Haber: Caner Aktan

(TUNCELİ) - Gülistan Doku soruşturmasında yürütülen ikinci dalga operasyonları kapsamında gözaltına alınan şüpheli sayısı 17'ye yükselirken, Doku Ailesi de süreci takip etmek üzere Tunceli'ye geldi. Abla Aygül Doku, 'İvedilikle artık kızımızın bedeninin bulunmasını, bunların adalet önünde hesap vermesini ve bizim de evimize gidip yas tutmamızı istiyoruz' dedi.

Gülistan Doku soruşturması kapsamında 21 Temmuz'da 15, bugün ise 2 kişi daha gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüpheli sayısı 17'ye yükselirken, işlemleri tamamlanan O.Y. ve F.A. bugün geniş güvenlik önlemleri altında Tunceli Adliyesine sevk edildi.

Doku Ailesi de gelişmeleri yerinde takip etmek üzere adliye binasına geldi. Burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku adaletin bir an önce tecelli etmesini istedi.

'HEPSİ KIZIMIZA NE OLDUĞUNU BİLİYOR'

Aygül Doku, adliye önünde yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

'Vali biliyor kızımıza ne olduğunu. İl emniyet müdürü biliyor kızımıza ne olduğunu. Doktoru biliyor kızımıza ne olduğunu. Tanımı 'korucu' ya, korumanızdan sorumlu ya. Korucu kendi elleriyle gömüyor kızımızı. Valinin koruması Şükrü, kızımızı gömdükten sonra hazine buluyor, 16 tane taşınmazı oluyor. Valinin koruması biliyor kızımıza ne olduğunu. Yani aslında hepsi kızımıza ne olduğunu biliyor. Sadece siz o köprüde çaresizce katillerinize, kızımızı gömen ellere sarılıyorsunuz. Ben en çok emniyet müdürüne, ben en çok dönemin jandarma komutanına öfkeliyim.'

Doku, ellerindeki afişleri göstererek, sözlerine şöyle devam etti:

'Diyorlar ki, 'Biz bilmiyorduk.' Bu tecavüzcü. Bak ne diyor, ne diyor? '18 yaşındaki kızlara tecavüz ediyor' diyor. Bu kadar silahla, bu kadar taşkınlık yapan bir adam Tunceli'nin bu sokaklarında gezerken, il emniyet müdürü 'Ben bunu görmüyorum' diyor. Jandarma Komutanı 'Ben bunu görmedim' diyor. Peki sormazlar mı adama, sen bunları görmüyorsan senin görevin neydi? Sen benim kızımı, sana emanet ettiğim kızımı neden koruyamadın?

'DÖNEMİN SAVCILARI BİZİ 6 YILDIR BU KARANLIKTA BIRAKTI'

Dönemin savcıları Mustafa Atbaş, Valiye 'Abi' deyip, tespihini sallayıp 6 yıldır bizi bu karanlıkta bıraktı. Enver Eroğlu, 'Validir, ben bir şey yapamam. Ben bu fotoğrafı dosyaya koyamam' deyip çekmecenin kasasını kapatıp 6 yıldır bizi bu karanlıkta bıraktı. Dosya savcımız Serhat Savcı. Ben şikayetçiyim Sayın Adalet Bakanım. Ben şikayetçiyim Sayın Cumhurbaşkanım. Ben şikayetçiyim Sayın İçişleri Bakanım. Ben şikayetçiyim, vicdanını kaybetmeyen, en ufak bir vicdan zerresi taşıyan herkese sesleniyorum, ben bunlardan şikayetçiyim.

'İŞLERİNİ YAPSALARDI BÖYLE MÜCADELE ETMEK ZORUNDA KALMAZDIK'

Yahu üniversiteye emanet etmişsiniz 21 yaşında gencecik bir kızı. Can güvenliğinden sorumlusun. Zaten koruyamamışsın, zaten sahip çıkamamışsın. Yahu devlet demek namus değil mi? Biz bunu devlete emanet etmedik mi? Siz o ekmeği götürüp çocuklarınıza yedirmiyor musunuz? Biz 6 yıldır bir karanlığın içindeyiz, dönemin savcıları işini yapmadığı için, dönemin emniyet müdürü işini yapmadığı için, dönemin jandarma komutanı işini yapmadığı için. Benim anne babam Türkçe öğrendi bu süreçte. Niye biliyor musunuz? Sırf kendilerini sizlere daha iyi ifade etsinler diye. 6 yıldır canhıraş bir mücadele. İşlerini yapsalardı ailem böyle mücadele etmek zorunda kalmayacaktı.

'ARTIK KIZIMIZIN BEDENİNİN BULUNMASINI VE YAS TUTMAK İSTİYORUZ'

ALES giriş belgeleri erişime açıldı
ALES giriş belgeleri erişime açıldı
İçeriği Görüntüle

Ben güveniyorum. Ben kime güveniyorum? Ben Sayın Akın Gürlek'e güveniyorum. Sayın Akın Gürlek ne dedi? 'Ucu nereye giderse gitsin.' Adalet Bakanımızın cümlesidir, şu anda bizi ayakta tutan. Biz kızımızı devlete emanet ettik. Allah'tan sonra insanın güvenebileceği tek kurum.

İşin içinde polisi var, korucusu içinde var, hemşiresi içinde var, doktoru içinde var, valisi içinde var. Bakın, biz bu vahşetin artık bitmesini istiyoruz. Ya bir yara bandı var şurada; 6 yıldır o yara bandını çekip söküp yapıştırıyoruz, çekiyoruz yapıştırıyoruz. Yahu, bari şuramız artık kabuk bağlasın. İvedilikle artık kızımızın bedeninin bulunmasını, bunların adalet önünde hesap vermesini ve bizim de evimize gidip yas tutmamızı istiyoruz.'

Kaynak: ANKA