Gündem

DEVA Partisi Lideri Babacan: 'Dış müdahalelerle demokrasi inşa edilemez, savaş yalnızca kaosu derinleştirir'

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 'İsrail, Amerika Birleşik Devletleri'ni de yanına alarak İran'a saldırdı. Bu saldırı hukuksuzdur, Birleşmiş Milletler şartına aykırıdır. Savaşın bile hukuku vardır. Müzakere süreci devam ederken savaş diline başvurmak, bölgesel istikrarı doğrudan tehdit etmektir. Geçmiş tecrübelerimiz çok açık. Dış müdahalelerle demokrasi inşa edilemez. Savaş yalnızca kaosu derinleştirir. Biz açık ve net söylüyoruz: İran'a karşı başlatılan bu saldırıları şiddetle kınıyoruz' dedi.

(BURSA)- DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 'İsrail, Amerika Birleşik Devletleri'ni de yanına alarak İran'a saldırdı. Bu saldırı hukuksuzdur, Birleşmiş Milletler şartına aykırıdır. Savaşın bile hukuku vardır. Müzakere süreci devam ederken savaş diline başvurmak, bölgesel istikrarı doğrudan tehdit etmektir. Geçmiş tecrübelerimiz çok açık. Dış müdahalelerle demokrasi inşa edilemez. Savaş yalnızca kaosu derinleştirir. Biz açık ve net söylüyoruz: İran'a karşı başlatılan bu saldırıları şiddetle kınıyoruz' dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Bursa İl Başkanlığı'nın iftar programına katıldı. Burada Babacan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Babacan, Türkiye'de milyonlarca insanın iftar sofrasını kurarken cebine, cüzdanına bakmak zorunda kaldığını söyledi. Babacan, 'Emekli hesap yapıyor, asgari ücretli hesap yapıyor, gençler hesap yapıyor. Çünkü hayat pahalı. Çünkü mutfakta yangın var. Çünkü geçim zor, çok zor. Bakın rakamlar açık. OECD verilerine göre Türkiye bugün en yüksek enflasyona sahip ülkelerden birisi. Ne yazık ki mevcut iktidar bir türlü bu sorunu çözemedi. Olmadı. Beceremiyorlar' ifadelerini kullandı. 

'Dış müdahalelerle demokrasi inşa edilemez, savaş yalnızca kaosu derinleştirir'

Babacan, ABD ve İsrail'in İran'a karşı devam eden saldırılarına ilişkin, şunları söyledi:

'Ateş gittikçe genişliyor. İsrail, Amerika Birleşik Devletleri'ni de yanına alarak İran'a saldırdı. Bu saldırı hukuksuzdur, Birleşmiş Milletler şartına aykırıdır. Savaşın bile hukuku vardır. Müzakere süreci devam ederken savaş diline başvurmak, bölgesel istikrarı doğrudan tehdit etmektir. Geçmiş tecrübelerimiz çok açık. Dış müdahalelerle demokrasi inşa edilemez. Savaş yalnızca kaosu derinleştirir. Biz açık ve net söylüyoruz: İran'a karşı başlatılan bu saldırıları şiddetle kınıyoruz. Ancak sonrasında İran'ın Körfez'deki pek çok ülkeyi hedef almasını da doğru bulmadığımızı söylüyoruz.

'Sakın ola bizi başkalarıyla karıştırmayın, sakın ha gücümüzü test etmeye falan kalkmayın'

Bölgeyi ateşe atacak, daha fazla masum insanın ölümüne yol açacak hesapların karşısında durmak zorundayız. Türkiye'nin yeri diplomasinin, sağduyunun ve uluslararası hukukun yanıdır. Hem krizleri önlemede hem de diplomasi kanallarını işletmede aktif ve hazırlıklı olmak zorundayız. Ama şunu da ekleyelim: Sosyal medyada birileri şimdiden Türkiye'ye parmak sallamaya başlamış. 'Bir sonraki hedef Türkiye' diyorlar. Bunlar hâlâ anlamadılar. Ben şimdi onlara sesleniyorum. Siz Türkiye Cumhuriyeti'ni ne sanıyorsunuz Allah aşkına ya? Sakın ola bizi başkalarıyla karıştırmayın. Sakın ha gücümüzü test etmeye falan kalkmayın.'