(TBMM) - DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, 'Suriye'de Aleviler, Dürziler, Hristiyanlar ve diğer azınlıkların sistematik şiddet, zorla yerinden edilme ve etnik-dinsel temizlik uygulamalarıyla karşı karşıya kaldığını' ifade ederek, 'Suriye'de yaşanan yalnızca bir güvenlik sorunu değildir. Bu süreç halkların var olma, inançlarını özgürce yaşama ve kendi geleceklerini belirleme mücadelesidir' dedi.

CHP Hatay Milletevkili Servet Mullaoğlu ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat ile bazı milletvekilleri Meclis'te düzenledikleri ortak basın toplantısında Suriye'deki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

Suriye'de rejim değişikliğinin ardından özellikle Alevilere yönelik ağır saldırılar yaşandığını savunan Mullaoğlu, 'Bildiğiniz üzere Suriye'de bir rejim değişikliği olduktan sonra özellikle Suriye'de yaşayan Alevilere soykırım yapılmıştır. Daha sonra sadece Alevilerle kalmamış, bu soykırım Hristiyanlara, azınlıklara ve en son laik Sünnilere kadar vardırılmıştır bu iş' ifadelerini kullandı.

Kadın ve çocuklara yönelik kaçırma olayları ile cinsel saldırıların sürdüğünü ileri süren Mullaoğlu, 'Son zamanlarda kadın tecavüzleri, kadın kaçırılmaları, çocuk kaçırılmaları sürmektedir. Sadece Alevi olduğu için veya rejime uygun davranmadığı için insanlar işlerinden çıkarılmıştır. Hatta emekli olanların bile Alevi olduğu için emeklilik maaşları kesilmiştir' dedi.

Mullaoğlu, dünyanın farklı ülkelerinden toplam 606 kurumun imza vererek Suriye'de yaşananlara karşı tavır aldığını belirterek, 'Bu şekilde tüm dünyada 606 kurumun imza attığı, yapılan bu haksızlıklara, bu katliamlara karşı duruş sergileyen 606 kurum, Avustralya'dan, Amerika'dan, Avrupa'dan, dünyanın her tarafından imza atan kurumlar oldu' dedi. Tüm dünya ülkelerine çağrıda bulunan Mullaoğlu, insanların inançları ve kimlikleri nedeniyle ayrımcılığa uğramaması gerektiğini vurgulayarak, 'İnsanın istediği itikatta, istediği dinde var olması kendi tercihi değildir. Allah Teala bizi farklı farklı yaratmış. Birbirimizi tanıyalım, sevelim diye; birbirimizi katledelim diye değil' ifadelerini kullandı.

DEM PARTİLİ FIRAT: 'SURİYE'DE ŞİDDET KARŞISINDA SESSİZ KALMAYI REDDEDİYORUZ'

Eğitim-İş: MEB'in Yönetici Yetiştirme Programı, eğitim emekçilerini tükenmişlik noktasına getirdi
Eğitim-İş: MEB'in Yönetici Yetiştirme Programı, eğitim emekçilerini tükenmişlik noktasına getirdi
İçeriği Görüntüle

DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, basın toplantısında Alevi, sosyalist ve Suriye İnsan Hakları Topluluğundan oluşan imzacıların kamuoyuna yönelik ortak açıklamasını okudu. Suriye'de Alevilerin yaşam hakkını, azınlıkların korunmasını ve halkların kendi kaderini tayin etme hakkının savunulduğu belirtilen açıklamada, 'Bizler dünyanın farklı ülkelerinde bireyler ve kurumlar olarak Suriye'de süregelen şiddet, baskı, insan hakları ihlalleri karşısında sessiz kalmayı reddediyoruz' ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, 'Bugün başta Alevi, Dürzi, Hristiyan topluluklar olmak üzere HTŞ'nin saldırıları altında olan halklar sistematik şiddet, zorla yeniden yerinden edilme ve etnik-dinsel temizlik uygulamalarıyla karşı karşıya kalmaktadır' denildi. Yaşananların tekçi ve kökten dinci bir yönetim anlayışını hedefleyen politikaların sonucu olduğu savunulan açıklamada, 'HTŞ ve diğer cihatçı grupların işlediği insanlık suçlarına ilişkin iddialar her geçen gün artmaktadır' ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, şöyle denildi:

'2025 yılı boyunca çok sayıda Alevi, Dürzi ve Kürt kadını ile kız çocuğu ağır insan hakları ihlallerine maruz kalmıştır. Uluslararası kuruluşların raporları, özellikle Alevi kadın ve kız çocuklarının kaçırılması, cinsiyete dayalı şiddete uğraması, zorla evlendirilmesi ve baskı yoluyla kimliklerinden koparılması riskinin giderek arttığını ortaya koymaktadır. Alevi kadınlara yönelik saldırılar artık son derece tehlikeli bir boyuta ulaşmıştır. Kadınların kaçırılması, özgürlüklerinden mahrum bırakılması ve maruz kaldıkları baskılar, 'İslam'ı seçti, gönüllü olarak ayrıldı ya da Allah yolunda gitti' gibi söylemlerle meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır. 

'TUTSAK EDİLEN TÜM KADINLAR ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞMALI'

Kadınların kaçırılması, cinsel şiddete maruz bırakılması ve kötü muamele görmesi sistematik saldırı yöntemleri olarak kayda geçirilmiştir. Keyfi tutuklamalar, zorla kaybetmeler, işkence, gözaltında ölümler yaygın şekilde rapor edilmiştir. Uluslararası topluma ve kadın örgütlerine çağrıdır. Suriye'de yaşanan yalnızca bir güvenlik sorunu değildir. Bu süreç halkların var olma, inançlarını özgürce yaşama ve kendi geleceklerini belirleme mücadelesidir. Alevi, Dürzi, Hristiyan ve Kürt topluluklarına yönelik saldırılar, ülkenin çoğulcu yapısını ortadan kaldırmayı amaçlayan baskı politikalarının bir parçasıdır. Uluslararası imza kampanyamıza destek veren kişi ve kurumlarla birlikte aşağıdaki talepleri kamuoyunun dikkatine sunuyoruz. Betül Süleyman Aluş ve benzer şekilde kaçırılan, tutsak edilen tüm kadınlar derhal özgürlüğüne kavuşturulmalı ve ailelerine teslim edilmelidir.'

 

Kaynak: ANKA