Haber: Mehmet OFLAZ
(ANKARA) - Adalet Peşinde Aileleri Platformu, Adana'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan Hasan Alpargün Apartmanı davasının yarınki istinaf duruşması öncesinde, yerel mahkemenin iki kez verdiği 'olası kast' kararının onanması talebiyle yürüyüş yaptı. Depremde anne ve babasını kaybeden Tuğçe Korkut, ''Olası kast' kararının onaylanması, 96 canın hesabının sorulması demek değil, yalnızca kaybettiğimiz yüzbinlerce canın hesabının sorulması demektir. Bu dava, bu ülkede yaşayan herkesin yaşam hakkı davası olacak' dedi. Platform Sözcüsü avukat Eren Can ise 'Kaybettiklerimizi geri getiremeyiz ama başka insanların aynı acıları yaşamaması için mücadele etmek zorundayız' diye konuştu.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde yakınlarını kaybeden ailelerin oluşturduğu Adalet Peşinde Aileleri Platformu üyeleri, Adana'da Aksa Gaz önünde bir araya gelerek, 'Depremde kaybettiklerimiz için 'olası kasta' sahip çıkıyoruz' yazılı pankart açtı.
'Adalet 'olası kastla' gelecek', 'Hak, hukuk, adalet; katillere müebbet', 'Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok', '6 Şubat'ın hesabı sorulacak' ve 'Gün gelecek, devran dönecek, katiller halka hesap verecek' sloganları atan aileler, yağmur altında Gençlik Meydanı'na yürüdü.
''Olası kast' kararına sahip çıkıyoruz'
Hasan Alpargün Apartmanı enkazında anne ve babasını kaybeden Tuğçe Korkut, şöyle konuştu:
'Davamızda çıkan 'olası kast' kararına sahip çıkmak ve bu kararı tüm adalet mücadelemize yaymak için bir araya geldik. Üç yıldır yargılamalar devam ediyor. Şimdiye kadar onlarca deprem davası görüldü, ancak sadece bu davada 'olası kast' kararı çıktı. Bu kararın emsal olabilmesi için onaylanması gerekiyor. Bu kararın onaylanması; 96 canın hesabının sorulması demek değil yalnızca, kaybettiğimiz yüzbinlerce canın hesabının sorulması demektir. Bu dava, bu ülkede yaşayan herkesin yaşam hakkı davası olacak. Depremde yitirdiklerimiz için 'olası kasta' sahip çıkıyor, sesimizi sokağa taşıyoruz. Çünkü biliyoruz ki adalet, bu haykırışların arasından geliyor. Çünkü gücümüz dayanışmamızdan geliyor.'
'Başka insanların aynı acıları yaşamaması için mücadele etmek zorundayız'
Burada açıklama yapan Adalet Peşinde Aileleri Platformu Sözcüsü avukat Eren Can, 6 Şubat'taki deprem bölgelerinden geldiklerini belirterek, yerel mahkemenin iki kez verdiği 'olası kast' kararını hatırlattı. Bu kararın deprem davaları açısından 'önemli ve tarihi' olduğunu belirten Can, 'olası kast' kararının istinaf tarafından onanmasını istediklerini dile getirdi. Can, şunları söyledi:
'Bu yıkımlar kader değil, bu ölümler doğal değil. Eğer sorumlular, bilimsel uyarılara rağmen eksik, kusurlu ve mevzuata aykırı yapılar inşa ettiyse; eğer denetim görevini yerine getirmeyenler göz yummuşsa; eğer bu binaların yıkılacağı öngörülebilir ise, bu, açıkça 'olası kast'tır. Bugün verilecek ya da onanacak karar yalnızca bu dosyayı değil, Türkiye'de devam eden tüm deprem davalarını etkileyecektir. Bu nedenle bu dava emsal niteliği taşımaktadır. Bizler buradayız çünkü; kaybettiklerimizi geri getiremeyiz ama başka insanların aynı acıları yaşamaması için mücadele etmek zorundayız. Tüm kamuoyunu, hukukçuları, sivil toplum örgütlerini ve vicdan sahibi herkesi bu davaya sahip çıkmaya çağırıyoruz.'
'Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yargılamasına sahip çıkmak üzere buradayız'
Çağdaş Hukukçular Derneği Adana Şube Deprem Komisyonu üyesi ve Alpargün Apartmanı'nın müşteki avukatlarından Y. Sergen Nisanoğlu, yaptığı açıklamada, yerel mahkemenin müteahhit ve teknik uygulama sorumlusu sanık Hasan Alpargün hakkında iki kez 'olası kast' kararı verdiğini hatırlattı. Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 'olası kast' kararına sahip çıkmak için meydanda olduklarını vurgulayan Nisanoğlu, şöyle konuştu:
'Bu kararın en önemli niteliğinin sanığın 'olası kastla insan öldürmeden' cezalandırılması olduğunun farkındayız. Ancak bir yargılama iyi ve doğru yürütüldüğünde, 'olası kast'ın deprem dosyası sanıkları için en gerçekçi ihtimal olduğunun bilinmesi gerekmektedir. O yüzden, 'asrın felaketi' söylemleri çerçevesinde manipüle edilmeye çalışılan ve bu adaletsiz düzenin devamını öngören tarafgir söylemlerin bu yargılamalardan el çekmesi; bu kararların ortaya çıkması için ilk temel adımdır. Diğer yandan, 'adaletin 'olası kast' ile geleceği' söylemi gerçekçi bir taleptir. Sanıkların her biri; yapmakla yükümlü oldukları şeyleri yapmadıkları anda bu sonuçların ortaya çıkacağını bilmelerine rağmen bu eksikliklerini telafi etmek için hiçbir çaba göstermemiştir. Bu sonuçların ortaya çıkmasını engellemek için hiçbir şey yapmadıkları açık olan sanıkların 'olası kastla' yargılanmalarını talep etmek, demagoji değildir. En nihayetinde 'olası kast', bu ülkenin üretim süreçleri nedeniyle ortaya çıkan her sosyal cinayette verilebilecek en gerçekçi karar, adalete en yakın tartışma zeminidir.
Yarın görülecek istinaf duruşması, bu yolun başı olmadığı gibi, sonu da olmayacak. Gördüğümüz tüm kötü manzaralara rağmen Adana'da bir mahkemenin cesaret ettiği ve cesaretinde ısrar ettiği tablo, adalet mücadelesinin bir sonucudur. Bu adalet mücadelesinde ısrara devam edeceğiz. Talep ettiğimiz şey, yargının düzene ayak uydurmak üzere belirlediği kavramların bir kenara bırakılması ve bizlere, bu dosyaların anlattığı gerçek sese kulak verilmesidir. Bu sesi, bu talebi yaymaya devam edeceğiz. Çağdaş Hukukçular Derneği Adana Şubesi olarak, bu mücadelenin devam edeceğini biliyor, herkesi kesintisiz olarak devam eden mücadelelerin bir parçası olmaya çağırıyoruz.'