Haber: Ahmet ÜN - Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN

(DİYARBAKIR) -
Diyarbakır Barosu Başkanı Abdulkadir Güleç, 'Son dönemde hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmayan uygulamaların artması; yargıya olan güveni derinden sarsmaktadır. Siyasi etkiler altında olduğu izlenimi doğuran kararlar, anayasal hakların ihlal edilmesi ve keyfi uygulamalar hukuk güvenliğini ortadan kaldırmaktadır' dedi.

Diyarbakır Barosu, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla adliye önünde açıklama yaptı. Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç'in yaptığı açıklamada, avukatların sorunu ve hukuk alanında yaşanan problemlere ilişkin değerlendirmede bulundu.

Konuşmasına eski Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'yi anarak başlayan Güleç, 'Ne yazık ki bu yıl da Avukatlar Günü'nü; savunma hakkının, hak arama özgürlüğünün ve baroların kurumsal varlığının baskı altına alınmaya çalışıldığı, yargının bağımsızlığına yönelik kaygıların arttığı bir ortamda karşılıyoruz. Her 5 Nisan'da olduğu gibi bugün de bir hukuk örgütü olmanın sorumluluğuyla; mesleğimizin sorunlarına, yargı sistemindeki aksaklıklara ve toplumsal adalet taleplerine dikkat çekiyoruz' dedi.

Savunmanın bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü için sorumlulukların farkında olduklarını dile getiren Güleç, şöyle devam etti:

'Avukatlar yalnızca bireylerin değil; hukukun üstünlüğünün, adil yargılanma hakkının ve demokratik toplum düzeninin de teminatıdır. Ancak bugün, hukuk devleti ilkesinin aşındığı; yargı bağımsızlığının zedelendiği, savunma makamının sistematik baskılarla karşı karşıya bırakıldığı bir süreçten geçilmektedir. Avukatlık mesleğinin bağımsız icrası, hem Avukatlık Kanunu hem de Anayasa ile güvence altındadır. Baroların özerk yapısı ise demokratik toplum düzeninin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Son dönemde hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmayan uygulamaların artması; yargıya olan güveni derinden sarsmaktadır. Siyasi etkiler altında olduğu izlenimi doğuran kararlar, anayasal hakların ihlal edilmesi ve keyfi uygulamalar hukuk güvenliğini ortadan kaldırmaktadır.'

'Bu süreçte doğrudan siyasi sonuçlar doğuran işlemleri nedeniyle, yargının siyasi saiklerle hareket etmeye zorlandığı izlenimi doğuran, kişilerin ve avukatların ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı gibi anayasal haklarını açıkça ihlal eden gelişmeler yaşanmaktadır' diyen Güleç, 'Mahkemelerin, hukukun temel ilkelerine ve yerleşik içtihada aykırı şekilde verdiği kararlar, yurttaşların hukuka olan güvenini derinden sarsmaktadır. Bu gelişmeler, yargının siyasi çatışma ve çekişmelerin etkisine açık hale getirildiği, hukuk güvenliğinin ortadan kalktığı ve keyfî uygulamaların olağanlaştığı bir sürecin parçası olarak görülmektedir. Avukatlar olarak, hukuka aykırı süreçlere karşı hukukun üstünlüğünü, adil yargılanma hakkını ve savunma özgürlüğünü koruma mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz, sürdüreceğiz' ifadelerini kullandı.

'Meslektaşlarımız yalnızca hukuki baskılarla değil; ağır ekonomik ve sosyal koşullarla da mücadele etmektedir'

Avukatlar olarak bu tablo karşısında susmayacaklarına dikkat çeken Güleç, şunları kaydetti:

TGC, TGS, TÜRKYAYBİR, TYS, PEN Türkiye, DİSK Basın-İş ve ÇGD: Tutuklu gazeteciler serbest bırakılmalıdır; halkın haber alma hakkı önündeki engeller kaldırılmalıdır
TGC, TGS, TÜRKYAYBİR, TYS, PEN Türkiye, DİSK Basın-İş ve ÇGD: Tutuklu gazeteciler serbest bırakılmalıdır; halkın haber alma hakkı önündeki engeller kaldırılmalıdır
İçeriği Görüntüle

'Hukukun üstünlüğünü, savunma hakkını ve adil yargılanma ilkesini savunmaya devam edeceğiz. Öte yandan meslektaşlarımız yalnızca hukuki baskılarla değil; ağır ekonomik ve sosyal koşullarla da mücadele etmektedir. Özellikle genç avukatlar, plansız şekilde açılan hukuk fakülteleri ve adaletsiz kaynak dağılımı nedeniyle ciddi bir geçim mücadelesi içindedir. Özellikle mesleğin ilk yıllarında bulunan genç avukatlar, plansız ve öngörüsüz biçimde açılan hukuk fakültelerinin yarattığı yığılma ve kamu kaynaklarının adaletsiz dağılımı nedeniyle derin bir ekonomik çıkmazın içine sürüklenmektedir. Bugün ekonomik güvenceden yoksun bırakılan stajyer avukatlar, ayrıcalık değil eşitlik talep eden kamu avukatları ve her kıdemden serbest çalışan meslektaşlarımız ciddi bir gelecek kaygısı yaşamaktadır. Bu tablo yalnızca avukatları değil, doğrudan savunma makamını zayıflatmakta; savunmanın zayıfladığı bir yerde ise adil yargılanma hakkı fiilen ortadan kalkmaktadır.'

 

Kaynak: ANKA