Zafer Partisi Çayırova İlçe Başkanı Hacı Filik, Çayırova’da yaya geçidinden karşıya geçerken otomobilin çarpması sonucu yaşamını yitiren Songül Baş’ın davasına ilişkin sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı.
Filik, 24 Eylül Perşembe günü saat 11.45’te Gebze Adliyesi’nde yapılacağı bildirilen duruşma öncesinde vatandaşlara, sivil toplum kuruluşlarına ve basın mensuplarına davayı takip etme çağrısında bulundu. Paylaşımında, ailelerin adalet arayışının yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguladı.
Songül Baş 13 günlük yaşam mücadelesini kaybetti
Songül Baş’a 12 Ocak 2026’da Çayırova Yeni Mahalle Fatih Caddesi’nde yaya geçidinden karşıya geçtiği sırada E.A. yönetimindeki otomobil çarptı. Ağır yaralanan 41 yaşındaki Baş, Gebze Fatih Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı. DHA’nın haberine göre Baş, 13 gün süren yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybetti.
Sürücü E.A.’nın olayın ardından gözaltına alındığı, daha sonra çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı bildirildi. Olay anı güvenlik kamerasına da yansıdı.
Aile “olası kast” yönünden değerlendirme istiyor
Hacı Filik, paylaşımında Songül Baş’ın ailesi ve avukatlarının olayın “olası kast” kapsamında değerlendirilmesini talep ettiğini aktardı.
Filik, hukuki nitelendirmenin kamera kayıtları, tanık anlatımları ve bilirkişi raporları dahil tüm deliller değerlendirilerek yapılması gerektiğini belirtti. Ölümle sonuçlanan her trafik olayının kendiliğinden olası kast kapsamında değerlendirilemeyeceğini de ifade eden Filik, kararın somut deliller üzerinden yargı makamlarınca verilmesi gerektiğine dikkat çekti.
24 Eylül için kamuoyuna çağrı
Filik, yaya geçitlerinin görünürlüğünün artırılması, hız denetimlerinin güçlendirilmesi ve özellikle okul çevrelerinde güvenli ulaşım önlemlerinin artırılması gerektiğini belirtti.
Songül Baş davasının 24 Eylül’deki duruşmasına dikkat çeken Filik, ailelerin adalet arayışının yalnızca yakınlarının üzerine bırakılmaması gerektiğini ifade etti.
Hacı Filik’in paylaşımından
Filik, paylaşımında şu ifadeyi kullandı:
“Biz, peşinen hüküm verilmesini değil; gerçeğin bütün yönleriyle aydınlatılmasını ve hukukun gereğinin yerine getirilmesini istiyoruz.”




