(İZMİR) - Geçirdiği kalp krizi sonucu 61 yaşında yaşamını yitiren eski İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel, İzmir Barosu önünde düzenlenen tören ve Hocazade Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından gözyaşları ve alkışlarla son yolculuğuna uğurlandı.
Geçirdiği kalp krizi sonucu 18 Haziran'da 61 yaşında yaşamını yitiren İzmir Barosu'nun önceki dönem başkanı Özkan Yücel için İzmir Barosu önünde tören düzenlendi.
Baro binası önündeki törene Özkan Yücel'in annesi Türkan Yücel, oğlu Ozan Yücel, ailesi ve yakınlarının yanı sıra Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu ile Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen baro başkanları, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, siyasi parti, sendika, meslek örgütü temsilcileri ile çok sayıda baro üyesi avukat ile vatandaşlar katıldı.
YILMAZ: SADECE BİR AVUKAT DEĞİLDİ; BİR HAK MÜCADELECİSİSİYDİ
Baro binası önünde düzenlenen törende konuşan İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, şunları söyledi:
'Özkan Yücel yıllardır dostumuz, arkadaşımız, yol arkadaşımız, dava arkadaşımız. Kendinden başka herkesi düşünen, kendinden başka herkes için mücadele eden, kendini hiçbir zaman düşünmeyen; sadece insanların mutluluğu ve geleceği için çırpınan, hak mücadelesinin, adalet mücadelesinin, insan haklarının, demokrasinin hepimiz için, dili, dini, rengi, ırkı ne olursa olsun, sorgusuz sualsiz herkesin derdine koşan ve çare üreten bir insan. Ve o kadar ansızın, o kadar beklenmedik bir anda bıraktı ki bizleri... Gidişi bile bizi bir araya getirdi. Düşünebiliyor musunuz? Türkiye'nin dört bir yanından dostları, arkadaşları buraya geldiler. Gelemeyenler aradılar. Binlerce insan... Hepimizin dostuydu, hepimizin yol arkadaşıydı. Sadece bir avukat değildi; bir hak mücadelecisisiydi. Bugün burada bulunmamızın en temel sebebi de bu. Mesleğini onurla yapan bir insandı. Sadece meslek olarak bakmazdı; bir insan olarak bakardı. Nerede yanlış varsa, nerede adaletsizlik varsa, nerede hukuksuzluk varsa onunla mücadele ederdi. Yaşar Kemal'in 'Demirciler Çarşısı Cinayeti' kitabını bilirsiniz. Orada başlangıçta bir alıntı vardır: 'İyi insanlar o güzel atlara bindiler ve gittiler. Birer birer...' İşte o iyi insan, o güzel ata binerek gitti. İki gün önce aramızdan ayrıldı. Ben biliyorum, Özkan Yücel orada da bu hak mücadelesine devam edecek; önüne konulmak istenen o demir parmaklıkları, o barikatları dostları ve yoldaşları için yıkmaya çalışacak. Öylesine bir hak mücadelesiydi Özkan'ın yaptığı. Birçok alanda birlikteydik. Keşke kendisi için de bir şeyler isteseydi. Keşke kendisi için de bir şeyler söyleseydi. Daha üç gün önce bir aradaydık arkadaşlarla, dostlarla. Özkan da vardı. Ama ne yazık ki hiçbir derdini, hiçbir tasasını, özellikle sağlıkla ilgili hiçbir konuyu açmazdı. Çünkü Karadeniz'in inadı vardı. Biliyorum, bir yerlerden bizi dinliyor. Biliyorum, bir yerlerden bize seslenecek yine' dedi.
SAĞKAN: ARKASINDA ÇOK GÜZEL BİR İSİM BIRAKTI
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan ise 'Bugün sadece bir adalet savaşçısını uğurlamıyoruz. Bugün bir dostu, cesur bir avukatı, bir kardeşi, bir babayı, bir evladı, korkusuz bir insanı; derdimiz olduğunda güvenip sırtımızı dayayabileceğimiz bir dostu, bir ağabeyi uğurluyoruz. Bu ülkede sesi kısılmaya çalışılan kim varsa onun yanında cesaretle hakkı ve hukuku savunan bir insan hakları savunucusunu uğurluyoruz. Nerede bir mağdur varsa onun yanında hukukun üstünlüğünü cesaretle savunan, başımız sıkıştığında bir telefon açtığımızda koşarak geleceğini bildiğimiz bir dostu uğurluyoruz. Son olarak 6 Şubat depremlerinde yine 'İhtiyacımız var Özkan abi, gel buraya' dediğimizde atlayıp anında gelen; haftalarca Hatay'da çok sayıda meslektaşımızla birlikte deprem mağdurlarının yanında onların derdini dert edinen, bir an bile onları yalnız bırakmayan bir vicdanı uğurluyoruz. Çok erken... Bizim açımızdan çok ama çok zor. Ama iki gündür şunu görüyorum: Aslında hepimiz bu hayatta bir hikâye yazıyoruz. İyi anılabiliriz, kötü anılabiliriz ya da hiç anılmayabiliriz. Özkan abi çok iyi anılıyor. İki gündür binlerce insan, tanıyan tanımayan on binlerce insan Özkan abi için üzülüyor. Bu çok kıymetli bir miras. Arkasında çok güzel bir isim bıraktı: Özkan Yücel. Hoşça kal abi' ifadelerini kullandı.
AĞABEY YÜCEL: 'SENİ ÖZLEYECEĞİZ KARDEŞİM'
Özkan Yücel'in ağabeyi Mehmet Yücel de 'Bugün sana veda etmek için yüreğimizin en ağır sınavı. Sen sadece ailemizin değil; adalet arayanların, haksızlığa uğrayanların ve seni tanıyan herkesin hayatına dokunan ömrün boyunca doğruluktan, vicdandan ve adaletten hiç vazgeçmedin. Cesaretinle, dürüstlüğünle, güler yüzünle ve en önemlisi insan ve hayvan sevgisiyle hepimize örnek oldun. Onurlu bir yaşam ve gururla anılacak bir mücadele bıraktın bizlere. Seni özleyeceğiz kardeşim. Seni özleyeceğiz. Ama biliyoruz ki gülüşün, sözlerin ve uğruna mücadele ettiğin değerler yaşamaya devam edecektir. Seni sevgi, minnet ve sonsuz bir özlemle uğurluyoruz. Yolun açık olsun. Işıklar yoldaşın olsun. Bitmedi daha... Sürüyor o kavga... Ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek' diye konuştu. Mehmet Yücel, konuşmasının ardından kısa süreli fenalık geçirdi.
Baro binası önünde düzenlenen törenin ardından Özkan Yücel'in naaşı, meslektaşları ve sevenlerinin omuzlarında, cenaze aracı eşliğinde Kıbrıs Şehitleri Caddesi üzerinden Hocazade Camii'ne götürüldü. Yücel için ikindi namazının ardından cenaze namazı kılındı. Cenaze programına katılanlar, gözyaşları ve alkışlar eşliğinde Yücel'i son yolculuğuna uğurladı. Yücel'in naaşı, daha sonra Narlıdere Yukarı Mezarlığı'nda toprağa verildi.