(ANKARA) - Emek Partisi (EMEP), 'Faili meçhul bırakılan cinayetlerin, muhalefeti sindirerek ülkeyi yönetmenin bir unsuruna dönüştürüldüğü Türkiye'de, 12 Mart 1995 tarihinde gerçekleştirilen Gazi Katliamı, 31 yıldır üstü örtülen ve adalet talebi karşılanmayan örneklerden birini oluşturuyor. Gazi Katliamı'nı unutturmayacağımızı bir kez daha ifade ederken, partimizin adalet taleplerinin karşılık bulduğu, demokratik bir ülke mücadelesine kararlılıkla devam edeceğini belirtiyoruz' açıklamasını yaptı.
EMEP tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
'Faili meçhul bırakılan cinayetlerin, muhalefeti sindirerek ülkeyi yönetmenin bir unsuruna dönüştürüldüğü Türkiye'de, 12 Mart 1995 tarihinde gerçekleştirilen Gazi Katliamı, 31 yıldır üstü örtülen ve adalet talebi karşılanmayan örneklerden birini oluşturuyor.
12 Mart 1995 günü İstanbul'un Alevi nüfusu yoğunluklu emekçi mahallesi Gazi'de kahvehane taranmasıyla başlayan ve 15 Mart'ta Ümraniye'de sıçrayan olaylar sürecinde polisin ateş açması üzerine 22 kişi yaşamını yitirmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştı.
Dönemin İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu'nun, İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir'in, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar'ın ve İçişleri Bakanı Nahit Menteşe'nin istifaları istenmiş, ancak sonraki yıllarda tam aksine terfilerine tanıklık etmiştik. Kozakçıoğlu ve Menzir, bir sonraki dönemde DYP'den milletvekili olurken, 14-15 Aralık 2002 tarihindeki 7. Olağan Kongresi'nde DYP'nin genel başkanı seçilen Mehmet Ağar, 27 Mayıs 2007 tarihine kadar bu görevine devam etmişti.
Gazi Katliamı sırasında, 'Bu vatan için kurşun atanda kurşun yiyende bizim için şereflidir' sözlerinin sahibi Tansu Çiller'in başbakan, 'Bana sağcılar suç işliyor dedirtemezsiniz' sözlerinin sahibi Süleyman Demirel'in de cumhurbaşkanı olması, bu katliamın sorumluların neden gizlendiğini konusunda yeterince fikir verir niteliktedir.
Türkiye'de sermaye iktidarlarının yıllardır savunduğu ve bugün de Saray iktidarının üzerine titrediği NATO'ya bağlı gladio, Özel Harp Dairesi gibi kontrgerilla örgütlenmeleri Türkiye'de onlarca yıldır çok sayıda katliamı gerçekleştirdi. Maraş, Çorum, 1977 Taksim 1 Mayıs Katliamı ve karanlıkta bırakılan bu katliamların ardından yol verilen Sivas Katliamı, Hizbulkontra ve JİTEM gibi örgütlenmelerinin Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları kentlerde gerçekleştirdiği sayısız faili meçhul cinayeti Gazi Katliamı izlemiştir.
Eğer daha önce gerçekleştirilmiş olan katliamlar aydınlatılmış ve sorumluları yargılanabilmiş olsaydı Gazi Katliamına tanıklık etmeyebilirdik.
Gazi Katliamı'ndan bugüne kadar geçen 31 yılın son 24 yılında Türkiye Erdoğan liderliğindeki AKP tarafından yönetilmektedir. Ve Gazi Katliamı'nın sorumlularının korunmaya devam edildiği bu karanlık dönem, aynı zamanda iktidarın muhalefet belediyelerine kayyım atadığı, seçilmiş belediye başkanlarını tutuklayarak ayakta kalmaya çalıştığı, koltuğunu kaptırmamak adına halkın seçme ve seçilme hakkını gasbederek faşizmin inşasına yönelik uygulamaları derinleştirdiği bir dönem olmuştur.
Gazi Katliamı'nı unutturmayacağımızı bir kez daha ifade ederken, partimizin adalet taleplerinin karşılık bulduğu, demokratik bir ülke mücadelesine kararlılıkla devam edeceğini belirtiyoruz.'