Gündem

Hifa İkra davası... Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Kav: 'İstanbul Sözleşmesi uygulanıyor olsaydı, bunların hiçbirini yaşamayacaktık'

İki ay önce şüpheli bir şekilde yaşamlarını yitiren Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler'le ilgili cinsel istismar davasının duruşma öncesi adliye önünde açıklama yapan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav, 'Hiçbir zaman söylemekten vazgeçmeyeceğiz, bu yaşadığımız anların, bu yaşadığımız kayıpların en temelde, bir sorumlusu var: İstanbul Sözleşmesi'nden imzanın çekilmesi. O yüzden her seferinde aynı şeyi söyleyeceğiz, asla vazgeçmiyoruz. İstanbul Sözleşmesi uygulanıyor olsaydı, bunların hiçbirini yaşamayacaktık' dedi.

(İSTANBUL) - İki ay önce şüpheli bir şekilde yaşamlarını yitiren Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler'le ilgili cinsel istismar davasının duruşma öncesi adliye önünde açıklama yapan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav, 'Hiçbir zaman söylemekten vazgeçmeyeceğiz, bu yaşadığımız anların, bu yaşadığımız kayıpların en temelde, bir sorumlusu var: İstanbul Sözleşmesi'nden imzanın çekilmesi. O yüzden her seferinde aynı şeyi söyleyeceğiz, asla vazgeçmiyoruz. İstanbul Sözleşmesi uygulanıyor olsaydı, bunların hiçbirini yaşamayacaktık' dedi.

İki ay önce şüpheli bir şekilde yaşamlarını yitiren Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler'le ilgili cinsel istismar davasının duruşması, İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı.

Duruşma öncesi adliye önünde toplanan kadın derneklerine, TİP istanbul Milletvekili Sera Kadıgil, CHP İstanbul Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun, DEM Parti İstanbul Kadın Meclisi Sözcüsü Pınar Kandal ve Emek Partisi İstanbul Milletvekili Sevda Karaca da destek verdi. 

Kadınlar, 'Erkek adalet değil, gerçek adalet', 'Susma sustukça sıra sana gelecek', ' Koruma, aklama, failleri yargıla', 'Yaşasın örgütlü mücadelemiz' ve 'Yaşasın kadın dayanışması' diye slogan atarak, 'Fatma Nur ve Hifa'nın hesabını soracağız', 'Fatma Nur ve Hifa'ya ne oldu?' ve 'Fatma Nur ve Hifa'ya olanlar aydınlatılsın, sorumlular hesap versin' yazılı dövizler taşıdı. 

Kav:'Adalet Bakanlığı, herkes için tutuklama çıkarabilirken, buradaki şüpheliyi delillere rağmen tutuklamadı'

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav, yaptığı konuşmada şunları söyledi:

'Eskiden duruşmalarda 'Etkili ceza verilecek mi?' diye sorardık. Şimdi ise 'Katil kim?', 'Arkadaşımızın kayıp bedeni nerede' diye sorar hale geldik. Bu gidişat normal değildir ve eminim hep birlikte tersine çevireceğiz. Ne yazık ki bu memlekette bu nedenle çok fazla kadın ve çocuk cenazesi kaldırdık. Ama Fatma Nur ve Hifa'nınki bambaşkaydı, değil mi? Çünkü ölüm göz göre göre geldi. Çünkü Aile Bakanlığı, aileyi çok önemsediğini söyleyen bakanlık, bir anneyi ve kız çocuğunu korumadı. Çünkü İçişleri Bakanlığı, 8 Martlarda, 1 Mayıslarda yığınla kolluk kuvveti bulabilirken, koruma tedbirleri için yeterli kolluk bulamadı. Çünkü Adalet Bakanlığı, herkes için hemen tutuklama çıkarabilirken, buradaki şüpheliyi delillere rağmen tutuklamadı ve derhal gizlilik kararı koydu. Bütün bunlar nedeniyle bugün burada Fatma Nur'suz ve Hifa'sız bulunuyoruz ama onlar kimsesiz değil. Bu ülkede kadınlar var, emekçiler var, onların her daim yanında olacak olanlar var. Ve biz, bu duruşmadan da arkadaşlarımızın söylediği gibi  onları geri getirmeyecek olsa bile bir tür adalet bekliyoruz.

'Ceza yaptırımının uygulanması talebindeyiz'

Aile Bakanlığı şimdi duruşmaya gelecek mi bilmiyorum. Gelirlerse onların beyanlarını tabii ki dikkatle dinleyeceğiz, neler olmuş, ne bitmiş diye. Ama silsile hâlinde sorumlu tüm kurumlar bir kere hesap vermelidir. İkincisi, bir karışıklık oluyor demiştim ikinci davamız da bu ölümlü durum davasıdır. Şüpheli ölüm diyoruz, şimdi intihar diye kapatılmak isteniyor. Bu yüzden, bu iki davanın birleştirilmesi, aralarındaki bağ nedeniyle ölüme sebebiyet verme davasının da bu dosyayla birleştirilmesi, dosyanın etkin bir soruşturmayla incelenmesi, gerçeğin açığa çıkarılması intihar ise de intihara sürükleyen sebeplerin ortaya konulması ve buna ilişkin ceza yaptırımının uygulanması talebindeyiz.

Hiçbir zaman söylemekten vazgeçmeyeceğiz, bu yaşadığımız anların, bu yaşadığımız kayıpların en temelde, bir sorumlusu var: İstanbul Sözleşmesi'nden imzanın çekilmesi. O yüzden her seferinde aynı şeyi söyleyeceğiz, asla vazgeçmiyoruz. İstanbul Sözleşmesi uygulanıyor olsaydı, bunların hiçbirini yaşamayacaktık.'

Kadıgil: 'Kadınların direnişi ve ses çıkarması devam edecek'

TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil de şöyle konuştu:

'Hala arkamdaki duruşma salonundan ne Adalet Bakanı'nın ne Aile Bakanı'nın bir ilgisi, bir bilgisi var. Aile Bakanı'nın çok daha önemli işleri var çünkü televizyonlarda reklamları izleyip hiç kimsenin umrunda olmayan şeylere tepki veriyor. Çünkü gerçekten tepki vermesi gereken hiçbir şeye tepki verecek bir yüzü yok. Eğer Aile Bakanı evde oturup reklam izlemek yerine zamanında işini yapmış olsaydı, hekimler 'Bu kadında da kızında da derhal sağlık desteği ihtiyacı var' dedikten 10 gün sonra apar topar tedbir çıkartıp onların evine baskına gitmiş olmasaydı zamanında bunu yapmış olsaydı, Fatma Nur yanımızda olacaktı. Ama şunu çok iyi bilsinler ki Fatma Nur'un davası, tıpkı Gülistan'ın davası gibi, tıpkı Şule'nin davası gibi bize emanet. Bu dosyada, bu insanların ölümünde bir parça günahı olan, bir parça sorumluluğu olan herkes hesap verinceye kadar, arkamda gördüğünüz bu cesur kadınların direnişi ve ses çıkarması devam edecek.'

Karaca:'Bu dava adaletle sonuçlanana kadar bu kadınlar burada olacaklar'

EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca da şunları söyledi:

'Bütün adliye saraylarının önünde yüzlerce kadının vasiyetini yerine getirmek için buluştuğumuz bir memlekette yaşıyoruz. Devletin yapması gereken en temel şeyi yapmayanların, bugün memlekette tek bir kadının bile annelik duygusunun hesabını sormaya hakkı yoktur, sorgulatmayız çünkü siz önce, bize kızının hakkını sormamız için vasiyet bırakan Fatma Nur'un anneliğine hesap vermek zorundasınız. Siz, çocuklarını okula aç gönderen annelere, siz, aynı zamanda memleketin dört bir tarafında göz göre göre, ceplerinde koruma kararları varken öldürülen kızları için hesap soran kadınlara, annelere hesap vermek zorundasınız.

Fatma Nur, İkra onlar yalnız değillerdi. Biz vardık, kadınlar vardı. Haklarını savunmak için altı yıl boyunca onların yanında olan gazeteciler vardı. Fatma öldükten hemen sonra 'Biz neyi yanlış yaptık? Neyi eksik yaptık? Devlet olarak ne yapmamız gerekiyordu da yapmadık?' diye çıkıp hesap vermek yerine, bu davanın peşine düşen, Fatma Nur'a ve Hifa'ya sahip çıkan kadınların peşine düşen, onların haberlerini yapan gazetecileri kovalayıp hapse atan bu iktidardan hesap sormak için buradayız. Bu dava adaletle sonuçlanana kadar bu kadınlar burada olacaklar.'

Dursun:'Bunları unutmayacağız ve bunları affetmeyeceğiz'

CHP İstanbul Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun da 'Hesap sorulmadığı müddetçe, bu karanlıktan hiçbir kadının, hiçbir çocuğun çıkamayacağını biliyoruz. Neden? Çünkü bu ülkeyi yönetenler, bu karanlığı toplumun tüm kesimlerine olduğu gibi kadınlara ve çocuklara da dayatmaktadır. Bu iktidar, neredeyse çeyrek asırdır kadınların, çocukların, emeklilerin ve emekçilerin hayatlarını her geçen gün daha fazla karanlığa sürüklemekten geri durmamıştır ve durmayacaktır. Bunları unutmayacağız ve bunları affetmeyeceğiz' dedi. 

DEM Parti İstanbul Kadın Meclisi Sözcüsü Kamile Kandal ise 'Biz bundan sonra bütün kadınlar bu davanın takipçisi olacağız, sonuna kadar gideceğiz. Davanın takipçisi olacağız ve ceza almasını da biz kadınlar sağlayacağız' diye konuştu.