklilik hakkı olacak. Ev kadınlarına söz veriyoruz' ifadesini kullandı.

Özel, şunları kaydetti:

'Bunların hiçbirisi ülkenin ekonomisinin kaldırmayacağı yükler değil. Türkiye tarihinin, dünya siyasi tarihinin en güçlü, en uzun ve en kalabalık seçim kampanyasına hazırlanıyoruz. Onu millete tanıtıyoruz. Sizinle birlikte başaracağız, hep birlikte tarihe geçeceğiz.

'Tutuksuz yargılama bu ülkede tansiyonu düşürür'

Hem dünya hem bölgemiz kritik bir eşikten geçiyor. Türkiye'nin tüm tehditlere karşı bir, bütün, güçlü olması lazım. Güya ülkeyi yönetmeye vazifeli iktidar partisi, ülkeyi bölmeye, milleti kutuplaştırmaya devam ediyor. 19 Mart darbesinin üzerinden 357 gün geçti. Türkiye'de iç cepheyi zayıflatan da dışarıda ateş çemberi varken, içeride tartışmalarla enerjimizi sömüren de bu iktidardan başkası değildir. İç cephenin tahkim edilmesi, Türkiye'nin bir ve beraber olmasının birinci düşmanı AK Parti'nin kara düzenidir. Erdoğan bana bir çağrı yapmış, ben de kendisine sesleniyorum. Biz bu ülkenin birliği için beraberiliği için her şeyi yapmaya hazırız. Ancak bu kadar zulüm, bu kadar haksızlık, bu kadar eşitsizlik olmaz. Emeklinin elinden tutan, asgari ücretliyi gören, asgari ücret artışını işverenin sırtına yüklemeyen, çiftçisine sahip çıkan, öğrencisinin geleceğini karartmayan politikalara hep birlikte sahip çıkabiliriz. Tutuksuz yargılama bu ülkede tansiyonu düşürür. Arkadaşlarımızın uğradığı iftiralar var. Kendimize, partimize, arkadaşlarımıza, cumhurbaşkanı adayımıza güveniyoruz. Kendine güveneni, kanun teklifimize destek vermeye, davaları televizyondan canlı yayınlamaya, iddiaları da cevapları da milletten saklamamaya, TRT'den canlı yayınlamaya davet ediyoruz. Biz kendimize güveniyoruz, Erdoğan da güveniyorsa karşımıza çıksın.

Yalandan bezdik. Aynı kişiye 18 yaşında sahtecilik yaptın diyenler, diplomasını iptal edenler, aynı kişiye aynı anda hem casus diyenler, hem seçimde hile yaptın diyenler, hırsızlık yolsuzluk yapan diyenler, olmadık uçaklarda terbiyesizlik yaptın diyenler bütün bu yalanlarının altında kaldılar. Erdoğan'a sesleniyorum, diploma varsa, diplomayı sun mahkemeyi kazan. Diploma yoksa, sus, olmayan diplomayla diploması olana kumpas kurma.

'Dünya böyle bir dünya değildir'

Amerika ve İsrail yeni bir dünya düzeni kurmak istiyor. İstiyorlar ki, istedikleri her ülkeye saldırabilsinler. İstiyorlar ki, istedikleri yeri işgal etsinler. İstiyorlar ki, kimi istiyorlarsa o ülkenin başına onu getirsinler. Bunun için gecenin bir yarısı devlet başkanlarını yatak odalarından alıp New York'ta kafesle gezdiriyorlar, bir başka yere füzeyle saldırıyorlar. İsrail ve ABD son saldırılarda 160 küçücük kız öğrenciyi, masum sivil insanları öldürdü. Bu düzenin adı Trump ve Netanyahu'nun yeni dünya düzeni değildir. Düzen böyle bir düzen değildir, dünya böyle bir dünya değildir. Bu ikisine sessiz kalan, bundan meşruiyet arayan, milletin desteğini kaybedince desteği Trump'tan arayan bizden değildir. Bizim kabul edeceğimiz birisi değildir. Bunun için Oval Ofis merkezli siyaset yapanları, Anadolu merkezli, Filistin merkezli, vicdan ve ahlak merkezli siyaset yapmaya davet ediyorum. Trump'a susmak, sessiz kalmak olmaz. Onun kurduğu masaya, Avrupa'nın dünyanın tutarlı liderleri, örneğin kardeşim Pedro Sanchez oturmamıştır. 'Filistin, Filistinlilerindir' demiştir. Ama Filistin'in olmadığı masaya Netanyahu'yla birlikte oturanları, Erdoğan'ı, Hakan Fidan'ı uyarıyorum. Biz durduğumuz yerdeyiz. Biz 3'üncü Genel Başkanımız Karaoğlan Ecevit'in Filistin Kurtuluş Örgütü'ne Yaser Arafat'a sahip çıktığı yerdeyiz, sen nerdesin? Biz Deniz Gezmiş ve arkadaşları 6'ncı Filo'yu denize döktüğü yerdeyiz, sen nerdesin? Biz 'Kahrolsun Amerikan empeyalizmi, yaşasın halkların kardeşliği' diyen Denizlerin durduğu yerdeyiz, sen nerdesin?

'Bu kadar kişiliksiz dış politika olamaz'

Doğruları söyleyince alınıyorlar. 'Dostum Trump' diyorsun, F-35'i alamıyorsun, F-16'na modernizasyon yaptıramıyorsun, 15 yıldır tek bir uçak alamıyorsun. Rus uçağını düşürdün, efelendin, boyunun ölçüsünü aldılar, gittin affettirmek için S-400 aldın. Bu sefer ABD'yi kızdırdın, CAATSA'dan yaptırım aldın. S-400 geldi hangarda, füzeler uçuyor tepemizde. Hani nerede S-400'ler? Neden kurmadın, neden kuramadın? Bu kadar kişiliksiz, özgüveni yoksun bir dış politika olmaz. Trump'tan korkarak, Netanyahu'ya susarak Türkiye'nin hakkını, menfaatini kollamayarak, Filistin'i yalnız bırakarak, Irak Savaşı'nda olduğu gibi ABD'nin planının parçası olarak, 1 Mart tezkeresini dayatarak, İran'da olana bitene susarak yapılacak dış politikadan memlekete fayda yok. Trump'tan gelen meşruiyetin Allah cezasını versin. Meşruiyet, Trump'tan alınmaz, emperyalist Amerika'dan alınmaz. Meydandan alınır, Pendik'ten alınır, sokaktan alınır, sandıktan alınır.

Bunun için kimse enseyi karartmasın. Bu düzen değişecek, artık düşmanlıklar, husumetler bitecek. MHP'nin yaptığını savunamayan ülkücüler de, AK Parti'ye katlanamayan muhafazakarlar da bugünkü süreçte Kürtler de Türkler de Aleviler de Sünniler de birlik ve beraberlik halindedir. Bunun adı Türkiye İttifakı'dır. Sandığa sahip çıkanlara, sandığı kaptırmayanlara, otokrasi peşinde koşan otokratlara, tek adamlara karşı kardeşliği savunanlara selam olsun. Artık düşmanlıklar, ayrılıklar bir tarafta kalmıştır. Huzura ve barışa omuz omuza, el ele yürüyoruz. O yüzden sesime kulak veren herkese, kendini Türkiye'nin ortak geleceğinde gören tüm demokratlara sesleniyorum. Önümüzdeki bayramda ve devam eden tüm günlerde tüm demokratları, geçmişte AK Parti'ye MHP'ye oy veren komşularını ziyarete davet ediyorum.'

(SON)