(ANKARA) - Doğuştan ileri derecede görme kaybı nedeniyle teleskopik gözlük kullanan, buna rağmen eğitim ve sanat hayatında başarılara imza atan oyuncu Dolunay Kocabağ, şimdi ABD'de sahne adıyla Luna Vintner olarak oyunculuk kariyerini büyütüyor. Genç sanatçı, 16 Mayıs'ta prömiyer yapacak A Night of Chekhov oyunuyla seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Amerika'da konservatuvar eğitimini tamamlayan görme engelli genç sanatçı Dolunay Kocabağ, sanat yolculuğunda önemli bir başarı hikayesine imza atıyor. Genç sanatçı, son olarak Murder in the Dark filmindeki performansıyla eleştirmenlerin dikkatini çekerken, 16 Mayıs'ta prömiyer yapacak A Night of Chekhov oyunuyla seyirci karşısına çıkacak.
Mersin'in Gülnar ilçesinden bir ailenin çocuğu olan Kocabağ, yüzde 90 görme engeline rağmen eğitim hayatında Türkiye çapında dereceler elde etti. Türkan Sabancı Görme Engelliler İlköğretim Okulu'nda başlayan eğitim yolculuğunda, Robert Kolej'e girerek buradan üstün başarıyla mezun oldu.
Sanatla engelleri aştı
Çocukluk yıllarından itibaren müzik ve tiyatroyla iç içe büyüyen Kocabağ, piyano ve keman eğitimi aldıktan sonra kendi bestelerini üretmeye başladı. Nota okumakta yaşadığı zorlukları doğaçlamayla aşan genç sanatçı, sanatta kendi yolunu çizmeyi başardı. Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde aldığı tiyatro eğitimiyle sahneyle bağını güçlendirdi.
2017 yılında Kanada'ya giderek York Üniversitesi'nde psikoloji eğitimi alan Kocabağ, yüzde 100 bursla başladığı üniversiteyi dört yılda üstün başarıyla tamamladı. Ancak pandemi döneminde akademik kariyer planlarını değiştirerek tutkusu olan oyunculuğa yöneldi.
New York'ta mezuniyetinin ardından sahneye adım attı
New York'ta American Academy of Dramatic Arts'ta burslu eğitim alan Kocabağ, mezuniyetinin ardından sahneye adım attı. The Tempest, Picnic, A Sketch of New York ve An Enemy of the People gibi önemli yapımlarda rol alan sanatçı, şimdi A Night of Chekhov oyununda üç farklı karakterle izleyici karşısına çıkacak.
Sanat hayatını freelance projelerle sürdüren Kocabağ, New York'taki sanat dünyasının rekabetçi yapısına dikkati çekerek, 'Bu şehirde var olmak sürekli üretmek, görünür olmak ve ayakta kalmak demek' ifadelerini kullandı.
'Başarıyla var olmak zorunda hissettim'
Görme engelli olmanın kendisine erken yaşta yalnızlık ve farklılıkla yüzleşmeyi öğrettiğini ancak bunun aynı zamanda çok yorucu bir tarafı olduğunu belirten Kocabağ, 'Engelli olmanın bende yarattığı 'ancak çok başarılı olursam insan yerine konurum' düşüncesiyle baş etmeye çalışıyorum. Beni zorlayan şey çoğu zaman körlükten çok, sosyal etkileşimler ve insanların önyargılarının hayatımı nasıl şekillendireceğiyle ilgili sürekli tetikte olma hali' dedi.





