(ANKARA) - Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, Bolu Valiliği'nin partisinin 1 Mayıs bildirisinin dağıtılmasına izin vermemesine ilişkin 'Siyasi örgütlenme, örgütlenme özgürlüğünün temelidir. Bolu Valiliği'nin kararı da örgütlenme özgürlüğünün temeline dönük bir saldırıdır. Tüm işçi ve emekçileri bir kez daha kapitalist sömürüye, emperyalist savaşlara ve her türlü baskıya karşı ekmek, barış ve özgürlük için 1 Mayıs'a çağırıyoruz' dedi.

EMEP Genel Başkanı Aslan, Bolu Valiliği'nin partisinin 1 Mayıs için stant kurarak bildiri dağıtmasına izin vermemesine tepki gösterdi. Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Aslan, şu ifadeleri kullandı:

'Bolu Valiliği partimizin 1 Mayıs dolayısıyla hazırladığı 'Kapitalist sömürüye, emperyalist savaşlara ve her türlü baskıya karşı ekmek, barış ve özgürlük için 1 Mayıs'a' başlıklı bildirinin dağıtımı için yasaklama kararı aldı.

Bolu Vali Yardımcısı Zikri Şahin'in imzasını taşıyan kararda 'Emek Partisi Bolu İl Başkanlığı tarafından Valilik Makamına sunulan ilgi havale sayılı dilekçede; 28.04.2025 Salı günü 14:00-17:00 saatleri arasında ilimiz Kardelen Meydanı'nda stant kurarak dilekçe ekinde yer alan '1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününe Çağrı Bildirisini' dağıtmak için müracaatta bulunulmuştur. Konu ile ilgili olarak; stantta dağıtılması planlanan ve dilekçe ekinde yer alan bildiri örneği içerik yönünden ilgili makamlarca incelenmiş olup, bildiri içeriğinde suç teşkil edecek ifadelerin yer aldığı ve dağıtılması halinde adli olarak işlem yapılacağı bildirilmiştir. Bu kapsamda stant ve bildiri dağıtımı talebiniz uygun görülmemiştir' ifadelerine yer verildi.

''Saray düzenini eleştirme' diyorlar'

Valiliğin 1 Mayıs bildirimizde 'suç olarak' nitelediği bölümler şunlardır:

'Saray rejiminin emperyalist bağımlılık ilişkilerini derinleştiren işbirlikçi ve yayılmacı politikaları, Erdoğan-Şimşek imzalı IMF'siz IMF programı nedeniyle bu savaşların ülkemiz üzerindeki etkisi her gün büyüyor. Tek adam yönetimi ve Cumhur ittifakı sermayenin ve kendi iktidarının bekasını koruma dışında bir şey düşünmezken, savaşların giderek ağırlaşan faturasını, işçi ve emekçilere kesmektedir.'

'Türkiye işçi sınıfı, Saray rejimi tarafından kelimenin tam anlamıyla orman kanunlarının hüküm sürdüğü bir ortamda çalışmaya mahkûm edilmiştir.'

'Saray yargısı muhalif siyasetçiler başta olmak üzere memleketin üzerinde bir sopa gibi sallanmaktadır.'

'Tek tek, parça parça bu düzeni değiştiremeyiz. Örgütlü ve yekpare biçimde hareket eden bir işçi sınıfının karşısında ise hiçbir gücün duramayacağına tarih defalarca tanıklık etmiştir. ABD emperyalizminin başını çektiği savaşa, vahşi kapitalist sömürüye dur demenin, saray rejiminin saldırılarını püskürtmenin, demokratik hak ve özgürlükleri kazanmanın, barışı hayata geçirmenin başkaca yolu yoktur.'

Valiliğin, ülkede yaşayan milyonları açlığa, sefalete sürükleyen; İran, Filistin ve Lübnan'da gerçekleştirilen emperyalist saldırıların ve katliamların payandası olan Saray düzenine siper olma amacı taşıyan bu kararı kabul edilemez.

Ayrıca 1 Mayıs çalışmalarımız kapsamında Kocaeli'de bildiri dağıtımı yapan Emek Gençliği üyeleri de geçtiğimiz hafta gözaltına alınmış, bildiri dağıtımı herhangi bir karar gerekçe gösterilmeksizin fiili olarak engellenmiş ve bu hukuksuz engellemeye tepki gösteren bir üyemiz darbedilmiştir.

İBB Başkanvekili Nuri Aslan: Biz öyle veya böyle bu millete hizmet etmeye devam edeceğiz. İster Silivri zindanında ister Büyükşehir'de...
İBB Başkanvekili Nuri Aslan: Biz öyle veya böyle bu millete hizmet etmeye devam edeceğiz. İster Silivri zindanında ister Büyükşehir'de...
İçeriği Görüntüle

2026'da asgari ücreti açlık sınırının altında belirleyen; Erdoğan-Şimşek imzası taşıyan orta vadeli programla işçi ve emekçilerin ücretlerini, hukuksuz kararlar ve grev yasaklarıyla sendikal haklarını gasbeden; buna karşı tepki gösterenlerin karşısına yargı sopasını, kolluk güçlerini çıkaran Saray düzeni, sermaye sınıfının çıkarlarını korumak için ise teşvikler, vergi indirimleri, varlık barışı açıklamaktadır. 1 Mayıs çalışmalarımıza dönük resmi ve fiili engellemelerin adı Saray düzenidir.

1 Mayıs çalışmaları kapsamında Bolu'da açılmak istenen stant için Valilikten izin istenmemiştir, bildirimde bulunulmuştur. Siyasi partilerin bildiri dağıtmak için izne ihtiyacı yoktur. Ülke genelinde dağıtılmakta olan 1 Mayıs bildirimizin engellenmesi ile ilgili herhangi bir hukuki karar da bulunmamaktadır. Propaganda özgürlüğü kapsamında 1 Mayıs çalışmalarımızı güvenceye almakla yükümlü olan Bolu Valiliğinin bu hukuksuz engelleme kararını reddediyoruz.

Yargı eliyle seçilmiş belediye başkanlarını tutuklayan, belediyelere kayyım atayan, bildiri dağıtımını engelleyerek partimizin, sabaha karşı gerçekleştirilen ev baskınlarıyla diğer siyasi parti ve örgütlerin siyasi faaliyetlerini engelleyen Saray düzeni, muhalefet güçlerini devletin zor aygıtlarıyla sindirerek siyasette 'tekel' olmak istemektedir.

Siyasi örgütlenme, örgütlenme özgürlüğünün temelidir. Bolu Valiliğinin kararı da örgütlenme özgürlüğünün temeline dönük bir saldırıdır. Toplumsal hayatta siyasi örgütlenmeye, fabrika ve iş yerlerinde sendikal örgütlenmeye dönük saldırılara karşı dün olduğu gibi bugün de mücadele etmeye devam edeceğiz.

Tüm işçi ve emekçileri bir kez daha kapitalist sömürüye, emperyalist savaşlara ve her türlü baskıya karşı ekmek, barış ve özgürlük için 1 Mayıs'a çağırıyoruz.'

 

Kaynak: ANKA