(İSTANBUL) - Estetik tıp ve dermatoloji alanında hücresel yenilenmeyi odağına alan yeni nesil teknoloji, Türkiye'de kullanıma sunuldu. İtalya merkezli Telea Medical tarafından geliştirilen ve QMR (Quantum Molecular Resonance) teknolojisine dayanan Rexonage 3, BeautyForm Medikal aracılığı ile Türkiye pazarında yerini aldı. BeautyForm Medikal Genel Müdürü Erol Gürsoy, 'Bu teknolojinin, hem tedavi sonuçlarını hem de hasta deneyimini ileriye taşıyacağına inanıyoruz' dedi.
Yüksek frekanslı biyofiziksel enerji ile çalışan sistem, hücre metabolizmasını aktive ederek dokularda doğal yenilenme sürecini başlatmayı hedefliyor. Termal etki oluşturmadan çalışan Rexonage 3, bu özelliğiyle Radyofrekans ve lazer gibi geleneksel uygulamalardan ayrışıyor.
Isı oluşturmayan biyofiziksel yöntem
Yüksek frekanslı biyofiziksel enerji kullanarak hücresel metabolizmayı etkilemeyi ve dokularda yenilenme süreçlerini desteklemeyi amaçlayan sistem termal etki oluşturmadan çalışan bir teknolojiyi barındırıyor. Bu yönüyle, ısı bazlı bazı estetik uygulamalardan ayrıldığını ifade eden BeautyForm Medikal Genel Müdürü Erol Gürsoy, 'Estetik tıpta artık yalnızca görünür sonuçlar değil, biyolojik olarak sürdürülebilir iyileşmeler ön planda. Rexonage 3 ile birlikte, hücresel düzeyde çalışan ve dokunun kendi yenilenme mekanizmasını aktive eden bir yaklaşımı Türkiye'deki hekimlerle buluşturuyoruz. Bu teknolojinin, hem tedavi sonuçlarını hem de hasta deneyimini ileriye taşıyacağına inanıyoruz' ifadelerini kullandı.
Non-invaziv uygulamalar pazarında büyüme sürüyor
'Non-invaziv' literatürde vücut bütünlüğünü bozmadan, cildin kesilmesine veya vücut boşluklarına alet sokulmasına gerek olmadan, dışarıdan uygulanan teknolojilerle tedavi sürecine destek sağlayan uygulamaları ifade ediyor.
Avrupa Birliği Sağlık Programları çerçevesinde üretim yapan İtalyan Telea Medical'in partnerliği ile teknolojinin Türkiye'ye kazandırıldığını ifade eden Gürsoy, 'Rexonage 3, cilt yenileme, kırışıklık azaltma, akne ve cilt hassasiyetleri, saç tedavileri ve cerrahi sonrası toparlanma süreçleri dahil olmak üzere geniş bir kullanım alanına sahip. Non-invaziv yapısı sayesinde hastalara ağrısız ve konforlu bir deneyim sunuluyor. İşlem sonrası iyileşme süresi gerektirmemesi de önemli avantajlar arasında yer alıyor. Ayrıca bir enjekte yöntemi olan PRP ve lazer gibi uygulamalarla kombine edilebilmesi, tedavi etkinliğini artıran unsurlar arasında gösteriliyor' diye konuştu.
Bilimsel çalışmalarla desteklenen QMR teknolojisi, hücresel düzeyde rejenerasyonu hedefleyen yaklaşımıyla estetik tıpta yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.
Klinik bulgular kollajen üretimine işaret ediyor, bilimsel çalışmalar sürüyor
İtalyan Devi Telea Medical verilerine göre, QMR teknolojisine ilişkin yayımlanan bazı klinik çalışmalarda, uygulama sonrası dermal tabakada kollajen üretimi ve doku kalitesine yönelik parametrelerde artış gözlemlendiği bildiriliyor. İtalya'da şirket tarafından farklı klinik merkezlerde yürütülen çalışmaların yanı sıra, üniversite hastaneleriyle iş birlikleri kapsamında gerçekleştirilen araştırmalarda, cilt elastikiyeti ve dermal yoğunluk gibi göstergelerde ölçülebilir değişimler rapor edildiği ifade ediliyor.
İtalya'nın Vicenza merkezli Telea, ayrıca inflamasyon süreçlerinin düzenlenmesi ve doku iyileşmesinin desteklenmesine yönelik etkiler üzerine yapılan gözlemsel çalışmaların da literatürde yer aldığını aktarıyor.
ADVERTORIAL YAYIN



