Yurt

Emekli öğretmen Abdullah Coşkun'un ölümüyle ilgili davada ikinci duruşma görüldü

Giresun'un Keşap ilçesinde 68 yaşındaki emekli öğretmen Abdullah Coşkun'un, maddi hasarlı trafik kazasının ardından çıkan kavga sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin sanık İlhan İhtiyaroğlu'nun yargılanmasına devam edildi. Duruşmada İhtiyaroğlu'nun tutukluluk halinin devamına karar verildi, dava 24 Haziran'a ertelendi.

Haber: Barış TÜYSÜZ

(GİRESUN) - Giresun'un Keşap ilçesinde 68 yaşındaki emekli öğretmen Abdullah Coşkun'un, maddi hasarlı trafik kazasının ardından çıkan kavga sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin sanık İlhan İhtiyaroğlu'nun yargılanmasına devam edildi. Duruşmada İhtiyaroğlu'nun tutukluluk halinin devamına karar verildi, dava 24 Haziran'a ertelendi.

Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis istemiyle yargılanan tutuklu sanık İlhan İhtiyaroğlu, hayatını kaybeden Abdullah Coşkun'un ailesi ve sanık yakınları katıldı.

Bazı tanıkların ifadelerinin alındığı duruşmada mahkeme başkanı, olay günü bölgeden geçtiğini beyan eden bir kişinin dilekçe vererek tanık olarak beyan vermek istediğini açıkladı.

Müşteki avukatları ise sanığa ait cep telefonunun kayıp olduğunu ve olay sonrası yapılan görüşmelerin davanın seyri açısından önem taşıyabileceğini belirterek, HTS kayıtlarının istenmesini talep etti.

Duruşmada taraf avukatları arasında zaman zaman tartışma yaşanması üzerine mahkeme heyeti duruşmaya bir süre ara verdi. Tanıkların dinlenmesinin ardından taraf avukatlarının beyanlarına geçildi.

Müşteki avukatı 'Kasten öldürme sabit' dedi

Müşteki avukatı Mutluay Çelik, dosyadaki delillere göre sanığın 'kasten öldürme' suçunu işlediğinin sabit olduğunu savundu. Çelik, şunları söyledi:

'Müteveffa Abdullah öğretmenin sol boyun kısmında 7-8 santimlik kesik yaralanma, sol göz altında darbeye bağlı morarma, sol şakak kısmında delik şeklinde kanamalar, sağ alın kısmında delik şeklinde kanama, baş arka kısmında ise yarık şeklinde kanama vardır. Otopsi videosu izlendiğinde beynin sol kısmında ciddi bir kanama mevcuttur. Biz sanığın ne bir eksik ne bir fazla ceza alması peşindeyiz. Sanığın eyleminin cezasını tam almasını ve toplum nezdinde örnek, emsal nitelikte bir karar çıkmasını arzu etmekteyiz.' 

Sanık avukatı tanık beyanları ve kamera kayıtlarının örtüşmediğini savundu 

Sanık Avukatı Hicran Akkaya Şenol ise iddianamenin Abdullah Coşkun'un eşi Hanife Coşkun'un beyanları doğrultusunda düzenlendiğini ancak bunların kamera kayıtları ve tanık anlatımlarıyla örtüşmediğini ileri sürdü. Şenol, Hanife Coşkun'un ilk ifadesinde sanığın araçtan önce indiğini, açık camdan Abdullah Coşkun'a yumruk attığını, onu zorla araçtan sürükleyerek çıkardığını ve aralıksız tekme tokat döverek ölümüne neden olduğunu söylediğini anlatarak, duruşmada izlenen kamera görüntülerinde ise bir darp eyleminin görülmediğini savundu.

Duruşmada dinlenen tanıkların da olayın kısa süreli itişme şeklinde yaşandığını, Abdullah Coşkun'un daha sonra yanında kimse yokken yere düştüğünü anlattığını savunan Şenol, dosyada yer alan Adli Tıp raporunda ölümün heyecan ve strese bağlı kalp krizi sonucu gerçekleştiğinin belirtildiğini ifade etti. 

Şenol, 'Müvekkilim en başından beri saldırıya uğrayan taraf olduğunu ifade etmiştir. Bu gerçek kamera kayıtları ve tanık anlatımlarıyla doğrulanmıştır. Olayın kamuoyuna yansıtıldığı şekilde değil, müvekkilimin anlattığı şekilde gerçekleştiği ortaya çıkmıştır' diye konuştu. 

Müvekkilinin 'tutuklu bulunması sebebiyle özgürlüğünden mahrum kaldığını, kamu görevini ve mesleğini kaybettiğini' ifade eden Şenol, müvekkilinin ayrıca altı aylık bebeğini erken doğum sonucu kaybettiğini ve cenazesine katılamadığını anlattı ve tahliye talebinde bulundu.

Sanığın tutukluluğu devam edecek

Duruşma savcısı dinlenmeyen tanıkların beyanlarının alınmasını, dosyadaki eksikliklerin giderilmesini ve sanığın üzerine atılı suçun mahiyeti nedeniyle tutukluluk halinin devamını talep etti. 

Mahkeme heyeti, müzakerenin ardından sanık İhtiyaroğlu'nun tutukluluk halinin devamına ve eksiklerin giderilmesinin beklenmesine karar vererek, davayı 24 Haziran 2026'ya erteledi.