Haber: Mehmet OFLAZ

(ANKARA) - Gaziantep'te 6 Şubat depremlerinde 25 kişinin hayatını kaybettiği Gözde Apartmanı'nın 14'üncü duruşması görüldü. Duruşmada eski İslahiye Belediyesi Fen İşleri Müdürü İsmet Yaltırık'ın avukatı, 'Müvekkilimin sorumluluğu sadece kağıt üzerinde bir sorumluluktur. Bizim sorumluluğumuz en fazla görevi kötüye kullanmadır. Bu da zamanaşımına uğramıştır' dedi. Mahkeme, davayı 6 Ocak 2027'ye erteledi.

Gaziantep'in İslahiye ilçesindeki Gözde Apartmanı, 6 Şubat depremlerinde yıkılarak 25 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu.

İslahiye Cumhuriyet Başsavcılığı, önce müteahhit Seyfettin Kılıç, proje müellifi ve teknik uygulama sorumlusu Ali Şahin, zemin etüt raporunu hazırlayan jeoloji mühendisi Devrim Yıldırım ile raporu onaylayan firma yetkilileri İbrahim Çöçeli ve Kamil Çöçeli, ardından eski İslahiye Belediyesi Fen İşleri Müdürü İsmet Yaltırık hakkında 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan dava açtı.

İslahiye Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 14'üncü duruşmaya sanık İsmet Yaltırık ve taraf avukatları katıldı.

'AFAD, BAKANLIK VE BELEDİYE GÖREVLİLERİ CEZALANDIRILSIN'

Müdahil ailelerin avukatlarından Ahmet Ergin Sözen, Kahramanmaraş Arıkan Sitesi dosyasında gelen bilirkişi raporunu mahkemeye sunarak, 'AFAD, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile belediyeden sorumlu kişilerin cezalandırılması gerektiğini düşünmekteyiz' derken, bir diğer aile avukatı Öznur Serindağ da Arıkan Sitesi'ne dair raporun dikkate alınarak yeni bilirkişi raporu tanzimi için müzekkere yazılmasını talep etti.

'ÜZERİME ATILI SUÇLAMAYI KABUL ETMİYORUM'

Sanık İsmet Yaltırık, savunmasında 1989 yılında İslahiye Belediyesi Fen İşleri Birimi'nde çalışmaya başladığını belirterek, imar planı ve projelerin mevzuata uygunluğunun kontrol edildiğini, yapıların denetim ve malzeme kullanım sorumluluğunun ise fenni mesul ve projeyi yapana ait olduğunu söyledi. Yaltırık, suçlamayı kabul etmeyerek beraatini talep etti.

'MÜVEKKİLİMİN SORUMLULUĞU KAĞIT ÜZERİNDE'

Sanık avukatı da 'Belediye personeli olarak müvekkilimin sorumluluğu sadece kağıt üzerinde bir sorumluluktur. Yönetmelik değişince bunlar personelden alıp başkalarına verildi. Her şey bittikten sonra başvuru geldiğinde yönetmeliğe uygun mu şeklinde son aşamadakilere, örneğin yangın merdivenine bakılmaktadır. Bizim sorumluluğumuz en fazla görevi kötüye kullanmadır. Bu da zamanaşımına uğramıştır' diyerek Kahramanmaraş Penta Park Sitesi davasında kamu görevlilerine uygulanan zamanaşımını örnek gösterdi.

DURUŞMA 6 OCAK 2027 TARİHİNE ERTELENDİ

Mahkeme heyeti, sanık Kamil Çöçeli hakkında çıkarılan yakalama emrinin akıbetinin sorulmasına, sanıklara uygulanan adli kontrolün devamına karar vererek davayı 6 Ocak 2027'ye erteledi.

'DEPREM DOSYALARI GEREKEN CİDDİYETLE ELE ALINMIYOR'

Bakan Göktaş duyurdu: Dijital platformlara ve oyunlara yeni düzenlemeler geliyor
Bakan Göktaş duyurdu: Dijital platformlara ve oyunlara yeni düzenlemeler geliyor
İçeriği Görüntüle

Gözde Apartmanı davasını takip eden Çağdaş Hukukçular Derneği, süreci ANKA Haber Ajansı'na şöyle değerlendirdi:

'Kamu görevlileri yönünden birleştirilen dosyada, yalnızca bir kamu görevlisi hakkında düzenlenmiş iddianame bulunmasına rağmen, haklarında herhangi bir iddianame düzenlenmemiş diğer kamu görevlilerinin de sanık sıfatıyla yer aldığı görülmüştür. Nitekim yargılama heyeti de bu duruma dikkati çekmiş, haklarında iddianame bulunmayan kişilerin de sanık olarak gösterilmesini olağan karşılamayarak, durumun açıklığa kavuşturulması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığı ile yazışma yapılacağını belirtmiştir.

Bu husus, basit bir maddi hata olarak değerlendirilmemelidir. 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yılı aşkın bir süre geçmiş olmasına rağmen, böylesine ağır sonuçlar doğuran ve kamu görevlilerinin cezai sorumluluğunun tartışıldığı dosyalarda soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin halen bu derece özensiz yürütülmesi son derece düşündürücüdür. Üç yılın sonunda düzenlenen bir iddianamede dahi kimlerin sanık olduğu konusunda tereddüt yaratacak bir tablo ortaya çıkması, deprem dosyalarının gerektirdiği dikkat, özen ve ciddiyetle ele alınmadığını göstermektedir.

Binlerce insanın yaşamını yitirdiği bir felakete ilişkin ceza soruşturmalarında beklenen maddi gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması, sorumluluğu bulunan kişilerin eksiksiz biçimde tespit edilmesi ve yargılama makamının önüne usulen ve esasen tereddüde yer bırakmayacak bir dosya konulmasıdır.

Buna karşın, aradan geçen üç yıla rağmen daha yargılamanın başlangıcında 'hakkında iddianame düzenlenen kişi ile sanık olarak gösterilen kişilerin kimler olduğu' gibi temel bir hususun dahi mahkeme tarafından savcılığa sorulmak zorunda kalınması, deprem dosyalarının yürütülme biçimindeki özensizliği somut biçimde ortaya koymaktadır.'

Kaynak: ANKA