Haber: Uğur İSTANBULLU
(ARTVİN) - DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, '1924 Anayasası ile başlayan ve bugün yürürlükte olan Anayasa'ya kadar gelen süreçte Türkiye; tek kimlikle, tek inançla, hatta tek cinsiyet üzerinden tanımlandı. Bu tekçi politika o günden bugüne devam etti. Şüphesiz AK Parti iktidarının yaptıklarını, izlediği siyaseti ve yaşattıklarını çok iyi biliyoruz. Bu saldırılardan en büyük mağduriyeti yaşayan siyasi geleneklerden biri olarak bunları yakından biliyoruz' dedi.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) tarafından 'Barışı İnşa Edeceğiz' programı kapsamında Hopa ilçesinde 'Barışa Ses Ver' söyleşisi düzenlendi. Söyleşiye HDK Eş Sözcüsü ve DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, HDK İstanbul Eş Sözcüsü Didem Yıldız, DEM Parti Artvin İl yöneticileri, farklı siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda Hopalı katıldı.
Söyleşide konuşan HDK Eş Sözcüsü ve DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.
Cumhuriyet tarihi boyunca, 1921 Anayasası hariç, Türkiye'deki farklılıkların reddedildiğini savunan Beştaş, '1924 Anayasası ile başlayan ve bugün yürürlükte olan Anayasa'ya kadar gelen süreçte Türkiye; tek kimlikle, tek inançla, hatta tek cinsiyet üzerinden tanımlandı. Bu tekçi politika o günden bugüne devam etti. Şüphesiz AK Parti iktidarının yaptıklarını, izlediği siyaseti ve yaşattıklarını çok iyi biliyoruz. Bu saldırılardan en büyük mağduriyeti yaşayan siyasi geleneklerden biri olarak bunları yakından biliyoruz' diye konuştu.
'KÜRTLERE YÖNELİK SÜREKLİ ASİMİLASYON, İNKAR VE İMHA POLİTİKALARI YÜRÜTÜLDÜ'
Türkiye'de Kürtler ve Alevilerin sorunlarına halen çözüm üretilmediğini ifade den Beştaş, şunları söyledi:
'Bugün hala Alevi inancı resmi olarak tanınmıyor. Cemevleri hala ibadethane statüsünde değil. Ana dilde eğitim hala yok. Farklılıklar hala reddediliyor. Kürt toplumu ve Kürt halkı, farklı dönemlerde isyanlar, itirazlar, silahlı ve silahsız mücadelelerle bugüne gelen bir tarihe sahip. Kürtlere yönelik sürekli asimilasyon, inkar ve imha politikaları yürütüldü. İktidarlar değişti, liderler değişti, başbakanlar değişti, cumhurbaşkanları değişti ama inkâr politikası değişmedi. Ben Kürt derken siz buna Laz'ı da ekleyin, Alevi'yi de ekleyin, Çerkez'i de ekleyin, diğer farklı toplumsal kesimleri de ekleyin. Hiçbir zaman bu farklı kimlikler tam anlamıyla kabul edilmedi. Bilinç altında hep bir 'öteki' anlayışı var oldu. Dersim'den Ağrı'ya, Koçgiri'den Roboski'ye, Tahir Elçi'den Hrant Dink'e kadar bu topraklarda çok büyük acılar yaşandı. Ama buna karşı çok büyük bir mücadele de verildi.'
'KÜRT MESELESİNİN ÇÖZÜMÜNÜN ADRESİ MECLİS VE DEMOKRATİK SIYASETTİR'
Kürt meselesinin diyalogla, müzakereyle ve barışla çözülebileceğine söyleyen Beştaş, çözüm sürecine de değinerek, şöyle konuştu:
'Bunun için de diyalog, müzakere, anayasal ve yasal değişiklikler gerektiğini söyledik. Kürtlerin hukuk kapısından girmesi gerektiğini savunduk. Geldiğimiz noktada, bugün yaşanan süreci bu anlamda yeni bir süreç olarak değerlendiriyoruz. Sayın Devlet Bahçeli'nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'iç cepheyi tahkim etme' açıklamaları, Sayın Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat'taki fesih çağrısı ve silah bırakma yönündeki önerileri, demokratik siyaset kanallarının açılması gerektiğine ilişkin açıklamaları bu sürecin önemli başlıklarıdır. 'Biz araç değiştiriyoruz. Silah kullanmayacağız. Mücadelemizi ve siyasetimizi Türkiye'de demokratik yollarla yürüteceğiz' denildi. Diğer önemli gelişme ise Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan komisyondur. Sonunda ortak bir rapor ortaya çıktı. Bu rapor ne sadece bizim ne CHP'nin ne AK Parti'nin ne de MHP'nin raporudur. İki arkadaşımız dışında hepimiz rapora 'evet' oyu verdik. Aradan altı ay geçti. Raporda AİHM kararları, Anayasa Mahkemesi kararları, Siyasi Partiler Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu, kayyum uygulamaları gibi birçok konuda somut öneriler yer alıyor. Bunları birlikte değerlendirdik, tartıştık ancak hala hayata geçirilmedi.'
'AK PARTİ'YE NEDEN İNANALIM'
AK Parti'nin DEM Parti'yi yanına almayı amaçladığı tartışmalarına ilişkin ise Beştaş, 'Biz kendi mücadelemize inanıyoruz. AK Parti'ye neden inanalım ya da başka bir partiye neden inanalım? Böyle bir sebep yok. Biz mücadele ederek, toplumsal muhalefeti büyüterek bu süreci ilerletmek zorundayız. 'Bizi yanına almak istiyor' diyorsunuz ya. Evet, herkesi yanına almak istiyor, alıyor da. Ama bir tek alamadığı biziz arkadaşlar. Hangi belediyemizi aldı? Hangi milletvekilimizi aldı? Hangi il örgütümüzü aldı? Hangimize bu açıklamayı yaptırabildi?' şeklinde konuştu.




