Zafer Partisi: 'İsrail-ABD'nin düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden 153 kız çocuğu tüm bölge coğrafyasının ortak utancıdır'
Zafer Partisi: 'İsrail-ABD'nin düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden 153 kız çocuğu tüm bölge coğrafyasının ortak utancıdır'
İçeriği Görüntüle

Haber: Mehmet Mucahit CEYLAN

(DİYARBAKIR) - Diyarbakır Emek ve Demokrasi Platformu, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin 'Bölge halklarını daha büyük bir yıkıma sürükleyecek her türlü askeri müdahaleye karşı olduğumuzu açıkça ilan ediyoruz. Tutumumuz yalnızca dış müdahalelere karşı çıkmakla sınırlı değildir. İran'da başta Kürt halkı olmak üzere farklı kimlik ve inançlara yönelik baskı, katliam ve ayrımcılık politikalarıyla iktidarını sürdüren Molla rejimini de kabul etmiyoruz' açıklamasını yaptı.

Diyarbakır Emek ve Demokrasi Platformu, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin 'Ne katil, tekçi rejimler ne de emperyalist müdahaleler, yaşasın halkların özgür yaşam iradesi' başlığıyla basın toplantısı düzenledi. DİSK'e bağlı Genel İş 2 No'lu Şube Eş Başkanı Sebahat Sever, şunları söyledi:

'Emek Demokrasi Platformu olarak, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını ve Orta Doğu'da giderek derinleşen savaş ortamını kaygıyla takip ediyoruz. Bölge halklarını daha büyük bir yıkıma sürükleyecek her türlü askeri müdahaleye karşı olduğumuzu açıkça ilan ediyoruz.

Orta Doğu, uzun yıllardır emperyalist müdahalelerin, vekâlet savaşlarının ve bölgesel güç mücadelelerinin sahası haline getirilmiştir. Başta Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail olmak üzere yürütülen saldırgan politikalar, bölge halklarına barış ve güvenlik değil; yoksulluk, istikrarsızlık ve ölüm getirmektedir.

'Molla rejimini de kabul etmiyoruz'

Ancak tutumumuz yalnızca dış müdahalelere karşı çıkmakla sınırlı değildir. İran'da başta Kürt halkı olmak üzere farklı kimlik ve inançlara yönelik baskı, katliam ve ayrımcılık politikalarıyla iktidarını sürdüren Molla rejimini de kabul etmiyoruz. Halkların demokratik taleplerini bastıran, kadınların özgürlük mücadelesini şiddetle karşılayan, emekçilerin hak arayışını suç sayan bir yönetim anlayışı ne bölge halklarına ne de insanlığa bir gelecek sunabilir.

Savaş politikaları en ağır bedeli sivillere ödetmektedir. Bombardımanlar, yaptırımlar ve silahlanma yarışı; çocukların, kadınların, emekçilerin yaşam hakkını tehdit etmektedir. Savaşlar halklar arasında düşmanlık duygularını derinleştirmekte, birlikte yaşama umudunu zayıflatmaktadır. Aynı zamanda ekolojik yıkımı hızlandırmakta; su kaynaklarını, tarım alanlarını ve yaşam alanlarını geri dönülmez biçimde tahrip etmektedir.'

'Çözüm demokratik ve eşit bir toplumsal sistem'

Bizler Emek Demokrasi Platformu olarak biliyoruz ki Orta Doğu'nun gerçek ve kalıcı çözümü ne emperyalist müdahalelerde ne de tekçi, otoriter rejimlerin baskı politikalarındadır. Çözüm; halkların eşit, özgür ve demokratik bir düzen içinde bir arada yaşayabildiği, inanç ve kimliklerin güvence altına alındığı, kadınların ve emekçilerin haklarının tanındığı bir toplumsal sistemin inşasındadır.

Sorunların çözümünün savaş, çatışma politikalarında değil, demokratik siyasette, barış politikalarında ısrar etmekte ve halkların kendi kendini yönettiği bir sistemde olduğuna inanıyoruz.

Tüm bölge halklarını savaşa, işgale ve baskı politikalarına karşı ortak bir barış mücadelesinde buluşmaya çağırıyoruz. Emperyalizme, militarizme ve otoriterliğe karşı; eşitlikten, özgürlükten ve demokrasiden yana tutum almaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.'

Kaynak: ANKA