Haber: Sakine Serra TAYLAN

(ELAZIĞ) - Elazığ'ın Maden ilçesinde 36 yıldır yaşadığı evinin, kendisine tebligat yapılmadan yıkılmak istendiğini öne süren 70 yaşındaki Ayşe Çiftçi, evinde elektrik ve suyun kesildiğini, yağmur sularıyla ihtiyaçlarını giderdiğini anlattı. Evden çıktığı takdirde yıkımın başlayacağı korkusuyla yaşayan Çiftçi, 'Bu evden çıkmayacağım. Gelsinler, evi başıma yıksınlar, öldürsünler ama ben çıkmayacağım. Bana ait olan bir şeyi yaşadığım sürece vermeyeceğim. Birileri beni duysun' dedi. Çevre, Şehircilik ve İklik Değişikliği İl Müdürlüğü yetkilileri ise, 'Bakanlığımızın belirlediği rezerv alanda yeni konutların yapılması uygun görülmüştür. 300'ün üzerinde vatandaşın ev sahibi olması için yapılacak projeye bölgedeki herkes 'olur' vermiştir. Söz konusu iddia sahibi ise sunulan hiçbir şartı kabul etmemiştir' açıklamasını yaptı.

Elazığ'ın Maden ilçesinde ikamet eden 70 yaşındaki Ayşe Çiftçi, 36 yıldır yaşadığı evinin kendisine tebligat yapılmadan yıkılmak istendiğini öne sürdü. TOKİ projesi kapsamında rezerv alan ilan edilen bölgede yaşayan Çiftçi, elektrik ve suyunun kesildiğini, evinden çıkması için baskı gördüğünü savunan Çiftçi şunları söyledi: 

'Beni kendi evimden atmak istiyorlar. Bu konuda herkese başvurdum, adli makamlara ve her yere başvurdum ama hiçbir sonuç alamadım. Evime mahkûm olmuş durumdayım. Elektriğim ve suyum kesilmiş. Beni zorla çıkarıp evime el koymak istiyorlar. Bu evin dışında da tapulu arazim var, devlet tarafından istimlak edilmiş. Onların devlet olup olmadığını da bilmiyorum. Belediye burayı sahiplenmiş, malımıza çökmüş. Şu anda elektriğim ve suyum kesik. Tek bir komşum bile kalmadı; tüm evler yıkılmış, bütün ağaçlar kökünden sökülmüş. Çok çaresiz ve zor bir durumdayım. Başvurduğum hiçbir yerden sonuç alamadım, bir neticeye ulaşamadım. Beni ne hakla evimden çıkarmak istiyorlar? Bu hakkı kendilerinde nasıl buluyorlar? 'Seni zorla çıkaracağız, çıkmazsan evini başına yıkacağız' diyorlar. Ben evimde yaşamak istiyorum. Başka yerde yaşamak istemiyorum. Burada başka ev yapacaklarmış, yapmasınlar. Ben evimi vermiyorum.

Urla Demircili Koyu'ndaki 'kaçak hurda gemi' mücadelesini çevreciler kazandı
Urla Demircili Koyu'ndaki 'kaçak hurda gemi' mücadelesini çevreciler kazandı
İçeriği Görüntüle

'Yağmur sularıyla idare ediyorum'

36 yıldır bu evdeyim. Artık birilerinin beni duymasını, bir yerlere ulaşmasını istiyorum. Bu zulüm gittikçe artıyor. Çatı çürümüş, delinmiş oradan akan yağmur sularıyla idare ediyorum. Yiyeceğim bitti ve temin edemiyorum. Bu sorun maddi değil. Yol yok, iz yok, her tarafı kapatmışlar. Evden çıkarsam 'seni tutuklarız, gözaltına alırız' diyorlar. Başka bir şey duymuyorum. Beni evimde rahat bıraksınlar yeter.'

Çiftçi, 'bir yıldır üzerinde tehdit, baskı ve zorlama olduğunu' öne sürerek, 'Bu evden çıkmayacağım. Gelsinler, evi başıma yıksınlar, öldürsünler ama ben çıkmayacağım. Bana ait olan bir şeyi yaşadığım sürece vermeyeceğim. Birileri beni duysun' dedi.

'İddia sahibi vatandaş ne hak sahipliğini ne de arsa bedelini kabul etmiştir'

Konuyla ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklik Değişikliği İl Müdürlüğü yetkilileri ise şunları kaydetti:

'Maden dağlık bir arazi yapısına sahip. Doğal olmayan heyelan ve afet konutllarının yapılabilmesi için uygun bir arazi bulunmamaktadır. Bu doğrultuda bakanlığımızın belirlediği rezerv alanda yeni konutların yapılması uygun görülmüştür. O bölgedeki herkese arsa bedelleri ödenmiş ya da karşılığında hak sahipliği verilmiştir. Söz konusu iddia sahibi vatandaş ne hak sahipliğini ne de arsa bedelini kabul etmiştir. 300'ün üzerinde vatandaşın ev sahibi olması için yapılacak projeye bölgedeki herkes 'olur' vermiştir. Söz konusu iddia sahibi vatandaş ise sunulan hiçbir şartı kabul etmemiştir.'

Kaynak: ANKA