Tutuklu bulunan Ahbap Derneği Kurucusu Haluk Levent, sosyal medya hesabından kamuoyuna hitaben kaleme aldığı 5 sayfalık "veda mektubu"nu paylaştı. Hakkındaki soruşturma kapsamında yöneltilen suçlamalara ayrıntılı şekilde yanıt veren Levent, kişisel mali durumuna ilişkin dikkat çeken itiraflarda bulunurken, Ahbap Derneği'nin bağışlarına dokunulmadığını savundu.
Mektubuna "Ben dolandırıcı değilim." sözleriyle başlayan Levent, uzun yıllardır zaman zaman nükseden kumar bağımlılığı nedeniyle ciddi borçlar altına girdiğini belirtti. Kişisel borçlarını çevirebilmek amacıyla farklı kişilerden yüksek miktarlarda borç aldığını ifade eden Levent, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:
"Ünüme, hırsıma ve zaaflarıma yenildim. Son bir yıl çok açıldım. Borsa, iddaa ve kumar oynayarak battım."
Ahbap'a usulsüz borçlandım ama geri ödeyecektim"
Levent, mektubunda Ahbap Derneği'nden usule uygun olmayan şekilde kişisel borçlanmalar yaptığını kabul etti. Ancak bu borçları kapatmak için hazırlık yaptığını ve geri ödeme planını uygulamaya koyduğunu öne sürdü.
Levent'in iddiasına göre, 10 Temmuz 2026 Cuma günü yaklaşık;
- 50 milyon TL değerinde altın,
- 150 milyon TL değerinde tapu devri,
- 140 milyon TL nakit ödeme
ile Ahbap Derneği'ne olan borcunu kapatma sürecini başlattı.
İşlemlerin hafta sonuna denk gelmesi nedeniyle Pazartesi gününe kaldığını belirten Levent, gözaltı operasyonunun özellikle bu süreç tamamlanmadan gerçekleştirildiğini iddia etti.
"Eğer gözaltına alınmasaydım Pazartesi gününden sonra 'Ahbap'tan para çaldı' diyemeyeceklerdi. Benim usulsüz borçlanmamı kapatmama izin verilmedi."
Müfettiş raporlarını gündeme taşıdı
Mektubun en dikkat çeken bölümlerinden biri ise İçişleri Bakanlığı müfettişleriyle ilgili ifadeler oldu.
Levent, Mart 2025'te İçişleri Bakanlığı'na bağlı başmüfettiş ve denetçilerin Ahbap Derneği'nde yaklaşık üç ay boyunca kapsamlı inceleme yaptığını ileri sürdü.
Bu incelemeler sonucunda hazırlanan raporlarda, Alper Çelik, Zafer Yay ve Emrah Gödeliner'e ait para hareketlerinin Ahbap Derneği hesaplarıyla bağlantılı olmadığının, söz konusu işlemlerin Haluk Levent'in şahsi borç ilişkileri kapsamında değerlendirildiğinin tespit edildiğini iddia etti.
Bu noktada Adalet Bakanı'na seslenen Levent, şu ifadeleri kullandı:
"Sayın Bakan, bu raporları veren müfettişleri neden tutuklamıyorsunuz? Öyle ya, beni '7 milyarı kumarda batırdı' yalanıyla toplum önünde linç ettirdiniz. Gereğini yapacak mısınız? İçişleri Bakanlığı bu konuda ne diyecek?"
"1 lira çaldıysak birlikte çalmışız"
Levent, Ahbap Derneği'nin özellikle deprem döneminde yürüttüğü yardım faaliyetlerine de değinerek, yapılan bağışların resmi kurumların kayıtlarında bulunduğunu savundu.
Valilikler ve kaymakamlıkların süreçleri takip ettiğini belirten Levent, mektubunda şu ifadeleri kullandı:
"Deprem boyunca yapılan milyarlarca liralık yardımların valiliklerde ve kaymakamlıklarda kayıtları var. Eğer 1 lira çaldıysak demek ki onlarla beraber çalmışız."
Ece Güner'in tutuklanmasına tepki gösterdi
Mektubunda avukat Ece Güner'e de yer veren Haluk Levent, Güner'in kendisine kişisel olarak borç verdiğini ve Ahbap Derneği ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını ileri sürdü.
Levent, Ece Güner'in yalnızca kendisiyle olan borç ilişkisi nedeniyle soruşturmaya dahil edildiğini savunarak, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye'nin en iyi hukukçularından birinin tek suçu bana borç vermesi. Dernekle gram alakası yok."
Levent ayrıca, Güner'in Ekrem İmamoğlu'nun hukuk danışmanlığını yaptığı için de hedef alındığını iddia etti.
"Yüzlerce yıl hapis isteyecekler"
Mektubunun son bölümünde hakkında ağır cezalar isteneceğini düşündüğünü belirten Haluk Levent, bundan sonraki süreçte geri adım atmayacağını ve susmayacağını ifade etti.
"Bugünden sonra gün yüzü göremeyeceğimi biliyorum." diyen Levent, Ahbap gönüllülerine ve bağışçılarına da çağrıda bulunarak derneğin çalışmalarının devam etmesi gerektiğini söyledi.
"Kimsenin Ahbap'a çökmesine izin vermeyin."
Soruşturma sürüyor
Haluk Levent'in mektubunda yer alan ifadeler, kendi savunması ve iddialarını içeriyor. Ahbap Derneği'ne ilişkin yürütülen adli soruşturma ise devam ediyor. Mektupta dile getirilen iddialara ilişkin Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı veya soruşturmayı yürüten makamlar tarafından henüz yeni bir resmi açıklama yapılmadı.



