Haber: Mehmet OFLAZ
(İSTANBUL) - Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Şubat depremlerinde 148 kişinin yaşamını yitirdiği Hamidiye Sitesi'nin karar duruşmasında müteahhit Ahmet Kara'yı 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 21 yıl hapis cezasına çarptırırken, öte yandan kamu görevlilerinin de aralarında olduğu 15 sanığın beraatine karar verdi. Müşteki avukatları 'Adalet yerini bulana kadar mücadeleye devam edeceğiz' açıklamasını yaptı.
Kahramanmaraş'ta 6 Şubat 2023'teki depremlerde, Onikişubat ilçesi Şehit Abdullah Çavuş Mahallesi'ndeki Hamidiye Sitesi'nin 1A ve 1C bloklarının yıkılması sonucu 148 kişi yaşamını yitirdi, 6 kişi ise yaralandı.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, önce sitenin müteahhidi ve o dönem Kahramanmaraş Belediyesi Fen İşleri Müdürü olan Ahmet Kara, Hamidiye Konut Yapı Kooperatifi Başkanı Ali Kara ve yönetim kurulu üyeleri Telal Özdemir, Cahit Küçükönder, Oğuz Yenipınar, Cengiz Yürürdurmaz ve Selahittin Solacak hakkında, 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma' suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis istemiyle dava açtı. Ardından, binanın inşa aşamasında gerekli kontrol, izin ve onay işlemlerini yapan Kahramanmaraş Belediyesi'nde görevli Fahri Yiğitoğlu, Zeynel Abidin Şerefoğlu, Hacı Mehmet Güner, Veli Çiftaslan, Mehmet Dişçeken, Hülya Çelik, Mehmet Enver Erdal, Fatih Diş ve Çetin Hurşitoğlu hakkında da aynı suçtan dava açıldı; iki dosya daha sonra birleştirildi.
Başsavcılık 16 sanığa ceza istemişti...
Duruşma öncesinde Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, sunduğu esasa ilişkin mütalaada, kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu 16 sanık için 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 22 yıl 6'şar ay hapis cezası talep etmişti.
1'i tutuklu 16 sanığın yargılandığı davada, Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen duruşmada karar açıklandı. Duruşmaya depremde yakınlarını kaybedenler, tutuklu sanık Ahmet Kara, bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı.
'Sanıklara hakkımı helal etmiyorum'
Sanıklar, üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek beraat talebinde bulundu. Sanık avukatları ise esas hakkındaki mütalaayı kabul etmediklerini ifade etti. Müştekilerden Neslihan Kırmacı, 'Sanıklara hakkımı helal etmiyorum ve 'olası kastla' yargılanmalarını istiyorum' dedi. Müşteki avukatları da sanıkların 'olası kastla' yargılanmasını talep etti.
Müteahhide 21 yıl hapis cezası, 15 sanığa beraat kararı
Mahkeme heyeti, sanık Ahmet Kara'yı 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 21 yıl hapis cezasına çarptırdı.
Heyet, üzerlerine atılı suçlamalara ilişkin yeterli delil olmadığı gerekçesiyle tutuksuz sanıklar Ali Kara, Cahit Küçükönder, Cengiz Yürürdurmaz, Oğuz Yenipınar, Selahittin Solacak ve Telal Özdemir'in beraatine hükmetti. Birleşen dosyadaki kamu görevlileri Çetin Hurşitoğlu, Fahri Yiğitoğlu, Fatih Diş, Hacı Mehmet Güner, Hülya Çelik, Mehmet Dişçeken, Mehmet Enver Erdal, Veli Çiftaslan ve Zeynel Abidin Şerefoğlu'nun ayrı ayrı beraatine karar verildi.
'Adalet yerini bulana kadar mücadeleye devam edeceğiz'
Müşteki avukatı Feriha Cansu Aksoy, bir sanığa 21 yıl hapis cezası verilirken diğer tüm sanıklar hakkında beraat kararı verilmesinin hayal kırıklığı yarattığını belirterek, 'Kaybedilen canlar, bir depremde değil, kasıtlı ihmallerle, usulsüzlüklerle ve göz göre göre yaratılmış bir düzende kaybedilmiştir. 148 kişinin hayatını kaybettiği bir felaket karşısında bu nitelendirme biçimi; fiilin ağırlığı ile hukuki karşılığı arasındaki dengeyi bozmakta, cezaların caydırıcılığını ciddi biçimde zayıflatmakta, kamu vicdanında derin bir adaletsizlik algısı yaratmaktadır' diye konuştu.
Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğinin bu tür dosyalarda öngörülebilirlik kriterini sıradan taksir dosyalarından ayırdığını belirten Aksoy, özellikle teknik bilgiye sahip kişilerin deprem etkisi altında yapı davranışını öngörebileceğini, yönetmelik ihlallerinin sonuçlarını bilebileceğini ve yapısal zafiyetlerin yıkıma yol açabileceğinin farkında olması gerektiğini kaydetti. Hamidiye Sitesi dosyasında sanıkların yalnızca neticeyi öngörmekle kalmayıp bu sonucu göze aldığı ve kabullendiği sonucuna ulaşılması gerektiğini ifade eden Aksoy, istinaf başvurusunda davanın 'olası kastla' değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyacaklarını ve adalet yerini bulana kadar mücadeleye devam edeceklerini bildirdi.





