Gündem

Güldem Atabay: 'TCMB, rezervlerini siyasi kumpas kuranların yarattığı finansal şoku yumuşatmak için harcayarak savaş ortamında Türkiye ekonomisini korumasız bırakmıştır'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, 'TCMB döviz rezervlerini milletin zor günü için kasasında biriktirmek yerine, bundan neredeyse tam bir yıl önce iktidarın siyasi saiklerle Cumhurbaşkanı adayımız ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasına destek olmak amacıyla kullanmıştır. Bugünün tartışma konusu TCMB'nin esas görevi olan finansal istikrarı güçlendirmek yerine rezervlerini siyasi kumpas kuranların yarattığı finansal şoku yumuşatmak için ölçüsüzce harcayarak İran savaşı ortamında Türkiye ekonomisini kırılgan, korumasız bıraktığı gerçeğidir' dedi.

(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, 'TCMB döviz rezervlerini milletin zor günü için kasasında biriktirmek yerine, bundan neredeyse tam bir yıl önce iktidarın siyasi saiklerle Cumhurbaşkanı adayımız ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasına destek olmak amacıyla kullanmıştır. Bugünün tartışma konusu TCMB'nin esas görevi olan finansal istikrarı güçlendirmek yerine rezervlerini siyasi kumpas kuranların yarattığı finansal şoku yumuşatmak için ölçüsüzce harcayarak İran savaşı ortamında Türkiye ekonomisini kırılgan, korumasız bıraktığı gerçeğidir' dedi.

CHP Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, Merkez Bankası rezervlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Atabay'ın açıklaması şöyle:

'Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) kullanılabilir döviz rezervleri alarm veriyor. İran Savaşı devam ederse TCMB'nin kullanılabilir döviz rezervleri yetmeyecek. İran Savaşı sonu ne zaman geleceği belli olmayan bir enerji şokuyla ülkemizi karşı karşıya bırakmıştır. Yaşan şokla hızla ülkemizi terk etmeye başlayan sıcak para sonucu oluşan döviz talebini, TCMB yasada tanımlanan görevi gereği kur istikrarını sağlamak için döviz rezervlerinden karşılamaktadır. Kullanılabilir döviz rezervlerindeki sert düşüş ise İran Savaşı'nın devam etmesi halinde TCMB kaynaklarının yetmeyeceğini yansıtmaktadır.

'Mevcut iktidar İmamoğlu ile demokratik zeminde rekabet edecek gücü kendinde görseydi, bugün karşı karşıya olduğumuz kırılgan ekonomik yapı içinde olmazdık'

Mevcut iktidar siyasi kumpas kurmak yerine Sayın Ekrem İmamoğlu ile demokratik zeminde cumhurbaşkanlığı için rekabet etmeyi tercih edecek gücü kendinde görseydi, İran Savaşı'na rağmen bugün karşı karşıya olduğumuz kırılgan ekonomik yapı içinde olmazdık. Sayılar ortadadır: Savaşın çıktığı 28 Şubat 2026 tarihinden bu yana TCMB'nin döviz satışları 25,5 milyar dolar olmuştur. Devam eden jeopolitik gerginlik sonucu savaşın daha ikinci haftası sonunda bu satışın 30 milyar dolara varması beklenmektedir. Savaşın devam etmesiyle döviz talebi de artarak devam edecektir. Doğal gaz ve petrol fiyatlarında izlediğimiz sert tırmanış sonucu cari açığın da hızla genişlemesi kaçınılmazdır. Döviz talebi ve artan cari açık bir arada değerlendirildiğinde TCMB'nin kullanılabilir rezervi çok daha fazla önem kazanmaktadır.

'TCMB elinde kalan tahvil stokunun hepsini satarak likit döviz gücünü artırsa dahi bu rakam döviz talebini karşılamaya yetmeyecektir'

İran Savaşı başlamadan hemen önce TCMB'nin nakde çevrilemeyen IMF-SDR hesaplarındaki 7,6 milyar dolar hariç döviz talebini karşılamakta kullanılabileceği 'döviz likiditesi' 33,1 milyar dolardı. Savaşın ilk iki haftasında TCMB'nin döviz rezervlerinden 25,5 milyar doları piyasaya satmasının ardından döviz likiditesinin 7,6 milyar dolar gibi kritik bir seviyeye düşeceğini gören TCMB, bugün açıklanan 6 Mart tarihli bilançosuna göre, elindeki tahvil stokunun yaklaşık yarısına karşılık gelen 12 milyar dolarlık tahvil satarak döviz likiditesi miktarını acilen yükseltmeye çalışmıştır. Şubat sonunda elinde bulunan 26,7 milyar dolar tahvil stoku, 6 Mart'ta 14,3 milyar dolara inmiştir. 6 Mart tarihli bilançoda görünen kullanılabilir döviz seviyesi 20 milyar dolardadır. Elinde kalan 14,3 milyar dolarlık tahvil stokunun hepsini satarak likit döviz gücünü artırsa dahi bu rakamın devam edecek döviz talebini karşılamaya yetmeyeceği açıktır.

'Bir sonraki adımda ödeyeceği yüksek faiz, tüm vatandaşların ödeyeceği bir bedel olacaktır'

Özetle 28 Şubat'tan 13 Mart'a savaşın ilk iki haftasında oluşan yaklaşık 30 milyar dolarlık döviz talebine karşılık TCMB'nin 6 Mart itibarıyla potansiyel kullanılabilir döviz rezervi 34,3 milyar dolardır. Savaş ortamında bu seviyenin yetersizliği nettir. Mevcut iktidar TCMB rezervlerine ve yüksek faizine yaslanarak Sayın Ekrem İmamoğlu'na siyasi kumpas kurmak yerine, demokratik zeminde en güçlü rakibiyle mücadele edecek mertlikte olsaydı, TCMB'nin nakit döviz rezervleri bugün en az 70-80 milyar dolar gibi Türkiye ekonomisini koruyabilecek bir seviyede olacaktı. Bir sonraki adım olarak elindeki 134,7 milyar dolarlık yüksek altın stokunu miktarsal sınırı dahilinde swap yaparak döviz nakdine çevirmesi halindeyse ödeyeceği yüksek faiz kuşkusuz tüm Türkiye vatandaşlarının ödeyeceği bir bedel olacaktır.

'TCMB, İran Savaşı ortamında Türkiye ekonomisini korumasız bırakmıştır'

AK Parti dönemi boyunca bilinçli politikalarla kamu kurumlarının kapasitesi eksiltilmiştir. Bugün en çok ihtiyacımız olduğu bir dönemde TCMB'nin döviz kasasının sağlam olmayışını likidite yönetimini doğru yapamayan üst yönetimin liyakat eksikliği ve Banka'nın siyasi araç haline dönüşmesinden bağımsız düşünemeyiz. Ancak TCMB döviz rezervlerini milletin zor günü için kasasında biriktirmek yerine, bundan neredeyse tam bir yıl önce iktidarın siyasi saiklerle cumhurbaşkanı adayımız ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'mız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasına destek olmak amacıyla kullanmıştır. Siyasi amaçlara alet olan TCMB'nin kurumsal güvenilirliğini zedelemesi ayrı bir tartışma konusu da olabilir, olmalıdır da. Bugünün tartışma konusu TCMB'nin esas görevi olan finansal istikrarı güçlendirmek yerine rezervlerini siyasi kumpas kuranların yarattığı finansal şoku yumuşatmak için ölçüsüzce harcayarak İran Savaşı ortamında Türkiye ekonomisini kırılgan, korumasız bıraktığı gerçeğidir.'