Haber: Olcay AYDİLEK

(ANKARA) - TEPAV Merkez Direktörü ve ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, TÜİK'in açıkladığı nisan ayı enflasyona işaret ederek, Orta Vadeli Program'da (OVP) öngörülen yüzde 16'lık hedeften ciddi bir sapmanın söz konusu olduğunu belirtti. Yılmaz, 'Programın 34 ayı tamamlandı, ama enflasyon hedefleri ile gerçekleşmeleri arasındaki sapma her yıl daha da artarak devam ediyor' dedi. Yılmaz, yıl sonunda yüzde 35'in görülebileceğini söyledi. 

TEPAV Merkez Direktörü ve ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, ANKA Haber Ajansı'na, TÜİK'in nisan ayı enflasyon verilerini değerlendirdi.

TÜİK'in enflasyon verisine göre en yüksek artış yıllık yüzde 46,60 ile konut ve yakıtlar grubunda oldu
TÜİK'in enflasyon verisine göre en yüksek artış yıllık yüzde 46,60 ile konut ve yakıtlar grubunda oldu
İçeriği Görüntüle

Yılmaz, yılın ilk 4 ayı bittiğinde OVP'de hedeflenen yüzde 16 enflasyonun yüzde 91'ine ulaşıldığını belirterek, 'Savaş koşullarının henüz yansımadığı mart sonuçları, hem OVP hem de Merkez Bankası enflasyon hedeflerinin tutmayacağını aslında söylemişti. Programın 34 ayı tamamlandı, ama enflasyon hedefleri ile gerçekleşmeleri arasındaki sapma her yıl daha da artarak devam ediyor' diye konuştu.

Bu durumun başta hanehalkı ve reel sektör olmak üzere programa olan inancı azalttığını vurgulayan Yılmaz, şunları söyledi:

'Özellikle 2025 yılında hedefle gerçekleşme arasındaki sapmanın yüksek olması 2026 için bir anlamda kredibilitenin zayıflaması anlamına gelmekteydi. Nisan sonu itibarıyla bir yıllık enflasyon yüzde 32'yi aşmış durumda. Mayıs ve haziran aylarında enflasyonun yüzde 3'er, yılın geri kalanında da temmuz, ağustos ve eylülde yüzde 1,5'er, son üç ay yüzde 1'er olması durumunda bile yıllık enflasyon yüzde 33'ü görecek. Enerji fiyatlarındaki artışın yılın ikinci yarısına da kısmen yansıması ve ikincil fiyat etkisi ile birlikte enflasyonun yüzde 35'lere çıkacağını görmekteyiz.'

Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, enflasyonun hedeflerden bu derece sapmasının özellikle gelirler politikası ile ücretlerin ve sosyal yardımların reel olarak çarpıcı şekilde düşmesi anlamına geldiğine dikkati çekti. 

Türkiye'de harcama açısından bakıldığında yoksul sayısının hızla artarak 30 milyonu aştığını belirten Yılmaz, 'Bu durum yoksulluğun ve eşitsizliğin daha da derinleşmesine yol açmakta. İzleyen aylarda enerji maliyetleri yanında gıda ve fiyatlama davranışlarındaki bozulma nedeniyle enflasyonun düşmeyeceği, aksine artacağı göz önüne alınırsa çalışanalar ve yoksullar açısından fatura daha da büyüyecek' uyarısında bulundu.

Kaynak: ANKA