(ANKARA) - Devlet Memurları Konfederasyonu, ek zam ve 3600 ek gösterge talebiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde eylem yaptı. Konfederasyon Genel Başkan Yardımcısı Ümit Demirel, 'Bugün buradayız, yarın da burada olacağız. Ta ki memurlar ve emeklileri yoksulluk sınırının üzerinde ücret alana, 3600 ek gösterge sözü yerine getirilene, seyyanen zam emekliye yansıtılana, sözlü sınav adaletsizliği sona erene, kamu çalışanının emeği hak ettiği değeri bulana kadar mücadelemiz sürecek' dedi.
Devlet Memurları Konfederasyonu (DMK) üyeleri, 'ek zam ve 3600 ek gösterge' talebiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakalığı önünde bir araya geldi. 'Memura verilen sözler tutulsun', 'Adil ücret, onurlu yaşam', 'Memursun dediler, kız vermediler', 'Geçim kalmadı, ay sonu gelmiyor', 'Görev sizin, söz sizin' sloganlarının atıldığı eylemde açıklama yapan Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Ümit Demirel, şunları söyledi:
'Bugün burada; bordrosuna baktığında emeğini değil eriyen alım gücünü gören memurun, emekli aylığıyla ay sonunu getirmeye çalışan kamu görevlisinin, mutfak masrafını kısmak zorunda kalan ailenin, çocuğunun geleceği için kaygılanan anne ve babanın sesi olmak için bir aradayız. Bu meydanda yükselen ses, sadece bir sendikanın sesi değildir. Bu ses; kamu hizmetini ayakta tutanların sesidir. Bu ses; okulda, üniversitede, hastanede, adliyede, askeriyede, emniyette, bakanlıkta, müdürlükte, sahada ve masada görev yapanların sesidir. Bu ses; yıllarca devlete emek vermiş ama bugün geçim derdiyle sınanan emeklilerin sesidir.
'KAMU ÇALIŞANI YOKSULLUĞA RAZI DEĞİLDİR'
Bugün buradan bütün Türkiye'ye açık ve net biçimde ilan ediyoruz: Kamu çalışanı yoksulluğa razı değildir. Emekli açlığa mahkûm edilmemelidir. Ekonomi denildiğinde çoğu zaman rakamlar konuşulur. Ancak bir maaş sadece bordrodaki sayı değildir. Bir maaş; çocuğun okul çantasıdır. Bir maaş; evin mutfak masrafıdır. Bir maaş; ay sonunda ödenmesi gereken kiradır. Bir maaş; hastalanınca alınacak ilaçtır. Bir maaş; anne babaya gönderilecek destektir. Bir maaş; insanın başını yastığa huzurla koyabilmesidir.'
'KAMU ÇALIŞANI İNSANCA YAŞAMAK İSTİYOR'
Yoksulluk sınırına dikkat çeken Demirel, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Bugün Türkiye'de yoksulluk sınırı 114 bin 500 liraya ulaşmışsa, yoksulluk sınırı 61 bin liranın altında kalmışsa, burada yalnızca bir ücret sorunu yoktur; burada sosyal adalet sorunu vardır. Bir memur, ayın ilk haftasında maaşının büyük bölümünü kiraya, faturaya, kredi borcuna ve temel ihtiyaçlara ayırıyor; ayın geri kalanında borçla, taksitle, kredi kartıyla yaşamaya çalışıyorsa; buna refah denilemez. Buradan açıkça söylüyoruz: Kamu çalışanı artık sadece hayatta kalmak değil, insanca yaşamak istiyor. Memur, emeğinin karşılığını almak istiyor. Emekli, yıllarca verdiği hizmetin sonunda huzurlu bir yaşam istiyor.
Peki kamu hizmetini ayakta tutan insanın kendisi ekonomik olarak ayakta durmakta zorlanıyorsa, bu sürdürülebilir midir? Memurun alım gücü düştükçe yalnızca memur kaybetmez. Kamu hizmetinin motivasyonu da düşer. Çalışma barışı zedelenir. Kurumsal aidiyet zarar görür. Bugün çalışırken nispeten ayakta durmaya çalışan bir kamu görevlisi, emekli olduğunda yoksulluğa düşeceğini biliyorsa; bu sistem güven üretmez.'
İktidarın verdiği sözlerden bahseden Demirel, bunların yerine getirilmediğini kaydederek, şöyle konuştu:
'Bugün bu meydanda sadece maaş adaletsizliğini değil, aynı zamanda tutulmayan sözleri de konuşuyoruz. 2023 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerinden önce kamu çalışanlarına ve memur emeklilerine üç temel konuda açık söz verildi. Bu sözler belirsiz değildi. Bu sözler yoruma açık değildi. Bu sözler milyonların önünde ifade edildi.
'3 YIL GEÇMESİNE RAĞMEN VERİLEN SÖZLER YERİNE GETİRİLMEDİ'
Birinci söz: 1. dereceye gelen tüm memurlara ve emeklilerine 3600 ek gösterge verilecekti. İkinci söz: Temmuz 2023'te görevdeki memurlara ödenen 8 bin 77 liralık seyyanen zam memur emeklilerine de yansıtılacaktı. Bugün bu tutar yaklaşık 23 bin liraya ulaşmıştır. Üçüncü söz: Kamu görevine girişte ve görevde yükselme sınavlarında sözlü sınav uygulamalarına son verilecekti. Aradan üç yıl geçti. Üç yıl, bir insanın hayatında uzun bir süredir. Ama verilen sözler hâlâ tam anlamıyla yerine getirilmedi. Biz buradan diyoruz ki: Devletin sözü senet olmalıdır. Kamu çalışanına verilen söz, takvime bağlanmalı ve kanuna dönüşmelidir. Üç yıl bekleyen memur ve emekli artık somut adım görmek istemektedir.
'MEMUR EMEKLİLERİNE SEYYANEN ZAM YANSITILMALIDIR'
Buradan çok açık söylüyoruz: Bugün seyyanen artış emekliliğe yansıtılmadığı için çalışan ile emekli arasındaki makas büyümüştür. Bu makas büyüdükçe adalet duygusu zedelenmektedir. Memur emeklilerine seyyanen zam yansıtılmalıdır. Bugün 23 bin liraya ulaşan seyyanen artış emekli aylıklarına kalıcı olarak eklenmelidir. Üç yıllık gecikmeden doğan kayıplar telafi edilmelidir. Emekliye vefa, sadece güzel sözlerle olmaz. Emekliye vefa, maaşına yansıyan adaletle olur.'
Konfederasyonun taleplerini sıralayan Demirel, şunları kaydetti:
'Bizim taleplerimiz açık, meşru ve acildir. Bunlar ertelenebilir talepler değildir. Bunlar görmezden gelinebilir talepler değildir. Bunlar milyonların ortak beklentisidir. Ve verilen sözlerin gereğidir. Bir: Kamu çalışanlarının ve emeklilerinin maaşları yoksulluk sınırı dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir. İki: 1. dereceye gelen tüm memurlara ve emeklilerine 3600 ek gösterge verilmelidir. Üç: Memur emeklilerinin de maaşlarına, seyyanen zam yansıtılmalı, bugünkü karşılığıyla kalıcı hâle getirilmeli ve üç yıllık gecikmeden kaynaklanan emekli kayıpları telafi edilmelidir. Dört: Kamuya ilk işe alımlarda ve görevde yükselme sınavlarında sözlü sınav uygulaması kaldırılmalıdır.
Bugün buradayız, yarın da burada olacağız, masada olacağız, meydanlarda olacağız, kurumlarda olacağız, basın önünde olacağız, hukuk zemininde olacağız. Ta ki memurlar ve emeklileri yoksulluk sınırının üzerinde ücret alana kadar. Ta ki 3600 ek gösterge sözü yerine getirilene kadar. Ta ki seyyanen zam emekliye yansıtılana kadar. Ta ki sözlü sınav adaletsizliği sona erene kadar. Ta ki kamu çalışanının emeği hak ettiği değeri bulana kadar mücadelemiz sürecek.'
Açıklamanın ardından Demirel, konfederasyonun getirdiği temsili maket balyoz ile temsili 'sabır taşı'nı kırarak, içinden kağıtlar çıkardı. Kağıtlarda, '1. dereceye 3600 ek gösterge sözü 3 yıldır bekliyor', 'Emekliye seyyanen zam sözü 3 yıldır bekliyor', 'Sözlü sınav kaldırılacaktır sözü 3 yıldır bekliyor' yazıları yer aldı.




