Sağlık Liyakat-Sen Genel Başkanı Mehmet Demirel, Memur-Sen’in kamu çalışanları ve emeklilerin ekonomik sorunlarına ilişkin açıklamalarını değerlendirdi. Demirel, toplu sözleşme sürecinde ortaya çıkan sonuçların ardından sorumluluğun farklı taraflara yüklenmesini eleştirerek sendikaların asıl görevlerinin toplu sözleşme masasında sonuç almak olduğunu savundu.
Demirel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kamu çalışanlarının artan yaşam maliyetleri karşısında ciddi bir ekonomik baskı altında olduğunu belirtti. Özellikle kira, gıda, enerji ve eğitim giderlerindeki artışların sabit gelirli vatandaşların bütçesini zorladığını ifade etti.
“Sendikacılık masada sonuç almaktır”
Toplu sözleşme sürecine ilişkin değerlendirmesinde Memur-Sen’i hedef alan Demirel, masada imza atan sendikaların daha sonra yaşanan ekonomik kayıplar üzerinden Hakem Heyeti’ni sorumlu tutmasını eleştirdi.
Demirel, sendikal mücadelenin yalnızca basın açıklamaları veya protestolarla yürütülemeyeceğini belirterek, kamu çalışanlarının haklarının toplu sözleşme masasında savunulması gerektiğini söyledi.
Memur ve emeklilerin alım gücüne dikkat çekti
Ekonomik gelişmelerin özellikle kamu çalışanları ve emekliler üzerindeki etkisine dikkat çeken Demirel, mevcut ücret politikalarının hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını ileri sürdü.
Demirel; gerçek refah payı, seyyanen zam, enflasyon farkının aylık olarak ödenmesi ve gelir vergisi diliminin yüzde 15’te sabitlenmesi gibi düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini savundu.
“Taban aylıklar güncellenmeli”
Mehmet Demirel’in açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de memur ve memur emeklilerinin taban aylıkları oldu.
Demirel, kamu çalışanlarının ekonomik koşullar karşısında daha fazla zorlanmaması için taban aylıkların günümüz şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
Demirel’in açıklamaları, eylül ayı enflasyon verilerinin ardından kamu çalışanlarının maaşları ve toplu sözleşme sürecine ilişkin tartışmaların yeniden gündeme geldiği dönemde geldi. TÜİK’in açıkladığı verilere göre eylül ayında yıllık enflasyon yüzde 29,73, aylık enflasyon ise yüzde 1,84 olarak gerçekleşti.
Mehmet Demirel’in sosyal medya paylaşımının tam metni:
“Toplu sözleşme masasına yetkili sendika olarak oturanlar, hükümetin teklifine karşı hiçbir dirayet göstermemiştir. Memur-Sen toplu sözleşme masasına koşar adım gidip imza atarken, sokakta muhalefet eder gibi görünüyor. Masada hak arayamayıp teslim olanların, ardından sokakta muhalefet sendikası gibi şikâyet etmesi tam anlamıyla bir tiyatrodur, trajikomiktir. Basın bülteniyle, bina önü şovlarıyla sendikacılık yapılmaz; sendikacılık masada sonuç almaktır!
Memur-Sen marifeti ve manipülasyonu ile, 2026-2027 yıllarında memurun almış olduğu komik zammın faturasını kendine değil, Hakem Heyeti üyelerine kesti. Tabi ‘Memura saldırmak, suçlamak kolay’ diyerek kendi başarısızlıklarını örtbas etmeye çalışıyorlar. Hakem Kurulu’nun yapısını ve oradan ne karar çıkacağını herkes gibi onlar da çok iyi biliyordu. Süreci göz göre göre buraya devredip ardından kamuoyuna mağduriyet rolü oynamak tam bir akıl tutulmasıdır.
PEKİ BU KAVGADA KİM KAZANIYOR, KİM KAYBEDİYOR?
KAZANANLAR:
Sarı Sendika Bürokrasisi: Toplu sözleşme masasında sıfır çeken ancak her enflasyon sonrası ‘protesto’ şovu yaparak koltuklarını koruyan, aidat çarkını döndüren sözde yetkili yapılar.
Piyasa ve Rant Sahipleri: Enflasyon farkının geç ve eksik verilmesini fırsat bilip gıda, kira ve temel ihtiyaç maddelerine anında zam yapan kâr odakları.
KAYBEDENLER:
Memur ve Emekli: Masadaki imzanın bedelini çarşıda-pazarda cüzdanıyla ödeyen, her ay alım gücü biraz daha eriyen 5 milyonu aşkın kamu görevlisi ve emekli!
Sendikal Güven: Masada etkisiz kalan yapılar yüzünden memurun hak arama mücadelesine ve sendikalara olan inancı!
Okulların açılması, doğalgaz zamları ve fahiş kiralar karşısında sabit gelirlilerin tükenme noktasına geldiğini belirten Demirel, çözüm için gerçek refah payı, seyyanen zam, enflasyon farkının aylık ödenmesi ve gelir vergisi diliminin %15’e sabitlenmesi gerektiğini vurguladı.
Kamu çalışanları kendilerini masada satanları da, sahada kameralara oynayanları da çok iyi görüyor. Memur-Sen toplu sözleşme sürecinde kuzu kesilirken, almış olduğu komik zammın ardından suçu Hakem Heyeti üyelerine atarak aslan kesiliyor!.. Bu sahte kahramanlıkları ve günü kurtarma açıklamalarını artık kimse yutmuyor. Kamu çalışanlarının hakkı, masada teslim edilip sokakta tiyatro oynayarak aranamaz; gerçek çözüm kalıcı ve somut adımlarla masada sonuç almaktır.
Her defasında gündemde taban aylık düşüklüğünü ifade ediyorum. Sorun memur ve memur emeklisinin; çözümü ise taban aylık oranlarının günümüz koşullarına göre revize edilmesidir.”





