Gündem

DEM Parti: İktidar; barışı ve demokrasiyi hayata geçirecek hamleler yapmaktan geri durmaktadır

DEM Parti'nin 10 siyasi parti ile 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin olarak yapılan açıklamada, 'Yeni aşamada yapılması gereken, sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için başından beri gündemde olan adımların atılmasıdır. Bu adımların hayata geçirilmesi, her şeyden önce siyasi iktidarın sorumluluğundadır. Silahların sustuğu, diyalog zeminlerinin arandığı bir ortamda iktidar; barışı ve demokrasiyi hayata geçirecek hamleler yapmaktan geri durmakta ve süreci yalnızca bir güvenlik meselesine hapsetmektedir' denildi.

(ANKARA) - DEM Parti'nin 10 siyasi parti ile 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin olarak yapılan açıklamada, 'Yeni aşamada yapılması gereken, sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için başından beri gündemde olan adımların atılmasıdır. Bu adımların hayata geçirilmesi, her şeyden önce siyasi iktidarın sorumluluğundadır. Silahların sustuğu, diyalog zeminlerinin arandığı bir ortamda iktidar; barışı ve demokrasiyi hayata geçirecek hamleler yapmaktan geri durmakta ve süreci yalnızca bir güvenlik meselesine hapsetmektedir' denildi.

DEM Parti; Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Devrimci Parti, Emekçi Hareket Partisi (EHP), Emek Partisi (EMEP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) ve Yeşil Sol Parti ile 'Barış ve Demokrasi İçin Acil Somut Adım Çağrısı' başlıklı ortak bir basın açıklaması yayımladı. DEM Parti'nin resmi sosyal medya hesabından paylaşılan açıklamada, 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin şu ifadelere yer verildi:

'Türkiye'de bir yılı aşkın zamandır devam eden süreç, artık yeni bir aşamaya ulaşmıştır. Yeni aşamada yapılması gereken, sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için başından beri gündemde olan adımların atılmasıdır. Bu adımların hayata geçirilmesi, her şeyden önce siyasi iktidarın sorumluluğundadır. Silahların sustuğu, diyalog zeminlerinin arandığı bir ortamda iktidar; barışı ve demokrasiyi hayata geçirecek hamleler yapmaktan geri durmakta ve süreci yalnızca bir güvenlik meselesine hapsetmektedir. Antidemokratik uygulamalar sürerken, diyaloğun ve çözümün dili yerine tek tipçi, dışlayıcı ve çatışmacı bir dil kullanılmaya devam edilmektedir.

'İyi niyet beyanlarıyla varılabilecek nokta geride kalmıştır'

Süreç, yalnızca iyi niyet beyanlarıyla devam ettirilmeye çalışılıyor. Ancak artık iyi niyet beyanlarıyla varılabilecek nokta geride kalmıştır. Sürecin bir aşaması olarak görülen Komisyon çalışmaları da tamamlanmıştır. Artık barışın ve demokrasinin gereği olan somut adımların hayata geçirilmesinin önünde beklenmesi gereken hiçbir şey kalmamıştır. Bu koşullara bağlı olarak: En başta yasal düzenlemeye ihtiyaç duymayacak şekilde kayyım uygulamaları son bulmalı, halk iradesiyle seçilen ancak görevlerinden alınan belediye başkanları makamlarına geri dönmelidir. Anayasa uyarınca bağlayıcılığı olan Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uygulanmalı; Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Can Atalay, Osman Kavala ve Tayfun Kahraman hakkında verilen kararların gereği acilen yerine getirilmelidir. Tutuklu ve hükümlülerin şartları yeni yasal düzenlemeler beklenmeden, mevcut yasal çerçeve içerisinde ivedilikle iyileştirilmelidir. Muhalefet partilerine yönelik yargı operasyonları son bulmalı, parti kapatma veya kayyım tehdidi gündemden çıkarılmalıdır.

'Süreç yalnızca siyasi iktidarın ertelemeci ve tereddütlü tutumuna bırakılamaz'

Barışın ve demokratikleşmenin gereği olan yasal düzenlemelerin yapılabilmesi için Meclis çalışmaları hızlandırılmalıdır. Geçiş hukuku düzenlemeleri ve demokratik entegrasyon yasalarıyla birlikte demokratikleşme önündeki engeller herhangi bir bahane ileri sürülmeden kaldırılmalıdır. Süreç yalnızca siyasi iktidarın ertelemeci ve tereddütlü tutumuna bırakılamaz. Bu somut adımların atılması için, barış isteyenlerin bir araya gelerek gür sesini yükseltmesi gerekmektedir.

'Tüm toplumsal kesimleri, barışı kalıcı kılacak ortak bir mücadelede buluşmaya davet ediyoruz'

Bölgemize yönelik saldırılar ve NATO'nun müdahaleleri ile savaşların ve emperyalist saldırganlığın küresel ölçekte yükseldiği bir dönemdeyiz. Bu gelişmelerle barışı sağlamanın önemi tekrar kanıtlanmıştır. Barışın toplumsallaşması için demokratik muhalefetin tüm kesimlerinin inisiyatif almasına her zamankinden daha çok ihtiyaç var. Tüm toplumsal kesimleri, barışı kalıcı kılacak ortak bir mücadelede buluşmaya davet ediyoruz.'