(İZMİR/ÇEŞME) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir'in Çeşme ilçesinde Çeşme Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Hanem Çeşme Kiralık Sosyal Konut Projesi'nin temel atma töreninde, 'Ucuz kiralık konut ve günü geldiğinde bedava ulaşım için AK Parti'den kaçının, CHP'yi seçin: Temel vatandaşlık geliriyle tüm sosyal yardımları bir şemsiye altında toplayacağız. Türkiye, sosyal demokratlar tarafından yönetilmeli, yoksulluğu yönetmek yerine yok etmeye azmetmiş kadrolar tarafından yönetilmeli' dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir'in Çeşme ilçesinde Çeşme Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Hanem Çeşme Kiralık Sosyal Konut Projesi'nin temel atma törenine katıldı. törende konuşma yapan Özel, 'Biz bugün burada bir temel atma gerçekleştiriyoruz. Projenin adı: Hanem Çeşme Projesi. Hanem Çeşme, 'Herkes için adil nitelikte ev modeli' kelimelerinin baş harflerinden oluşuyor. Projenin, bir sözlü önerge arz edeceğim müsaadenizle Sayın Genel Başkanım. Projenin bundan sonraki adının, 'Herkese adil nitelikli ev modeli' olmasını alkışlarınızla onayınıza sunuyorum' dedi.
'100 bin metrekare alanda, 660 konut inşa edeceğiz'
Salondan kuvvetli bir alkış sesi gelmesi üzerine Özel, 'Oy birliği ile kabul edilmiştir' diye konuştu. Özel, konuşmasına şöyle devam etti:
'100 bin metrekare alanda, 660 konut inşa edeceğiz. Konutlar, birer yatırım aracı değil; barınma aracı olarak tasarlanıyor. İnsani koşullarda, her bütçeye uygun kiralık konutlarımız olacak. İzmir'de ortalama 30 bin lira seviyesinde kiralar, bunu karşılayamayan dar gelirliler, sosyal kiralık konutlara ulaşacaklar. Türkiye'de bir ilktir, biraz önce Sayın Murat Karayalçın'ın da ifade ettiği gibi Çeşme'deki dile getirildiği tarih, yapılan çalışmalar, kapsamı ve bugün temeli atılması açısından bu projeyi, Türkiye tarihinde ilk olarak hayata getiren Çeşme Belediyesi'ne, başkanına, meclis üyelerine ve emekçilerine yürekten teşekkür ediyoruz.
Sayın Genel Başkanım, burada bulunmanın ve yıl dönümü olmasından dolayı iki farklı hususu dile getireceğim. Bir tanesi Çeşme'deyiz. Türkiye'de malum, İstanbul'da boğaz köprülerinin satılması ve yedi otoyolun özelleştirilmesi söz konusu. Bu süreç ortaya çıktığında biz duyumları sorduk, sustular. Ardından bu Bloomberg tarafından yurt dışında haberleştirilince, bu haberi tekzip etmediler. Sonra da öğrendik ki, bir takım keşif için gönderiyorlar falan ve gerçekten de bu köprüleri ve otoyolları özelleştirmeye, bazılarını da yeniden özelleştirmeye çalışıyorlar. O süreçte şu ifadeleri kullanıyordum ben. Özal'ın yaptığı otoban, İzmir - Çeşme arası 98 kilometre, 49 - 50 lira. Erdoğan'ın KÖİ, Kamu Özel İşbirliği dediği ve 'Cebimizden beş kuruş para çıkmayacak' deyip ama normalin 10 - 15 katına mal ettiği, geçiş garantileri verdiği sistemde aynen mesafe 350 lira. CHP olsa Kamu Özel İşbirliği ya da Yap-İşlet-Devret olsa bile, bittiğinde yani zaten 50 lira ya da altında olurdu. Bittiğinde de bedava olurdu. Almanya'daki gibi, bir şehirde bir ülkede kaliteli, hızlı ulaşım bir haktır. Ve bu hak o ülkeden transit geçenler için değilse bile, o ülkedeki insanlar için ücretsiz olmalıdır diyorduk. Bu finansman modelini hem reddediyor, bir şekilde bundan kurtulduktan sonra da otobanların, köprülerin artık maliyetleri çıktıktan sonra ücretsiz olması gerektiğini savunuyoruz.
'Özal'ın yaptığı 50 liralık otoyol, artık bütün masraflar çıktıktan sonra bedava olacağı gün, AK Parti tarafından 350 liraya çıkarılmaktadır'
Sayın Genel Başkanım bugün büyük bir üzüntüyle öğrendik ki Özal'ın yaptığı, 'Koy kaseti Semra, keyfimiz yerine gelsin' diyerek açtığı, o günden bugüne bugünkü parayla 45 - 50 liraya İzmirlilerin Çeşme'ye, Çeşmelilerin İzmir'e ulaştığı bu otobanı bir kez daha özelleştirmek suretiyle Haziran'ın 20'si 24'ünden itibaren geçiş ücretinin 350 liraya çıkacağı, yetmez Güzelbahçe metropol ilçedir diye bir mücadeleyle oradaki gişeler kalkmıştı. Güzelbahçe'ye de artık o pahalı otobandan girileceği, dolayısıyla Seferihisar'ın Güzelbahçe'ye kadar gelip oradan çıkıp gittiği ücretsiz ulaşımın da ücretli bir ulaşıma dönüşeceği bir durumla karşı karşıyayız. Bu duruma, Urlalılar, Urla Belediye Başkanımız açılışta da bahsetti, tepki gösteriyorlar, mücadele ediyorlar, Çeşmeliler tepki gösteriyorlar. Buradan Türkiye'ye ilan ederiz ki, rahmetli Özal'ın yaptığı 50 liralık otoyol, artık bütün masraflar çıktıktan sonra bedava olacağı gün, AK Parti tarafından 350 liraya çıkarılmaktadır. Bundan sonra buradan bütün Türkiye'ye söylüyoruz. Ucuz konut için, ucuz kiralık konut için, ucuz ve günü geldiğinde bedava ulaşım için bu AK Parti'den kaçın, Cumhuriyet Halk Partisi'ni seçin.
'Şu an 2'nci yıldayız, yüzde 80'ini tutturmuş durumdayız'
Şimdi diyebilirsiniz ki televizyonu başında beni bugün örneğin Kayseri'den izleyen, Nevşehir'den izleyen, Trabzon'dan izleyen çok kıymetli ev hanımlarından biri de diyordur ki aklından, 'Ya bu hedefi koyuyorsunuz da tutar mı bu hedefler?' Vallahi ikinci yılındayız, belediyeleri kazandık. Gökhan Zeybek'le birlikte biz dedik ki 'Belediyelere hedefler verelim'. Verdiğimiz hedeflerden bir tanesi, halk arasında kreş denen, gündüz bakım evi denen çocuk etkinlik merkezleri. Kreş dediğiniz şöyle bir yer; kreş, küçücük çocuğun, zenginse eğer aneesi ve babası erken yaşta gittiği yer: Sosyalleştiği, el becerilerinin arttığı, iletişim yeteneklerinin arttığı, Allah göstermesin varsa bir eksiği örneğin artikülasyon telaffuz bozukluğu, öğretmen tarafından fark edildiği bir yer. Bugün Dünya Otizm Günü, otizm veya bir başka rahatsızlıkla ilgili bir şey varsa ailenin bilemediği, bilse de yapacak birşey yok diye beklettiği o çocukların erken yaşta tanıya kavuştuğu, eğitime kavuştuğu, eksikliklerin giderilebildiği, hayata daha iyi hazırlandığı bir yer. Anne ve baba zenginse:
Anne baba yoksulsa, ne zaman okulla gidecek o zamana kadar eğitimden, gözlemden, tedaviye veya birtakım yetenek geliştirici eğitimlerden mahrum kalacak yoksullar: Burada biz dedik ki Cumhuriyet Halk Partili belediyeler, hızla yoksulların çocukları için bu etkinlik merkezlerinden, vatandaşın kreş dediği bu yerlerden açsın ve 'Dönem sonu hedefimiz, bin kreş olsun' dedik. Buradan Kayseri'deki ev hanımı, ablamın, Trabzon'daki, Iğdır'daki bizi dinleyenlere şunu söylüyorum: Şu an 2'nci yıldayız. Daha önümüzde 3 yıl var. Ama 801 kreşimizde, şu an öğrenciler eğitim görüyor. Hedefin yüzde 80'ini tutturmuş durumdayız. Biz küreş yaparız, AK Parti yapmaz. Niye yapmaz? Çünkü şöyle bakar; kadının işi, çocuğu doğurmak, onun işi çocuğu büyütmek, varsa yaşlı ona bakmak, engelli varsa ona bakmak, yemek yapmak. Ne yapacak kreşe çocuğu bırakacak da gidecek çalışacak ya da hayata karışacak. Biz, bu yaklaşıma itiraz ettiğimiz için burada 801 kreşe geldik. Bin hedefini hızla tutturacağız. Durmadan devam edeceğiz. Ama iktidarımızda, her mahallede bir kreş kuracağız, parti programımızda bu yazıyor.
'77 öğrenci yurdumuz faal durumdadır; sabah kahvaltısı, akşam yemeği ile öğrencilerimize hizmet etmektedir'
Yine 'Öğrenci yurtları yapın' dedik. Yurt daha zor bir iş, hedef 100. Şu anda Sayın Genel Başkanım, 77 öğrenci yurdumuz faal durumdadır; sabah kahvaltısı, akşam yemeği ile öğrencilerimize hizmet etmektedir. 2 yılda hedef yüzde 77 tutturulmuştur. İnşaat halinde yurtlarımız, inşaat halinde çok sayıda kreşlerimiz vardır. Kent lokantalarını, İstanbul'da Ekrem Başkan'ın markalaştığı kent lokantalarında, Türkiye'de ulaştığımız sayı 172'dir. İstanbul'daki sayı 18'dir. Yalnız İstanbul'la rekabet halinde bir büyükşehir belediyemiz vardır ve gelecek ay açılacak kent lokantalarıyla İstanbul'dan daha çok kent lokantası olan büyükşehrimiz de Manisa Büyükşehir Belediyesi'dir, Başkanı buradadır. Rahmetli Ferdi Zeyrek'in koyduğu hedeflere, arkadaşlarımız ulaşmak için Besim Başkanımız var gücüyle aynı vizyonla çalışmaktadır.
'Temel vatandaşlık geliriyle tüm sosyal yardımları bir şemsiye altında toplayacağız'
Sayın Genel Başkanım bir de şunu söyleyeyim, sözlerimi tamamlayayım. Gülşah'ı andık, Ferdi'nin adını andık. Bu rahmetli Ferdi benim çok eskiden beri arkadaşım. Bizim Demirhan'la birlikte. Ferdi böyle sohbet ederken ikide bir bana şöyle derdi. 'Ya Özgür.' Sonra Özgür Başkan, sonra Genel Başkan. Genel Başkanken demedi ama Grup Başkanvekiliyken. 'Ya mandıracılıkta çok iyi para var be abi. Manisa'da üç-beş mandıra sayıyor. 'Adamlar zengin oldu abi' falan. 'Gel bir mandıra açalım.' Ben de temel bir prensibimdir. 'Ferdi bilmediğin işi yapma, sen bir mimarsın mimarlık yap. Ben eczacıyım eczacılık yapayım. Bu mandıra işine giremeyiz abiciğim' derdim, girmezdik. Rahmetli belediye başkanı seçildi. Bir ayın sonunda beni İzmir Havaalanı'nda karşıladı. Manisa'ya doğru giderken 'Genel Başkanım ne açıyorum bil bakalım?' dedi. 'Ne açıyorsun?' 'Mandıra açıyorum' dedi. Adına Halk Mandıra koydu. Manisa'da açtı, bütün ilçelere yaydı. Hatta çok dikkatini çekmiş Muğla Dalaman da bayilik istemiş, Dalaman'a da bayilik verdi. O Halk Mandıra Manisa'da çalışıyor. Her Kent Lokantası içinde Halk Mandıra'nın bir köşesi var. Oradan köylüden toplanan sütler İzmir'deki fabrikalarda, İzmir Büyükşehir'in fabrikalarında, onun atıl olduğu saatlerde çalışarak süte dönüşüyor, pastörize edilmiş süte dönüşüyor, taze süte dönüşüyor ve şişeleniyor. Peynir oluyor, tereyağı oluyor, yoğurt oluyor. Kapış kapış satılıyor. Bizim arkadaşlar diyor ki 'Çok merak ediyoruz ama utanıyoruz, alamıyoruz ihtiyacı olan alsın diye.' Sayın Genel Başkanım Ferdi Zeyrek'in söylediği bu Halk Mandalar şimdi hızla bütün Türkiye'ye yayılıyor. Notta yok. Halk Mandıra'da peynir dışarıda kaç para, bizde kaç para? Bir söyle bakalım Başkan? Mesela dışarıda 350 liraya satılan peynir 250 liraya satılıyor. Dışarıda 400 liraya satılan peynir 270 liraya satılıyor. Ferdi bir taraftan hem çalışma arkadaşlarını bir yerden görüyor, hem de o çocukluktan beri hayal kurduğu mandırayı halkın yararını açtığı 17 mandırayla Manisa'da ve Türkiye'de sürdürüyor.
Ümit ediyorum ki herkesin her yerden dilediği her ürünü satın alabileceği alım gücüne kavuşana kadar düşük gelir seviyesindekilere onların bütçesine uygun kiralık konutlar, onların bütçesine uygun konutlar, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Halk Market, Halk Ekmek, Halk Mandıra'sında eti, sütü, peyniri ucuza sağladığımız uygulamaları tüm Türkiye'de yaygınlaştıracağız. Temel vatandaşlık geliriyle tüm sosyal yardımları bir şemsiye altında toplayacağız. Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşı olan herkes, onurlu bir şekilde barınma, yaşama, beslenme ve ailesini bir şekilde geçindirme imkanına kavuşacak. Ona bu işi sağlayana kadar temel vatandaşlık gelirini sağlayacağız. Türkiye bu topraklar, sosyal demokratlar tarafından yönetilmeli, yoksulluğu yönetmek yerine yok etmeye azmetmiş kadrolar tarafından yönetilmeli. Dünyadaki iyi örnekleri, Türkiye'ye getiren kadrolar tarafından yönetmenin tadına varacaklar ve bir daha bu tattan ayrılmayacaklar. Aynı kazandığımız belediyeleri, daha yüksek oylarla kazandığımız, daha büyük farklarla kazandığımız gibi bu yürüyüşün, yerel yönetimler üzerinden devam etmekte olduğunu görenler, belediye başkanlarımıza saldırıyorlar; belediye başkanlarımızı, başta Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu olmak üzere cezaevinde tutuyorlar.
'Biz, elimizde bayrağı şahsen taşımıyoruz; biz elimize verilen bayrağı partimiz adına taşıyoruz'
Ama biraz önce sevgili Cemil Başkan'ın söylediği gibi biz, elimizde bayrağı şahsen taşımıyoruz. Şahsen taşıyınca o bayrak düşer. Biz, elimize verilen bayrağı partimiz adına taşıyoruz. Birimiz, partinin bir evladı görev düşmüş genel başkan olmuş. Öbürü, büyükşehirde görevli. Bir diğeri, genel başkan yardımcısı, biri il başkanı, bir diğeri milletvekili. Ama bayrak milletin elimize verdiği bayrak. Bayrak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurtardığı bu toprakların üzerinde dalgalanan ay yıldızlı albayrak. Bayrak, vazife için, bayrak çalışmak için: Onun için düşen düştüğü yerde kalır; bayrağı biri, eline alır ve yürüyüş sürer. Bu yürüyüş, parti iktidar olana kadardır. Bu yürüyüş, memlekette yoksul kalmayana, evsiz parksız kalmayana, kimse yoksulluktan dolayı geride kalmayana, hiçbir çocuğun boynu bükük kalmayana kadardır. Yolumuz açık olsun. Yolunuz açık olsun. Tüm belediye başkanlarımızla gurur duyuyoruz. Çok daha iyi günlerde hep birlikte olmayı ümit ediyoruz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.'
Özgür Özel'in konuşmasından sonra Hanem Çeşme Kiralık Sosyal Konut Projesi'nin temel atma töreni, CHP Genel Başkanı Özel'in yanı sıra önceki Genel Başkanlardan Murat Karayalçın'ın, genel başkan yardımcılarının, parti meclis üyelerinin, Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin, İzmir İl Başkanı'nın, Çeşme İlçe Başkanı'nın, Manisa İl Başkanı'nın ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı'nın, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ile Gençlik Kolları Genel Başkanı'nın katılımıyla gerçekleştirildi.





