(TBMM) - EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca Demir, 'Çerçeve yasa' tartışmalarına ilişkin, 'Kürt sorununun çözümü boş beklentiler yaratarak sürekli yüksek perdeden vaatler öne sürüp hiçbir adım atmadan gerçekleşemez' dedi.
Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca Demir, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Karaca, CHP'nin Meclis Grup Toplantısı öncesinde yaşanan gerginliğe yönelik, 'Sarayın ana muhalefete yönelik operasyonun uzanabileceği noktaların ne olduğunu bugün Meclis çatısı altında bir kere daha gördük ama burada bitmeyeceğine ilişkin önemli tartışmalar var. Bakın CHP'ye yönelen ama aslında halkın seçme ve seçilme hakkını, halk iradesini hedef alan bu saldırganlığın, fezlekelerle dokunulmazlığın kaldırılması tartışmalarıyla hatta seçilmiş siyasetçilerin cezaevlerine gönderilmesi tehditleriyle süslendiği olağanüstü halin olağan hale getirilmeye çalışıldığı saray operasyonu bu. Özgür Özel ve seçilmiş milletvekilleri tepesinde sallanan bu tehditler, açık bir biçimde siyasete halkın siyaset yapma hakkına yönelen bir saldırıdır. Kabul etmiyoruz tam karşısında duruyoruz' diye konuştu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun aynı dili konuştuğunu söyleyen Sevda Karaca Demir, 'Erdoğan zaten aslında parlamenter yöntemlerle gitmeyeceğini ilan etmişti. Bu son saray operasyonuyla beraber bunda bir eşik atlama niyeti olduğunu da ortaya koydu. Bahçeli ve Kılıçdaroğlu da onunla aynı dili konuşmaktadır' değerlendirmesini yaptı.
Terörsüz Türkiye komisyonu sonrasında hazırlanması beklenen 'çerçeve yasa' tartışmalarına ilişkin konuşan Karaca, 'Kürt sorununun çözümü lafla beklenti boş beklentiler yaratarak sürekli yüksek perdeden vaatler öne sürüp hiçbir adım atmadan gerçekleşemez' dedi.
Karaca, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Türkgün Gazetesi'ne verdiği röportajda söylediği yedi maddelik önerisini hatırlatarak, şunları söyledi:
'İşte tam da bugünkü grup toplantısında özellikle ana muhalefete, bir bütün olarak muhalefete ve esas olarak halk iradesine çekmeye çalıştığı o sınır çizgisi, kendisinin aslında Erdoğan'ın çizgisinin çerçevesinin ötesine geçmeyeceğinin açık bir ilanı olduğu, kırk yıllık kurdun bugün post değiştirmesinin gerçeği değiştirmeyeceğini bugünkü konuşmayla bir kere daha görmüş olduk. Bahçeli'nin öyle demokrasi havarisi gibi ortaya çıkıp memleketin bekasını düşünen lider, milli birliği sağlayacak, dizayn edecek lider görünümünün ardında aslında bugünkü saray rejiminin dayanaklarını güçlendirmek ve saray rejiminin iplerini elinde tutan emperyalist güçlerin bölgedeki çıkarlarını güçlendirme, faşist rejim inşası hedefi olduğunu kimse saklayamaz. Bize kalkıp dediler ki Ahmetlerin makamına, Demirtaş'ın evine dönmesi, kayyumun bitmesi, Öcalan'ın statüsü... Bu çağrıların yerini tamamen 'Saray ne isterse o, Saray ne kadar isterse o kadar' anlayışına bıraktığını görüyoruz.
İçeriğinin ne olduğunu bizim bilmediğimiz bir geri dönüş çerçeve yasasının temmuz ayı ortasında Meclis gündemine getirileceği dile getiriliyor. Yasanın içeriğine dair yapılan hazırlıklar aslında Saray'ın Meclis'teki sözcüleri tarafından gecikmeden kamuoyuyla paylaşılmak zorunda. Kayyumların kaldırılmasından siyasi operasyonların son bulmasına, silah bırakacakların siyaset yapmasının önündeki bütün engellerin kaldırılmasından siyasi tutsakların serbest bırakılmasına ve elbette ana dilde eğitimden yasal eşitliğe kadar gündeme getirilecek her demokratik talebin biz arkasındayız. Ama bugün Saray'ın çizdiği rotada görüyoruz ki aslında bu noktada, bu talepler ışığında gündeme getirilecek olan her demokratik talebin bozgunculuk, çözüm karşıtlığı gibi kodlanarak muhalefeti, bizleri baskı altına almanın dayanağına dönüşmesi riskine karşı da buradan uyarıda bulunmak istiyoruz. Muhalefeti bir bütün olarak saf dışı bırakmaya yönelen saldırıları da sadece süreci gölgeleyen bir gelişme olarak değerlendirmenin eksik kalacağını ifade etmek istiyoruz.'
'Gençler şimdiden tehdit edilmeye başlandı. Gençler mimleniyorlar. Aileleri aranıyor. Gençlere gözdağı veriliyor. Bu tam bir NATO Gladyosu yöntemi ve maalesef bu NATO Gladyosu yöntemi Ankara Emniyeti eliyle, emniyet müdürlükleri eliyle işletiliyor. Size bir numara gösteriyorum, 0551 354 82 83. Soruyorum buradan, Ankara Emniyeti'nden arıyoruz denilerek gençlerin ailelerini arayan bu numara Ankara Emniyeti'nin numarası mıdır? Ya da herhangi bir emniyet mensubunun numarası mıdır? Ankara Emniyeti'nden olduğunu söyleyerek tehditler savurmak üzere bu numaradan aranan kişilerin derhal ortaya çıkarılması noktasında Meclis çatısı altından suç duyurusunda bulunuyorum. Ve parti olarak da bu tehditkar numaranın sahibinin açığa çıkarılması ve gereken cezanın verilmesi noktasında suç duyurusunda bulunacağımızı bir kere daha ifade etmek istiyoruz.'




