Haber: Mehmet Mucahit CEYLAN

(DİYARBAKIR) - Diyarbakır'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, İstasyon Meydanı'nda binlerce kişinin katılımıyla halaylarla kutlandı. Programda konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, 'Barış ve demokratik toplum sürecinin üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçti. En eksik olan şeyi konuşalım değerli halkımız. En eksik olan şey hukuk. Devletin 'Terörsüz Türkiye' söylemi sadece Kürt Mahallesi'nde bırakıyor bu süreci. Çıkaralım oradan' dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ise 'İşçiler Türkiye'de açlık sınırında, güvencesiz ve yaşam mücadelesi veriyor' diyerek çalışma koşullarına dikkat çekti.

Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde İstasyon Meydanı'nda düzenlenen 1 Mayıs programına Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, ilçe belediye eşbaşkanları, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile işçi sendikaları katıldı.

Programda bir dakikalık saygı duruşu yapıldığı sırada polis müdahalede bulunarak müziğin sesini açtı. Bu müdahale üzerine tertip komitesi ile polis arasında kısa süreli gerginlik yaşandı.

Uçar: 'Saygı duruşunu yarım bıraktırdılar'

DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, yaşananlara tepki göstererek şunları söyledi:

'Bakın, saygı duruşunda dururken tahammül edemediler. Saygı duruşunu yarım bıraktırdılar bize. Ben soruyorum buradan, emekçiler, işçiler mücadelesini yarım bırakır mı? Kürt halkı mücadelesini yarım bırakır mı? Şehitlerimizi bir gün unutur muyuz? Unutmayacağız. Bugün barışı ve demokratik toplum tartıştığımız bu süreçte saygı duruşumuza, getirdiğimiz değerleri almamıza tahammül edemeyenlere tek bir sözümüz var. 100 yıl aşkındır kriminal hale getirdiniz. Kürt halkını, emek mücadelesini kriminal olan bugün sizsiniz.'

Uçar, emek ve demokrasi mücadelesinin ortak yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak şöyle devam etti:

'Ve biliyoruz kurtuluş birlikte kurtuluş, ayrım yapmadan hep birlikte kadınıyla, genciyle, Türk'üyle, Kürt'üyle, Alevi'siyle, Sünni'siyle bu ülkede emek mücadelesine, bu ülkede dayatılan savaşa söz söyleyen kim var? Bunun önünde durmak için fikrini ortaya koyan, bunun paradigmasını üreten, bunun mücadelesini veren kim var? Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan. Onun etrafında kenetlenen demokrasi güçleri, emek güçleri.'

'En eksik olan şey hukuk'

Barış ve demokratik toplum sürecinin üzerinden bir yılı aşkın süre geçtiğine işaret eden Uçar, 'En eksik olan şeyi konuşalım değerli halkımız. En eksik olan şey hukuk. Barış ve demokratik toplum sürecinin bir hukuka bağlanması sadece bugün Kürt halkını ilgilendiren bir mesele de değil. Orta Doğu'daki 3. Dünya Savaşı sadece Kürt halkını mı ilgilendiriyor? Tam tersine bütün Türkiye halklarına ileride gelebilecek bir şiddet kasırgası olarak önümüzde duruyor. Biz de diyoruz ki barış ve demokratik toplum sürecini hep birlikte sahiplenelim.'

Uçar, 'Terörsüz Türkiye' söylemine de değinerek şöyle konuştu:

'Devletin tırnak içinde ifade ediyorum, 'Terörsüz Türkiye' söylemi sadece Kürt Mahallesi'nde bırakıyor bu süreci. Çıkaralım oradan. Barış ve demokratik toplum süreci derken emeğin özgürlüğe ihtiyacı var. İşçilerin, emekçilerin adil ve eşit bir sistemde yaşayabilmesi için kalıcı bir barışa ihtiyacı var. Artık merminin, bombanın kaç fiyat olduğunu soran politikacılara değil, barışın hukukunun, barışın yasalarının nasıl kurulacağına kafa yoran politikacılara ihtiyacımız var.

Kısmen yol aldık. Savaşın yerine barışın konulabileceğine, 100 yıldır inkar edilen Kürtlerin bu ülkenin hukukunda, yasasında tanınabileceği, emeği sömürülen emekçilerin emeğinin değerli kılınabileceği bir süreç olarak adını koyduk. Ve biliyoruz ki emekçiler olmadan bu süreç tamamlanamaz. Kadınlar olmadan bu süreç tamamlanamaz. Gençler olmadan bu süreç tamamlanamaz. Devletlerin ve iktidarların elindeki en büyük araç parçalayarak yönetmektir. İşte demokratik toplum süreci diyor ki: 'Parçalanma zamanı değil, kom olma zamanı, komün olma zamanı, kendi hayatımızla ilgili tartışmaları, kendi geleceğimizle ilgili yol haritasını inşa etme zamanıdır'.'

Tanrıkulu: 'İşçiler Türkiye'de açlık sınırında'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ise Türkiye'deki çalışma koşullarına dikkat çekerek şunları söyledi:

'Bugün 1 Mayıs, işçiler, emekçiler sadece Diyarbakır'da değil, Türkiye'nin bütün meydanlarında 1 Mayıs'ı kutluyorlar ama aynı zamanda hesap soruyorlar. İşçiler Türkiye'de ölüyorlar, yaşamıyorlar, açlar, açlık sınırındalar. Çalışabilen işçiler sendikasız, güvencesiz, asgari ücret ölüm sınırında neredeyse, açlık sınırının da altında. İş güvencesi yok. Madenlerde işçiler ölüyor, ücretlerini alamıyorlar. Böyle bir ortamda 1 Mayıs'ı kutluyoruz.'

Tanrıkulu, 1 Mayıs'ın tarihsel önemine vurgu yaparak şöyle devam etti:

'1 Mayıs büyük bedellerle bugünlere geldi. Biz 1 Mayıs'ı gerçek anlamda emekçinin, emeğin bayramı yapmak için birlikte mücadele için buradayız. Dayanışma içerisindeyiz. Bütün emekçilerin, çalışanların, çalışmayanların, bedel ödeyenlerin, herkesin 1 Mayıs'ını kutluyorum.'

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü... Ankara'da binlerce vatandaşın katılımıyla kutlandı
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü... Ankara'da binlerce vatandaşın katılımıyla kutlandı
İçeriği Görüntüle

Konuşmaların ardından alanda toplanan binlerce işçi, düzenlenen konser eşliğinde halay çekerek 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutladı.

Kaynak: ANKA