Ege Denizi’nde meydana gelen 4,4 büyüklüğündeki deprem, Batı Anadolu’daki sismik hareketliliği yeniden gündeme taşıdı.
AFAD verilerine göre 4 Ekim 2026 saat 03.48’de Ege Denizi’nde 4,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin derinliği 6,73 kilometre olarak ölçüldü.
Depremin ardından Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgedeki fay hareketliliğine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bektaş, tek bir depremin büyüklüğünden çok, sismik hareketliliğin zaman ve mekân içindeki dağılımının izlenmesi gerektiğini belirtti.
“Deprem tümörü” benzetmesi yaptı
Bektaş, 1970 Gediz depreminden 2026 yılına kadar geçen süreçte 6 ile 7 büyüklüğü arasındaki 6 depremin Uşak Fay Bloğu’nun farklı kenarlarında kümelendiğini ifade etti.
Bu tabloyu “deprem tümörü” benzetmesiyle anlatan Bektaş, bölgedeki gerilimin farklı alanlara taşınıyor olabileceğine dikkat çekti.
Uşak-Denizli-Afyon hattına dikkat çekti
Prof. Dr. Bektaş, Girit Bindirme Kuşağı ile Batı Anadolu arasındaki transfer zonlarının deformasyonu Uşak, Denizli ve Afyon yönüne taşıyor olabileceğini değerlendirdi.
Bektaş’a göre Eşme, Pamukkale ve Denizli hattında devam eden hareketlilik, bölgedeki sismik değişimin yakından izlenmesi gerektiğini gösteriyor.
Tek tek depremlerden çok dağılım önemli
Bektaş, bölgedeki risk değerlendirmesinde yalnızca tekil depremlerin büyüklüğüne odaklanılmaması gerektiğini vurguladı.
Sismik hareketliliğin Simav Fayı’ndan güneye, Denizli yönüne doğru yeniden dağılımının dikkat çekici olduğunu belirten Bektaş, bu sürecin Batı Anadolu’daki fay sistemlerinin birlikte değerlendirilmesini gerekli kıldığını ifade etti.
Uzman değerlendirmeleri, belirli bir tarihte ve büyüklükte deprem olacağı anlamına gelmiyor. Bölgedeki hareketlilik, mevcut jeolojik veriler ve fay sistemleri üzerinden bilimsel olarak izlenmeye devam ediyor.



