(TBMM) - TBMM Dışişleri Komisyonu Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Alt Komisyonu'nda sunum yapan Diyanet İşleri Başkanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Ensari Yentürk, yurt dışındaki 2 bin 430 personel, eğitim ve yardım faaliyetleri hakkında bilgi verdi; devlet bütçesinden harcama yapılmadığını, programların büyük ölçüde vakıflar tarafından finanse edildiğini vurguladı. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca da kurum içi liyakat tartışmalarına ilişkin,  'Bu kurumda torpilin ve liyakatsizliğin hiçbir şekilde yeri olmaması gerektiğini çok iyi biliyoruz' dedi.

TBMM Dışişleri Komisyonu Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Alt Komisyonu AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısında Diyanet İşleri Başkanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Ensari Yentürk, 'Diyanet İşleri Başkanlığının Yurt Dışı Faaliyetleri' konusunda sunum yaptı. 

Yurt dışındaki personel sayısı hakkında bilgi veren Yentürk, 77 kadrolu din hizmetleri müşaviri, 54 din hizmetleri ataşesi, bin 510 uzun süreli, 290 kısa süreli din görevlisi, 500 sözleşmeli personel, 5 daire başkanı, uzmanlar ve memurlarla birlikte toplamda yurt dışı personel sayısının 2 bin 430, merkez personel sayısının ise 77 olduğunu belirtti.

Eğitim faaliyetleri hakkında ise Yentürk, en büyük destekçilerinin Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) olduğunu söyledi. Yentürk, 'Uluslararası Anadolu İmam- Hatip Lisesi programı ile yurt dışındaki dindaşlarımızdan talep olması halinde imam hatip lisesi tedrisatı yapılmaktadır. Bu program İstanbul, Ankara, Konya, Kayseri, Eskişehir gibi illerde sürdürülmektedir' dedi.  Uluslararası İlahiyat Programı ile ise, 2006 yılından bu yana 15 ülkeden bin 243 öğrencinin mezun olduğunu belirten Yentürk, '11 ülkede 323 Uluslararası İlahiyat Programı mezunu sözleşmeli personel görev yapmaktadır' dedi. Yentürk, Uluslararası İlahiyat Lisans Programı ile ise 1992 yılından bu yaba bin 340 lisans ve 392 lisansüstü öğrenci mezun edildiğini söyledi. 

Değerler Eğitimi ve Erdemli Gençlik Programı hakkında da bilgi veren Yentürk, 'Program 2012 yılında başlamıştır. Yurt dışında yaşayan 13-17 ve 18-25 yaş grubu öğrencilere yönelik yaklaşık iki hafta süren eğitim kampı düzenlenmektedir. Son 6 yılda toplamda 5 bin 346 öğrenci bu programdan faydalanmıştır' dedi. Yentürk, bu programın yurtdışındaki vakıflar tarafından finanse edildiğini devlet bütçesinden harcama yapılmadığını söyledi. 

Düzenli olarak 'İslamafobi Raporu' yazıldığını belirten Yentürk, 2023 yılında 'İslamafobi Rapor'nda bin 463 olay incelendiğini belirterek, verilere göre 2023 yılında islamafobik olayların neredeyse iki katına çıktığını belirtti. Raporların henüz kamuoyu ile paylaşılmadığını belirten Yentürk, 'Türkiye'de ve dünyada misyonerlik', 'Siyonizm, antisemitizm ve islam karşıtlığı kıskacında 7 Ekim sonrası Filistin/Gazze soykırımı', 'Koşer ve dünya genelinde Koşer ekonomisi' gibi tematik raporlar da hazırlandığını söyledi.

'Yurt dışındaki bazı camilere maddi destek sağladık'

Yardım faaliyetlerine de değinen Yentürk, 2025 yılı ramazan ayında çeşitli ülkelere 17 bin 970 kıyafet yardımı, 177 bin 21 gıda paketi, 300 binin üzerinde ise iftar yemeği verildiğini söyledi. Özellikle Afrika ülkelerinde açılan su kuyularına ilişkin bilgi veren Yentürk, şunları söyledi:

'TDV işbirliği ile maddi zorluklar nedeniyle su çıkarılamayan bölgelerde su kuyusu açılıyor. Bunların 2015'ten bu yana 41 ülkedeki sayısı bin 450'yi bulmuştur. Bize de zaman zaman itirazlar geliyor. Diyanet Vakfı'nın açmış olduğu kuyuların pahalı olduğuna dair. Belki bunlara kuyu demek bile doğru değil çünkü biz çok muntazam ve teknolojik anlamda uzun ömürlü gerçekleştiriyoruz.'

Yentürk, yurt dışında yapılan bazı camilerin işbirlikleri ve hayırseverler aracılığı ile yapıldığını, ancak bazı durumlarda kendilerinin de maddi destek sağladıklarını belirtti.  

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca, Avrupa'da din hizmetlerinin yürütülmesinde yalnızca personel kısıtlamaları değil, vize ve akreditasyon sorunlarının yanı sıra finansman alanında da ciddi sıkıntılar yaşandığını belirtti. Bazı ülkelerde din görevlisi gönderilmesine doğrudan engel getirilmese de vize süreçlerinin zorlaştırıldığını ifade eden Karaca, İsveç, Norveç, Belçika'nın Flaman bölgesi ve Almanya gibi ülkelerde farklı gerekçelerle başvuruların reddedilebildiğini söyledi. Bu sorunların çözümü için Dışişleri Bakanlığı ile koordinasyon halinde temasların sürdüğünü kaydeden Karaca, Almanya özelinde de yetkililerle görüşmeler yapıldığını aktardı.

Karaca, yurt dışı teşkilatında görev yapan müşavir ve ataşelere ilişkin akreditasyon sorunlarına da dikkati çekerek, bazı ülkelerde kadro bulunmasına rağmen akreditasyon verilmediğini ya da atanan isimlerin kabul edilmediğini dile getirdi. Finansman konusuna ilişkin ise Karaca, Avrupa'da tüm ekonomik hareketlerin sıkı denetim altında olduğunu vurgulayan Karaca, 'Bizim vakıflarımızın hiçbirisinde finansal anlamda asla bir problem söz konusu değil. Yurt dışında bir sivil toplum kuruluşunu kurup sürdürebilmeniz için birden fazla denetim mekanizmasının onayından geçmeniz gerekir' dedi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Kara Kuvvetleri ihalelerine yönelik soruşturmada 19 kişi hakkında kamu davası açtı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Kara Kuvvetleri ihalelerine yönelik soruşturmada 19 kişi hakkında kamu davası açtı
İçeriği Görüntüle

Buna rağmen bazı ülkelerde sorunlar yaşandığını belirten Karaca, 'Yıllık mali bilançolarınız ilgili departmanlar tarafından kontrol edilir, onaylanır, ondan sonra faaliyetlerinize izin verilir. Buna rağmen, bazı ülkelerde vakıflarımızın hesaplarının bloke edilmesi, para transferlerinin engellenmesi, belli rakamın üzerine çıkan transferler, havaleler söz konusu olduğunda her ne gerekçeyle olursa olsun bu transferlerin kesinlikle engellenmesi, buna izin verilmemesi ve benzeri sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu anlamda da tabii ki bütün şeffaflığına rağmen, bütün denetim mekanizmalarının tamamından onay alıp legal bir şekilde faaliyet yapmalarına rağmen STK'lerimizin yaşadığı bu finansal konulardaki sıkıntıların çözümü için biz
sizlerden destek bekliyoruz işin açıkçası' dedi.

'Bu kurumda torpilin ve liyakatsizliğin hiçbir şekilde yeri olmaması gerektiğini çok iyi biliyoruz'

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer'in Diyanet teşkilatında 'liyakat ve torpil' iddialarına ilişkin sorusunu yanıtlayan Fatih Mehmet Karaca, kurumda bu yönde eleştiriler bulunduğunu, ancak iddiaların genelleştirilemeyeceğini söyledi. Karaca, 'Araştırmalarda kurumda torpil ve liyakat konusunda rahatsızlık olduğu ifade ediliyor. Ancak bir yerlere gelemeyen, kurumların belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde başarılı olamayan kişilerin, aynaya bakmadan bu tür iddialarda bulunduğunu düşünüyorum' dedi.

Diyanet'in bir din kurumu olduğuna dikkati çeken Karaca, 'Bu kurumda torpilin ve liyakatsizliğin hiçbir şekilde yeri olmaması gerektiğini çok iyi biliyoruz' ifadelerini kullandı. Kurum içinde farklı taleplerin ve algıların oluşabildiğini de kabul eden Karaca, 'Bu kanaatin oluşmasına sebebiyet verenler de maalesef yine bizim arkadaşlarımız' ifadelerini kullandı.

Kaynak: ANKA