(ANKARA) - CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TÜRMOB tarafından düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada, 'Bölgemiz bir ateş çemberi. Daha 70 bin Filistinli masumun ölümüne neden olan o cinayet çukurları dolmadı. Gözyaşları henüz dinmedi. Şimdi Ramazan ayında belki de şu saatlerde bir komşu Müslüman ülke cayır cayır bombalanıyor. Demek ki adaleti yalnızca kendi bireysel fani vücudumuzda değil ülkemizde ve dünyanın her bir cephesinde ortaya çıkartmak için katkı sunmanın tam da zamanıdır. Son bir hafta içerisindeyiz. Umuyor ve diliyorum ki Ramazan Bayramını ağız tadıyla, huzurla yad edelim. Biz orayı yalnızca bu Ramazan için değil, önümüzdeki tüm Ramazanlar için Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan tüm yurttaşlarımızın hiçbirini birbirinden ayırmayan, eşit, adil, refah içerisinde bir Türkiye'yi el birliğiyle yaratalım ve böylece yaşadığımız her anı anlamlandırmış olalım' dedi.
Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB), Vakıf Ankara Balo & Kongre Merkezi'nde iftar programı düzenledi. İftarda TÜRMOB Genel Başkanı Hüseyin Yıldız, CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, DEVA Partisi Genel Başkan Vekili İbrahim Halil Çanakçı, Yeni Yol Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Rüştü Tiryaki, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Erhan Usta, AK Parti Genel Merkez Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı Seydi Gülsoy konuşma yaptı.
CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
'12 Mart 2026, bundan tam 105 yıl evvel meclis kurulmuş, üzerinden yalnızca bir yıl geçmiş. Daha cumhuriyetin ilanına 2 yıl var. 1921 yılında Gazi Meclis Milli Marşımızı kabul ediyor. Mehmet Akif Ersoy'un şiirini yazdığı ve bestesi yapılan marş böylece milli marşımız haline geliyor. Mehmet Akif Ersoy için bir kısa parantezi içinde bulunduğumuz Ramazan'la anlamlı birliktelik sağladığına olan inancımla paylaşmak isterim. Mehmet Akif Ersoy bir veteriner hekim. İstanbul'da Fatih'te oturuyor. Halkalı'da Ziraat Mektebinde veterinerlik okuyor. Ekonomik yoksunluk nedeniyle Fatih'ten Halkalı'ya her gün yürüyerek geliyor gidiyor. Sonra zaman geçiyor. Memleketin önemli aydınlarından birisi haline geliyor. Milli Marş'ın yazılması ve bestelenmesi için meclis bir yarışma açıyor. Yarışmada beste için 500, şiir için 500 olmak üzere bir ödül koyuyorlar ve Mehmet Akif o ödülü almayı reddedeceği için Milli Marş'ın şiirini yazmayı da kabul etmiyor. Sonra istenilen kalitede şiirler yazılmadığı için Mehmet Akif'e, 'Peki sen gel ödül alma ve şiir yaz.' diyorlar. Türkiye Cumhuriyeti'nin milli marşı böyle yazılıyor. O Milli Marş'ı yazarken ve o Milli Marş'ın karşılığında konulan ödülü reddederken Mehmet Akif bir kiralık evde oturmaktadır ve kışın giyeceği bir palto bulunmamaktadır.
Dolayısıyla işte bu Türkiye Cumhuriyeti'nin milli marşını, marşın içeriğiyle birlikte şairini de önümüze önemli bir aydın olarak koyan, aydın namusuyla düşündüğü gibi yaşamayı ona nasip etmiş bir insana bugün saygımızı sunma günüdür. Ben izninizle kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı'nda verdiğimiz tüm şehitler, gaziler ve Mehmet Akif Ersoy'u huzurlarınızda saygıyla, rahmetle ve minnetle anmak istiyorum. Neden Ramazan'la anlamlı birliktelik sağladığını düşünüyorum Mehmet Akif'in hayatının? Çünkü biz bir ibadet ayı içerisindeyiz. Evet. Oruçlar tutuluyor, namazlar kılınıyor. Bütün bunların herhalde bir amacı var. O da insanın hem ruhunu hem de bedenini terbiye etmesidir. Boş yere aç kalınmayacağına göre o açlık yoksulları hatırlamak için, adaleti hatırlamak içindir. Kılınan namazlar verilecek hesabın yalnızca bu dünyaya ait olmadığını da hatırlamak içindir. Bu bağlamda da eğer biz bir merhamet ayı, bir mağfiret ayı bir rahmet ayı, bir bereket ayı tanımlaması getiriyorsak Ramazan'a, bu ayda hepimiz kendi muhasebemizi yapmak ve bu muhasebeyi biz bir öz eleştiriyle tamamlamak zorundayız. Bu yalnızca bireysel yaşamlarımız için değil, hiç şüphesiz kurumsal yaşamlarımız ve devletin tamamı için de söz konusudur. Adaleti, demokrasiyi, cumhuriyetin ilkelerini gönülden bir bağlılıkla tesis etmek hepimizin görevi.
Bölgemiz bir ateş çemberi. Daha 70 bin Filistinli masumun ölümüne neden olan o cinayet çukurları dolmadı. Gözyaşları henüz dinmedi. Şimdi Ramazan ayında belki de şu saatlerde bir komşu Müslüman ülke cayır cayır bombalanıyor. Demek ki adaleti yalnızca kendi bireysel fani vücudumuzda değil ülkemizde ve dünyanın her bir cephesinde ortaya çıkartmak için katkı sunmanın tam da zamanıdır. Son bir hafta içerisindeyiz. Umuyor ve diliyorum ki Ramazan Bayramını ağız tadıyla, huzurla yad edelim. Biz orayı yalnızca bu Ramazan için değil, önümüzdeki tüm Ramazanlar için Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan tüm yurttaşlarımızın hiçbirini birbirinden ayırmayan, eşit, adil, refah içerisinde bir Türkiye'yi el birliğiyle yaratalım ve böylece yaşadığımız her anı anlamlandırmış olalım . Ben bu düşüncelerle TÜRMOB'a da bizi davet ettiği için çok teşekkür ediyorum. Mali ve finansal dünyamızın bu çok önemli kuruluşunda, kuruluşunun her türlü ihtiyacında Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak biz de yanında olacağımızı buradan ifade etmek istiyorum. Mali yaşamdaki disiplinin ve kurallara bağlılığın da hukuktaki disiplin ve kurallara birlikte iç cepheyi kuvvetlendirmenin en temel ön koşulları olduğunu düşünüyorum. Umuyor ve diliyorum ki önümüzdeki yaşam dilimi bize bunları hem yaratmak hem de bunları paylaşmak konusunda bir tanıklık etme fırsatı versin.'
TÜRMOB Genel Başkanı Yıldız: TÜRMOB'un mali konularda görüş ve önerilerinin alınmasını istiyoruz
TÜRMOB Genel Başkanı Hüseyin Yıldız, mali müşavirlerin sorunlarına ilişkin şunları söyledi:
'Öteden beri ifade ettiğimiz beyanname imzalama kapsamının artık genişletilmesi, Türkiye'de beyannameli sistemin yaygınlaşması hem vergi adaletinin sağlanmasında hem mali disiplinin sağlanmasında önemli olduğunu ve bu konudaki çalışmanın bir an önce en azından tebliğ bazında hayata geçirilmesini bekliyoruz. Öte yandan ikinci bir talebimiz de e-defter dosyalarının ve e-defter beratlarının gecikmeli yüklenmesi nedeniyle değerli meslektaşlarım, kıymetli hazırun karşılaşılan usulsüzlük cezaları çok ağırdır. En küçüğü 35 bin liradan başlamaktadır. Bir başka konu katılım payı alınması. Biliyorsunuz bu mali verilerin birçoğu meslektaşlarımız tarafından üretiliyor ve bunlar zamanla sisteme yükleniyor ve bizim meslektaşlarımız da eğer vergi beyan ve bildirimlerini verirken bazı bilgileri Maliye Bakanlığından otomatik olarak indirdiklerinde çektiklerinde sorgulama başına katılım payı ödemek zorunda kalıyorlar. Bu hiç adil değil. Bunun mutlaka kaldırılmasını istiyoruz.
Yine biliyorsunuz bu 49 no'lu tebliğ düzenlemesi oldu. Yine elektronik ortamda karşıt incelemeler gündemde. Meslektaşlarımızın bu konuda sorunları var. Karşıt incelemeye bir ay içinde cevap vermek gerekiyor. Olur ki tebliğ atlandı, ulaşılamadı hemen özel usulsüzlük cezasıyla karşı karşıya kalıyorlar. Bu da adil değil. Sevgili hazırun meslektaşlarımızın kendi kusurlarının, kasıtlarının olmadığı konularda gerekli dikkat özenin sadece gösterilmemesi nedeniyle karşı karşıya oldukları bu usulsüzlük cezaları çok ağırdır. Bunların bir an önce indirimli bir sisteme bağlanması gerekiyor. Biliyorsunuz arabuluculuk konusu gündeme geldiğinde bu arabuluculuk evet avukatlar da arabuluculuk yapıyor ama bütün dünyada ticari işlemlerde, ticari uyuşmazlıklarda ve iş uyuşmazlıklarında arabuluculuğu mali müşavirler de yapabiliyor. Bunun mutlaka mali müşavirlere de tanınması gerektiğini talep ediyoruz. Ve bizim hep öteden beri karşı çıktığımız bir konu Vergi Usul Kanunu 586 nolu tebliğle maalesef esnaf odalarına beyanname ve bildirimleri bildirme, muhasebe yapma yetkisi verildi. Bu gerçekten çağdaş bir beyannameli vergi sistemine, muhasebe sistemine, mali disipline aykırıdır ve gerçekten de her işi ehline vermek lazım. Yine TÜRMOB'un her konuda, özellikle meslekle ilgili mali konularda görüş ve önerilerinin alınmasını istiyoruz.'
DEVA Partili Çanakçı: TÜRMOB'a desteğimizi sürdüreceğiz
TÜRMOB'a ellerinden gelen desteği vermeye devam edeceklerini vurgulayan, DEVA Partisi Genel Başkan Vekili İbrahim Halil Çanakçı, 'TÜRMOB ekonomimizin tam kalbinde yer alan, yine ekonomi yönetimimizin, özellikle kamu mali yönetimimizin tam merkezinde olan işletmelerimizle, iş dünyasıyla devlet arasında vazgeçilmez bir arayüz, kritik bir köprü rolü üstlenen bir meslek örgütümüz. TÜRMOB'un hem hizmet verdiği iş dünyasının sorunlarını aşmak hem de biraz önce çok değerli başkanın sıraladığı kendi mensuplarının karşı karşıya bulunduğu sorunları çözüme kavuşturmak için ortaya koyduğu çabayı, gayreti yakından takip ediyoruz ve bunlarla yakından ilgileniyoruz. Değerli başkanın ve yönetiminin bu çaba ve gayretlerinde Yeni Yol grubu olarak, değerli milletvekilimiz burada meclisteki altı gruptan biri olan Yeniyol grubu olarak ve o grubun önemli bir bileşeni olan DEVA Partisi olarak her zaman desteğimizin, katkılarımızın kendileriyle birlikte olduğunu, sizlerle birlikte olduğunu ifade etmek istiyorum.' diye konuştu.
Yeni Yol Partili Kılıç: Ortak hedefimiz daha güçlü, saygın ve sürdürülebilir bir mali müşavirlik mesleği inşa etmektir
Yeni Yol Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, 'Meslek mensupları olarak ülkemizin mali düzeninin önemli bir parçasıyız. Ancak artan iş yüküne rağmen emeğimizin değeri yeterince karşılık bulmamaktadır. Sorumluluklarımız yüksek olmasına rağmen yetkilerimiz sınırlı kalmaktadır. Sürekli değişen mevzuat, bürokrasi ve haksız rekabet de mesleğin saygınlığını zedelemektedir. Bu sorunların çözümü için mesleki ücretlerin adil şekilde düzenlenmesi, sorumluluk ve yetki dengesinin kurulması, dijital dönüşümün meslektaşın lehine geliştirilmesi ve meslek mensuplarının sosyal güvencelerinin güçlendirilmesi gerekmektedir. Ortak hedefimiz daha güçlü, saygın ve sürdürülebilir bir mali müşavirlik mesleği inşa etmektir. Çünkü mali müşavirliğin itibarı ekonominin güvenidir.' şeklinde konuştu.
DEM Partili Tiryaki: Türkiye'nin bu savaşlardan uzak olmasını bütün kalbimle diliyorum
İsrail-ABD ve İran arasında süren savaşa ilişkin değerlendirmede bulunan DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki, şöyle konuştu:
'Ramazan deyince hepimiz barışı hatırlarız. Mutlaka kurulacak cümlenin içerisinde bir barış sözü vardır. Küslerin barışmasından, başlamak üzere. Ama maalesef, dünyanın gerçeği böyle değil. Ülkemizin dört bir yanı adeta ateş çemberi. Kuzeyimiz 2'nci Dünya Savaşı'ndan sonra yaşanan Avrupa'daki en büyük savaşa, sahne olmuş durumda. Güneyimiz, doğumuz adeta bir ateş çemberi. Her taraf yanıyor. Ortadoğu'da büyük bir savaş var. Türkiye'nin bu savaşlardan uzak olmasını bütün kalbimle diliyorum ve Türkiye'nin hem batı kampının bir parçası olarak NATO'nun, Avrupa Konseyi'nin ve Avrupa Birliği'nin aday ülkesi olarak, barışın tesisi için etkin bir rol üstlenmesini umuyorum. Aynı zamanda bir Müslüman ülke olarak, bu savaşın barışla sonlanması için, bir an önce durması için etkin olabileceğini düşünenlerdenim. Türkiye bunu başarmış bir ülke. Çok kıymetli bir geçmişi var.
Dolayısıyla bugün de savaşlardan uzak olması, çok kıymetli ama aynı zamanda bu savaşın bitirilmesi için de aktif bir rol üstlenebileceğini düşünüyorum. Bütün bu ateş çemberi içerisinde Türkiye'nin kendi iç barışını tesis etmek için, çatışmalı ortamın sona erdirilmesi için yaklaşık 1,5 yıldır başlattığı barış, demokratik toplum ve çözüm sürecinin ne kadar kıymetli olduğunu aslında bugün bir kez daha hepimiz anlıyoruz. Bütün yüreğimizle bu sürece destek vermeye çalışıyoruz. DEM Parti olarak emin olun köy köy, mahalle mahalle, kasaba kasaba, şehir şehir dolaşıp bu süreci anlatmaya, bu süreci eee başarıyla taçlandırmaya çalışıyoruz. Savaş üzerine çok şey söylenebilir ama en son söylenmesi gereken şey muhtemelen savaşlarda hamasettir. Hamaset dilinden uzak barış dilinin daha çok yaygın olması gerektiğine inanıyoruz.'
İYİ Partili Usta: Sorunların çözümüne katkı sunmaya devam edeceğiz
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, 'Tabii mali müşavirler, muhasebeciler, serbest muhasebeciler veya yeminli mali müşavirler fark etmez, hepsi ekonominin can damarı. Hem bir yandan ekonominin sağlıklı yürütülmesi, işte işletmelerin ayakta kalması, kamu mali yönetiminin sağlıklı sürdürülebilmesi açısından çok önemli fonksiyonlar icra ediyorlar. Özellikle de bizim gibi gelir idaresinin çok çok da kuvvetli olmadığı ülkelerde aslında daha önemli fonksiyonları var. Hem mükellefle idare arasında ikisine de birbirine karşı bir güvence ve bir teminat oluyor. Dolayısıyla önemli fonksiyon icra ediyorlar. Tabii sorunları var. Zaman zaman biz Plan Bütçe Komisyonunda sorunlarını dile getiriyoruz. Çözümüne de katkı vermeye çalışıyoruz. İnşallah başkanımızın bugün ifade ettiği meselelerle ilgili olarak da önümüzdeki dönemde de katkı vermeye İYİ Parti grubu olarak devam edeceğimizi buradan bir kez daha ifade etmek isterim' diye konuştu.
AK Partili Gülsoy: Problemlerini çözme adına çalışmaya devam ediyoruz
AK Parti Genel Merkez Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı ve Osmaniye Milletvekili Seydi Gülsoy ise konuşmasında şunları söyledi:
'Tabii ben Osmaniye milletvekiliyim ama ondan önce de mali müşavirim. Seçildiğimiz günden bugüne kadar da değerli başkanlarımız, değerli milletvekillerimiz de hep burada. Biz mecliste, Plan Bütçe Komisyonunda her ortamda, her platformda mali müşavirlerin sesi olmaya, onların sorunlarını, problemlerini çözme adına çalışmaya devam ediyoruz. Genel başkanımız birkaç konuya değindi. Biz de o konu hakkında hem AK Parti grubumuz hem arkadaşlarımızla görüşüyoruz, konuşuyoruz. Bu beratların bir ay, 3 ay gönderilme ile alakalı bölümünü biz 6 ayda eklenmesini, ilaveten de verilmesinden sonra ilave bir hafta 5 gün bir ek süre daha verilmesini, akabinde de ceza oranının ona göre de düşürülmesini inşallah bunu hızlı bir şekilde yapacağız, takipteyiz diyoruz.
Bu katılım paylarıyla alakalı biz ilk bu konu geldiğinde arkadaşlarla görüştüğümüzde gerçek ve tüzel kişiler diye kanun teklifinde vardı. Biz gerçek kişileri çıkartmıştık orada. Gerçek kişi kimdi? Mali müşavirlerdi. Bu işin muhatabı onlar diye çıkartmıştık ama döndük ki sonra şeyler, programcılar bu işi gerçek kişiye rücu etmeye başlamışlar. İnşallah bununla alakalı da gerekli çalışmayı, görüşmeyi yapıyoruz. Bunu da bir telafi edeceğiz. Bir diğer konu da disiplin cezası ile alakalı mevzu. İnşallah o da gündeme gelecek. Biz geçen aslında berat mevzusunu son çıkarttığımız torba yasada eklemeyi planlıyoruz önergeyle ama birkaç madde olunca bir torbada bunu ele alalım diye öyle bir görüşmemiz oldu. İnşallah bunları en kısa zamanda çözeceğiz'