(ANKARA) - Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), mayıs ayı Ücret Kayıpları İzleme Raporu'nu açıkladı. Raporda, 'Enflasyon ve gelir vergisi adaletsizliği nedeniyle işçi sınıfının 607 milyar 153 milyon liralık ücreti erimiştir. Enflasyon işçi sınıfını yoksullaştıran bir emme basma tulumbadır' denildi.
DİSK-AR, mayıs ayı Ücret Kayıpları İzleme Raporu'nu yayımladı. Buna göre, ortalama kayıtlı işçi ücretlerinde yılın dördüncü ayına bakıldığında vergi ve enflasyonun 16,6 milyon işçinin birikimli toplam kaybı en az 607,2 milyar TL olarak gerçekleşti.
DİSK-AR, raporunda şu ifadelere yer verdi:
'Yüksek enflasyon ile adaletsiz vergi ve kesintiler işçi ücretlerini eritmeye devam ediyor! Yılın dördüncü ayında enflasyonun sadece sigortalı işçi ücretlerine birikimli toplam faturası 310,9 milyar TL! Gelir ve damga vergilerinin toplam faturası ise 296,3 milyar TL oldu! İşçilerin birikimli toplam enflasyon ve vergi kaybı, 2025'in ilk dört ayına göre yüzde 42,9 arttı! İşçiler Nisan 2026'nın en az 11 gününü vergi, kesinti ve enflasyona çalıştı! Ortalama işçi ücretinin vergi ve enflasyon kaybı (kesinti hariç) 12.751 TL olarak gerçekleşti! Asgari ücret yılın dördüncü ayında 4.110 TL kaybetti! Nisan 2026'da asgari ücretin 1,5 katı ücretlerin yüzde 31,3'ü, 2 katı ücretlerin yüzde 35,4'ü, 2,5 katı ücretlerin yüzde 38'i ve 3 katı ücretlerin yüzde 38,8'i vergi, kesinti ve enflasyon sebebiyle eridi!
Enflasyon ve adaletsiz gelir vergisi sistemi işçilerin net harcanabilir ücretlerinde ciddi erimelere yol açıyor. İşçi ücretlerindeki kayıplar tekil, bireysel bazda olduğu gibi toplam ve birikimli olarak da devasa boyutlara ulaştı. Sadece SGK kapsamındaki işçileri (16,6 milyon) kapsayan araştırmamıza göre bir yandan enflasyon öte yandan artan gelir vergisi yükü nedeniyle harcanabilir gerçek (reel) ücretlerdeki erozyon 2026'nın üçüncü ayında da hızla devam ediyor.'
'2026 gelir vergisi tarife dilimlerinin yine bilinçli olarak az artırılması sonucu işçilerin kaybı büyüyecek'
Ücretlerin yaşadığı erimenin en büyük sebeplerinden birinin gelir vergisi olduğu kaydedilen raporda, 'Örneğin 2025 yılının ilk yarısı 48 bin 210 TL, Temmuz-Eylül 2025'te 51 bin 49 TL ve Ekim-Aralık 2025'te 50 bin 380 TL brüt ücreti olduğunu kabul ettiğimiz bir işçi (sigortalılar için SGK verilerine göre ortalama ücret) Ocak 2025'te 3 bin TL gelir ve damga vergisi öderken eylül ayı itibarıyla bu miktar 7 bin 557 TL oldu. İşçi başına gelir ile damga vergisi ve kesinti (sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası primleri) toplamı Ocak 2025'te 10 bin 231 TL iken Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık 2025'te 14 bin 883 TL olarak gerçekleşti. Önceki raporumuzda da ortaya koyduğumuz gibi 2025 yılında sigortalı işçilerin ücretinin birikimli toplam kaybı 2,5 trilyon TL'yi aştı. 2026 gelir vergisi tarife dilimlerinin yine bilinçli olarak az artırılması sonucu işçilerin kaybı büyüyecek. Bunun yanında devam eden yüksek enflasyon işçilerin ücretlerini aşındırmaya devam edecek' denildi.
Ocak, Şubat, Mart ve Nisan 2026 itibarıyla ortalama işçi ücretinin brüt giydirilmiş olarak 63 bin 598 TL olarak esas alındığı belirtilen raporda, şunlar kaydedildi:
'Bu ücret düzeyindeki vergi ve kesinti yükü daha yılın dördüncü ayında ücretin ikinci vergi dilimine girmesiyle 14 bin 981 TL olarak gerçekleşti. Nisan 2026'daki yüzde 14,64 oranındaki dört aylık enflasyon da hesaba katıldığında ortalama işçi ücreti 7 bin 310 TL daha gerilemektedir. Böylece işçinin 63 bin 598 TL'lik brüt ücreti yılın dördüncü ayında 22 bin 290 TL kayıp yaşadı. Toplam kayıp ise çok daha ürkütücü boyutlarda. Sadece sigortalı işçilerin dört aylık enflasyon kaybı Nisan 2026'da birikimli toplam (tüm sigortalı işçiler için) 310,9 milyar TL'ye ulaşırken vergi kaynaklı birikimli toplam erime 296,3 milyar TL oldu. Böylece ortalama kayıtlı işçi ücretlerini esas alarak yaptığımız hesaplamaya göre yılın dördüncü ayında vergi ve enflasyonun 16,6 milyon işçiye birikimli toplam kaybı en az 607,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Araştırma kapsamında incelediğimiz vergi yüküne dolaylı vergiler (tüketim vergileri) dahil değildir. Tüketimden alınan vergiler alım gücünü eriten ve enflasyonu artıran bir diğer faktördür.
'Adaletsiz vergi sistemi gelir eşitsizliğini daha da derinleştirmekte ve ücret gelirleri üzerindeki yükü artırmaktadır'
Daha yılın dördüncü ayında birikimli olarak 607,2 milyar TL'yi aşan bu erime işçilerden varlıklı kesimlere ciddi bir gelir transferi anlamına geliyor. Enflasyon ve gelir vergisi adaletsizliği nedeniyle işçi sınıfının 607 milyar 153 milyon liralık ücreti erimiştir. Enflasyon işçi sınıfını yoksullaştıran bir emme basma tulumbadır. İşçilerden alıp zenginlere kaynak aktarmaktadır. Öte yandan adaletsiz vergi sistemi gelir eşitsizliğini daha da derinleştirmekte ve ücret gelirleri üzerindeki yükü artırmaktadır. Günün sonunda işçilerin harcanabilir net gerçek (reel) ücretleri hızla erimektedir.'





