(ANKARA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Hükümetimiz, tıpkı beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olduğu gibi İran krizinde de tecrübeli ve liyakatli kadrolarıyla ülkemizi ve milletimizi her türlü tehlikeden uzak tutmak için ne gerekiyorsa yapmaktadır. 86 milyonun güvenliğini merkeze alan hassas bir politika izliyoruz. İnşallah bu tutumumuzu sonuna kadar muhafaza edeceğiz.' dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda düzenlenen iftar programında esnaf ve sanatkarlarla bir araya geldi. Erdoğan, konuşmasında şunları söyledi:
'Dünyamız yakın tarihte eşi benzeri görülmemiş günler yaşıyor. Savaş ve sıcak çatışmalara her gün bir yenisi ekleniyor. Ne yazık ki başta Batı dünyası olmak üzere uluslararası toplum bütün bu olanları bir kez daha sadece izlemekle yetiniyor. Komşumuz İran'a yönelik hava saldırılarıyla bölgesel gerilim ürkütücü bir boyut kazandı. Aralarında masum çocukların da olduğu yüzlerce sivil hayatını kaybetti. İran'ın bölgedeki diğer ülkelere gönderdiği füzeler ve kamikaze İHA'lar ise ateşin çok daha büyük bir alana yayılma riskini ortaya çıkardı. Hürmüz Boğazı'nın kapatıldığının açıklanmasıyla birlikte petrol ve doğalgaz fiyatlarında yüzde 20'lere varan artışlar oldu. Biz de akaryakıt fiyatlarında bu jeopolitik gelişmeler kaynaklı artışların önüne geçmek amacıyla eşel mobil sistemini devreye aldık. Buna göre benzin, motorin ve LPG'nin fiyatı artarsa, artış tutarının yüzde 75'ine kadarı bu ürünlerin ÖTV'sinin indirilmesi suretiyle karşılanacak. Yani bu ürünlerdeki fiyat artışının 10 lira olması halinde bu tutarın sadece 2,5 lirası tabelaya yansıyacak; geri kalan 7,5 lira vergiden karşılanacak. Böylece hem akaryakıt fiyatları bahanesiyle fırsatçıların piyasayı bozmasını engellemiş hem de petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki dalgalanma dinene kadar devlet olarak vatandaşımızın yükünü paylaşmış olacağız.
'86 milyonun güvenliğini merkeze alan hassas bir politika izliyoruz'
Değerli kardeşlerim, ekonomiden ticarete, güvenlikten turizme ve tarıma kadar geniş bir alanda menfi yansımaları olan tüm bu gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz. Bilhassa hudutlarımızın ve hava sahamızın güvenliğinin sağlanmasında en küçük bir ihmal ve tereddüt göstermiyoruz. Ülkemizin güvenliğine yönelik bir riskin ortaya çıkması durumunda ise müttefiklerimizle koordinasyon halinde bütün önlemleri titizlikle alıyoruz. Dünkü hadisede hassasiyetimizi çok açık ve net şekilde gösterdik. Benzer bir olayın tekerrür etmemesi için gerekli ikazlarda da bulunduk. Türkiye'nin dostluğunun ve katkısının kıymetinin bilinmesinin önemine dikkat çektik. Ülke ve millet olarak ilk günden beri barış için verdiğimiz mücadele ortadayken hiç kimse komşuluk ve kardeşlik hukukunu zedeleyen hatalı bir tavır içinde olmamalıdır. Vatandaşlarımız şundan emin olsun: Hükümetimiz, tıpkı beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olduğu gibi İran krizinde de tecrübeli ve liyakatli kadrolarıyla ülkemizi ve milletimizi her türlü tehlikeden uzak tutmak için ne gerekiyorsa yapmaktadır. 86 milyonun güvenliğini merkeze alan hassas bir politika izliyoruz. İnşallah bu tutumumuzu sonuna kadar muhafaza edeceğiz.
'Türkiye bu bölgesel türbülanstan da başarıyla çıkacaktır'
Telefon görüşmelerimiz hız kesmeden sürüyor. Bugün Malezya Başbakanı Sayın Enver İbrahim, Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Emmanuel Macron ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile görüştük. İlham kardeşime, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ni hedef alan bugünkü saldırıdan üzüntü duyduğumuzu ve saldırıyı kınadığımızı ifade ettim. Bölgemizde daha fazla kan dökülmemesi, daha fazla masumun hayatını kaybetmemesi ve gerilimin büyüyerek geri dönülmez noktalara varmaması amacıyla yürüttüğümüz çok boyutlu diplomasiyi sürdüreceğiz. Kimse endişe etmesin. Allah'ın izniyle Türkiye bu bölgesel türbülanstan da başarıyla çıkacaktır.
Geçtiğimiz günlerde açıklanan büyüme rakamlarını hep birlikte takip ettik. Dünyadaki belirsizliklere ve bölgemizde dalga boyu artan krizlere rağmen ekonomimiz 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdü. Milli gelirimiz 1,6 trilyon dolara, kişi başına gelirimiz 18 bin 40 dolara yükseldi. Sanayi sektörümüz son 5 yılın en yüksek büyümesini kaydetti. Bu rakamlarla 2025'te OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ekonomi olduk. G20 ülkeleri içinde ise beşinci sırada yer alıyoruz. En büyük baş ağrımız olan enflasyonu hedeflediğimiz seviyelere indirdikçe, fiyat istikrarını sağladıkça ve geçici zorlukları aştıkça Türkiye ekonomisi inşallah daha da güçlenerek farklı bir ivme yakalayacaktır. Şu tartışmasız bir gerçektir ki elde ettiğimiz tüm bu başarılarda esnaf ve sanatkârlarımızın çok önemli payı vardır. Rabbim sizlerden razı olsun, yokluğunuzu göstermesin. Sizlerle birlikte büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa etmeyi bizlere nasip eylesin.
'24 yıl içinde, önceki 51 yılda verilen kredileri beşe katladık'
Değerli kardeşlerimiz, hükümet olarak hiçbir zaman ticaret erbabımızı yalnız bırakmadık. Destek paketlerimizle, teşviklerimizle, kredi imkanlarımızla ve yaptığımız düzenlemelerle esnafımızın ayakta kalması ve geleceğe güvenle bakabilmesi için gerekli tüm adımları attık. Salgın sürecinde zarara uğrayan esnafımıza dört ayrı program kapsamında yaklaşık 9 milyar lira hibe desteği sağladık. 6 Şubat depremleri sonrası bölgede bulunan 27 bin 202 esnaf ve sanatkârımıza Halkbank üzerinden 6,7 milyar lira tutarında destek kredisi kullandırdık. 2002'de 5 bin lira olan faiz indirimli kredi şahıs üst limitini 2025'te ise 1 milyon liraya çıkardık. İş yeri ve taşıt alımları kapsamındaki indirimli kredilerin üst limitini 2,5 milyon liraya yükselttik. Ayrıca ticari araç edinme kredisine 0-5 yaş aralığındaki araçları da dâhil ettik. İşletme kredilerini yüzde 33, yatırım kredilerini ise yüzde 66,6 oranında artırdık. Krediler üzerinden banka ve kooperatiflerce yapılan kesintilerde de önemli iyileştirmelere gittik. 2002'de bloke sermaye dahil krediler üzerinden yapılan kesintiler yüzde 10 seviyesindeydi. Bugün geldiğimiz noktada kesintiler, doğrudan kullandırım hâlinde yüzde 3,5'e, kefaletli kullandırım hâlinde ise yüzde 6'ya inmiş durumdadır. Bir diğer çarpıcı rakam şudur: 1951-2002 arası dönemde esnaf ve sanatkarlara kullandırılan toplam kredi tutarı yalnızca 152 milyar liradır. İktidar olarak biz ise son 24 yılda ticaret erbabımıza tam 752 milyar liranın üzerinde kredi desteği sunduk. Yani 24 yıl içinde, önceki 51 yılda verilen kredileri beşe katladık.
Kıymetli kardeşlerim, Cumhuriyetimizin 100. yılında tarihi bir rekora imza atarak ülkemiz genelindeki esnaf ve sanatkarlarımıza 164 milyar liralık finansman akışı sağladık. Geçtiğimiz yıl ise 81 ilimizdeki 258 bin esnafımıza 176 milyar lira tutarında finansman desteği vererek yıllık bazda yeni bir rekor daha kırdık. Böylelikle 2024 yılına kıyasla 2025'te kullandırım tutarında yüzde 53,1 artış kaydedildi. 2026 yılı başında yürürlüğe girecek olan kredilere ilişkin yüzde 33 oranındaki faturalandırma şartı uygulamasını bir yıl süreyle öteledik. Mevcut durumda yalnızca iş yeri ve araç edindirme için sağlanan yatırım kredilerine, üst limiti 2,5 milyon lira olan makine ve teçhizat alımı kredisini de dâhil ettik. Yine kısa süre önce vergi ve SGK borçları nedeniyle finansmana erişimde zorluk yaşayan esnaf ve sanatkarlarımız lehine yeni bir düzenleme yaptık. Bu düzenlemeyle vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumu borçları bulunan esnafımızın kullanacağı kredinin en fazla yüzde 25'i ve bir yıl içinde azami 300 bin lirası bu borçlar kapsamında tahsil edilebilecek.
'Ticaret erbabımıza her alanda destek vermeyi sürdüreceğiz'
Diğer yandan sistemin en kritik unsurlarından biri olan kooperatiflerimizi de güçlü bir şekilde destekliyoruz. Yakın zamanda yaptığımız bir değişiklikle KOOP-DES'e tekrar başvuru yapabilme süresini 5 yıldan 4 yıla indirdik. Kadın kooperatif ürünleri için barkod ücretlerinde yüzde 50 indirim yaptık. Son olarak kooperatiflerimizin kullanımına özel yeni bir destek mekanizması oluşturduk. İki kuruluş arasında imzalanan protokol kapsamında 4,5 milyar liralık kredi paketini kooperatiflerimizin hizmetine sunduk. Bir kez daha hayırlı, uğurlu olsun diyorum. İnşallah bundan sonra da ticaret erbabımıza gerekli tüm destekleri sunmayı, kendilerine her alanda destek vermeyi sürdüreceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Bu düşüncelerle soframızı şereflendiren siz değerli kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı iletiyor, her birinizin Ramazan-ı Şerif'ini gönülden tebrik ediyorum. Sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyor, hepinizi Allah'a emanet ediyorum. Tekrar buluşmak üzere. Sağ olun, var olun.'




