Yurt

Çiğli'de öğretmene okul önünde ölüm tehdidi... Eğitim İş İzmir 3 No'lu Şube: Bu okulun öğretmenleri sahipsiz değildir

Eğitim-İş Sendikası üyesi öğretmenler, İzmir Çiğli'de bir ortaokulda görev yapan beden eğitimi öğretmeninin, iki öğrenci tarafından tehdit edildiğinin belirtilmesi üzerine, okul önünde toplandı. Yapılan açıklamada, okullardaki güvenlik zafiyetine işaret edilerek, acil önlem çağrısında bulunuldu.

(İZMİR) - Eğitim-İş Sendikası üyesi öğretmenler, İzmir Çiğli'de bir ortaokulda görev yapan beden eğitimi öğretmeninin, iki öğrenci tarafından tehdit edildiğinin belirtilmesi üzerine, okul önünde toplandı. Yapılan açıklamada, okullardaki güvenlik zafiyetine işaret edilerek, acil önlem çağrısında bulunuldu.

Eğitim-İş 3 No'lu Şube üyeleri, Çiğli'de bulunan Gülen Kora Ortaokulu önünde basın açıklaması yaptı. Bir öğretmenin, öğrencileri korumaya çalışırken tehdit edilmesine tepki gösteren sendika üyesi öğretmenler adına Şube Başkanı Barış Düdü konuştu.

Okullarda yaşanan silahlı saldırıların, eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliğinin ciddi tehdit altında olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Düdü, 'Bu vahim tablo, eğitim sisteminde yaşanan ihmallerin, yanlış politikaların ve okulların güvenlik açısından sahipsiz bırakılmasının açık bir göstergesidir. Eğitim ortamlarının güvenli olmaktan uzaklaştığı, öğretmenlik mesleğinin sistematik olarak değersizleştirildiği ve öğrencilerin geleceğe dair umutlarının zayıflatıldığı bu süreç kabul edilemez bir boyuta ulaşmıştır' dedi.

Olayın detaylarını paylaşan Düdü, öğretmenin, Telegram'da okul saldırılarına ilişkin paylaşımları görüp korkuya kapılan iki öğrencinin yardım talebi üzerine ailelerinden izin alarak onları evlerine bırakmak istediği sırada, okul otoparkından çıkarken iki kişi tarafından aracının önünün kesildiğini aktardı.

Barış Düdü, şunları kaydetti:

'Öğretmenimiz ölümle tehdit edilmiş, 'Seni delik deşik ederiz' denilmiştir. Bunun üzerine polisi aramış, şüpheliler olay yerinden kaçmıştır. Buradan Türkiye kamuoyuna sesleniyorum, karakola giden öğretmenimizin ifadesi alınırken, karakoldaki emniyet mensupları tarafından 'Savcının elinizde ses kaydı yoksa, görüntü yoksa pek yapacak bir şey yok, savcı bir şey yapmaz' şeklindeki tavrı bizi şaşkına ve hayrete düşürmüştür. Bu öğretmen çocukları korumakla mı uğraşsın? Kendini korumakla mı uğraşsın? Ses kaydı, görüntü almakla mı uğraşsın? Polisi mi arasın? Bu öğretmen o sırada ne yapsın? Hepimize gizli kayıt almanın, ses kaydı almanın, görüntü almanın kamusal alanlar dışında yasak olduğu söylenmiyor mu? Her şey somut ve ortadayken, ortada şahitler varken neden yokuşa sürülmektedir yargı? Derhâl gereğinin yapılmasını buradan istiyoruz ve uyarıyoruz. Eğer gerekleri yapılmazsa biz bu okulun önünden ayrılmayız. Bu okulun öğretmenleri sahipsiz değildir.'