(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in İBB davasına ilişkin değerlendirmelerine tepki göstererek, 'Bir Adalet Bakanı'nın devam eden veya kamuoyunda tartışmalı yargı süreçleri hakkında bu şekilde konuşması başlı başına sorunludur. Yargılamanın henüz tamamlanmadığı, hatta başlamadığı dosyalar hakkında yürütme makamında bulunan bir kişinin değerlendirme yapması, mahkemelere doğrudan bir yönlendirme niteliği taşımaktadır' ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamalarına ilişkin olarak sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun şubat ayı raporu: 23 kadın öldürüldü, 29 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun şubat ayı raporu: 23 kadın öldürüldü, 29 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu
İçeriği Görüntüle

'Adalet Bakanı Akın Gürlek'in son açıklamaları, göreve başlamasının hemen ardından yaptığı değerlendirmelerden çok daha vahim bir tablo ortaya koymaktadır. Bir Adalet Bakanı'nın devam eden veya kamuoyunda tartışmalı yargı süreçleri hakkında bu şekilde konuşması başlı başına sorunludur. Yargılamanın henüz tamamlanmadığı, hatta başlamadığı dosyalar hakkında yürütme makamında bulunan bir kişinin değerlendirme yapması, mahkemelere doğrudan bir yönlendirme niteliği taşımaktadır.

'İmza attığı hukuksuzlukları meşrulaştırma çabası'

Gürlek açıklamasında 'dosyadaki isimleri kapatarak baktık' ifadesini kullanıyor. Bu iddia gerçekle bağdaşmıyor. Çünkü kamuoyunun yakından bildiği birçok soruşturma ve iddianame sürecinde dosyaların siyasi kimlikler üzerinden yürütüldüğü ve kamuoyuna bu şekilde servis edildiği açıktır. Eğer gerçekten isimler kapatılarak yalnızca deliller üzerinden bir değerlendirme yapılmış olsaydı, ne Zeydan Başkanımız Adana'dan Silivri'ye getirilir ne de iktidar belediyelerine yönelik dosyalar tefrik edilirdi. Sadece bu örnek bile 'isimlerin açık' olduğunu kanıtlamak için yeterlidir. Bir diğer dikkat çekici nokta ise delil tartışmasıdır. Bakan Gürlek hala gizli tanık beyanlarını iddianamenin temel unsurları arasında saymaktadır. Oysa ceza muhakemesinin temel ilkelerinden biri, doğruluğu sınanabilir, somut ve maddi delillerdir.

Gürlek'in 'tutuklama kararlarının genelde istisnai bir tedbir olarak verildiği' yönündeki açıklaması da 2 Ekim 2024'ten beri bizzat kendi eliyle oluşturduğu tabloyla taban tabana zıttır. Belediye başkanlarımıza ve yol arkadaşlarımıza yönelik yürütülen operasyonların her birinde uzun tutukluluk, bir cezalandırma yöntemine dönüşmüştür. Bunun mimarı da bizzat bugünün Adalet Bakanı'dır. Dolayısıyla gerçek şudur: Akın Gürlek 2024 yılının Ekim ayında İstanbul'a atanmış, kendisinden beklenen görevi yerine getirmiş ve bunun karşılığında siyasi ödülünü almıştır. Yaptığı açıklamalar ise imza attığı hukuksuzlukları meşrulaştırma çabasından başka bir şey değildir.'

Kaynak: ANKA