(ANKARA) - ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinin durma noktasına gelmesi, küresel enerji piyasalarında son yılların en ciddi sarsıntılarından birini tetikledi. Petrol fiyatlarının hızla yükseldiği ve enerji arzına ilişkin belirsizliğin küresel ekonomi üzerinde zincirleme etkiler yaratabileceği belirtiliyor.
Körfez bölgesindeki güvenlik risklerinin artmasıyla birlikte tanker şirketleri ve deniz taşımacılığı firmaları, Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri büyük ölçüde durdurdu. Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği boğazdaki aksama, petrol piyasalarında ciddi bir şok yarattı.
Yaşanan gelişmelerin ardından ABD ham petrol fiyatı varil başına 100 doların üzerine çıkarak son yılların en yüksek seviyelerinden birine ulaştı. Batı medyasına değerlendirmelerde bulunan analistler, boğazın kapalı kalmaya devam etmesi halinde küresel petrol üretiminin günde milyonlarca varil azalabileceğini ve bunun enerji fiyatlarında daha büyük artışlara yol açabileceğini belirtiyor.
Krizin yalnızca petrol piyasalarını değil, küresel ekonomiyi de etkileyebileceği ifade ediliyor. Artan enerji maliyetlerinin benzin ve dizel fiyatlarını yükseltmesi, ulaştırma ve üretim maliyetlerini artırması ve enflasyon üzerinde baskı oluşturması bekleniyor.
Öte yandan, İsrail'in İran'daki enerji altyapılarını da hedef almaya başlaması endişeleri artırdı. Bölgedeki petrol tesisleri ve yakıt depolarına yönelik saldırıların, enerji tedarik zincirini daha da kırılgan hale getirdiği değerlendiriliyor.
Körfez'den taşınan petrolün büyük bölümünü ithal eden Asya ülkelerinin ise krizden en fazla etkilenebilecek bölgeler arasında olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre, Hürmüz Boğazı'ndaki aksamanın uzaması halinde küresel enerji piyasalarında 1970'lerdeki petrol krizlerini hatırlatan bir şok yaşanabilir.





