Yurt

Hiranur Aygar cinayeti davası... Savcı, 3 şüpheliden biri hakkında 'kasten öldürme' suçundan ceza verilmesini talep etti

Mersin'de Hiranur Aygar'ın (16) ateşli silahla vurularak öldürülmesine ilişkin davanın dördüncü duruşması Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Savcılık, cinayetin gerçekleştiği araçta olan ve cinayet şüphelisi olarak tutuklanan 3 sanıktan sadece biri hakkında 'kasten öldürme' suçu, diğer 2 sanık hakkında 'delillerin karartılması suçu'ndan ceza verilmesini talep etti. Avukatlar, mütaalaya tepki göstererek 3 sanığın da kasten öldürme suçundan yargılanması gerektiğini söyledi.

(MERSİN) - Mersin'de Hiranur Aygar'ın (16) ateşli silahla vurularak öldürülmesine ilişkin davanın dördüncü duruşması Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Savcılık, cinayetin gerçekleştiği araçta olan ve cinayet şüphelisi olarak tutuklanan 3 sanıktan sadece biri hakkında 'kasten öldürme' suçu, diğer 2 sanık hakkında 'delillerin karartılması suçu'ndan ceza verilmesini talep etti. Avukatlar, mütaalaya tepki göstererek 3 sanığın da kasten öldürme suçundan yargılanması gerektiğini söyledi.

Hiranur Aygar'ın (16) Mersin'de ateşli silahla vurularak öldürülmesi olayıyla ilgili davanın dördüncü duruşması Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya Mersin Barosu Başkanı Gazi Özdemir ve Baro yönetimi, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, Mersin Kadın Dayanışma Komitesi, Hiranur Aygar'ın ailesi ve arkadaşları katıldı.

Sanıklar Hüseyin Arda Ş. (19), Mustafa Z. (27) ve Nazmi Ç. (20), duruşmaya tutuklu bulundukları cezaevinden ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

Savcılık mütalaasında sanıklardan Hüseyin Arda Ş. hakkında 'kasten öldürme ve ruhsatsız silah bulundurma' suçundan, Mustafa Z. ve Nazmi Ç. hakkında ise delilleri karartma suçundan ceza verilmesini talep etti. Sanıkların tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, duruşmayı 8 Mayıs 2026 tarhine erteledi. 

'Deliller hiç yokmuş gibi mütalaa verilmesini kabul etmiyoruz'

Avukat Derya Demir, duruşma sonrasında yaptığı açıklamada, tanıkların dinlenmesiyle başlayan duruşmada gerçeklerin açığa çıkması için toplanan tüm delillerin savcılık tarafından göz ardı edildiğinin iddia ederek şöyle konuştu: 

'Savcı mütalaasında iki sanık hakkında sadece 'delilleri karartmak' suçundan ceza istedi. Aslında iddianameyi tekrar etti. Bizler iddianameye karşı, iddianamesinin açıklandığı günden itibaren bir mücadele başlatmıştık. Sanıkların beyanlarının doğru olmadığını, cinayetin sanıkların iddia ettiği yerde işlenmediğini, parmak izinden atış ardına kadar tüm dosyadaki teknik ve bilimsel verilerin, sanık beyanlarıyla çeliştiğini söyledik. Dolayısıyla kovuşturma aşamasında, dava devam ederken toplanan delillerin varlığına rağmen, sanki o deliller hiç yokmuş gibi mütalaa verilmesini kabul etmiyoruz.

Maalesef ülkemizdeki bu cezasızlık hali yargılamaların bu şekilde devam etmesinin sonucu olarak devam ediyor. Her geçen gün yeni bir kadın cinayeti, yeni bir çocuk istismarı ve başka kötü haberlerle uyanıyoruz. Bunun mücadelesini biz avukatlar, mağdur yakınları sürdürürken de hiç pes etmiyoruz. Kamuoyunun desteğini hep yanımızda hissediyoruz. Biz bu mütalaayı kabul etmeyeceğiz ve buna uzun bir dilekçeyle itiraz edeceğiz. Sevindirici bir haber üç sanığın tutukluluk halinin devam etmesi. Sanıkların doğru söylemediğinin kanıtlandığı bu davada en büyük zorluk, başından beri söylediğimiz gibi soruşturma aşamasındaki yetersizlikti. Tüm kadın cinayetleri, çocuk istismarı gibi canımızı yakan toplumsal düzene ilişkin sorunlarda savcılık makamı jet hızıyla gizlilik kararı alıyor ve bu gizlilik kararının da gerçekten sorgulanması gerektiğini düşünüyoruz.'