Haber: Oktay YILDIRIM - Kamera: Gencer KETEN
(İSTANBUL) İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, kentin gelecek vizyonunu ve geçtiğimiz dönemin icraatlarını içeren 2025 Yılı Faaliyet Raporu'nu açıkladı. Yerebatan Sarnıcı'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilmesine ve boşaltılma kararına sert tepki gösteren İBB Başkan Vekili Nuri Aslan 'Vakıf malıdır' denilerek yapılan bu işlemler hiçbir hukuki zemine dayanmamaktadır. Bu Memleket Bizim, İstanbul Bizim; Tarih Hepimizin' dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kentin gelecek vizyonunu ve geçtiğimiz dönemin icraatlarını içeren 2025 Yılı Faaliyet Raporu'nu İBB Başkan Vekili Nuri Aslan kamuoyuyla paylaştı. İBB Meclisi Nisan ayı toplantılarının sonuncusunda gerçekleşen 2025 yılı Faaliyet Raporu sunumunda İBB Başkan Vekil Nuri Aslan konuşmasına şöyle devam etti.
'Büyük bir krizin içindeyiz: Bağımlılık'
'2019'dan bu yana tıp merkezlerimizde 1 milyon 470 binden fazla hastaya ulaştık; evde sağlık hizmetlerimizle ise 140 bin vatandaşımıza 1 milyon 271 bin hizmet sağladık. Psikolojik Danışmanlık Merkezi sayımızı 15'ten 31'e çıkarırken, 'Sağlıklı Yaş Al' projemizle 19 bini aşkın kişiye modern ve geleneksel tedaviyi bir arada sunduk. 2024'te hizmete aldığımız Mobil Banyo Aracı ile evsiz 6 bin 588 vatandaşımıza duş, kuaför ve psikososyal destek imkânı tanıdık. Ancak bugün madde, kumar ve teknoloji odaklı büyük bir bağımlılık kriziyle karşı karşıyayız. 2019 öncesinde tek bir merkezimiz bile yokken, bugün 9 Sosyal Uyum Destek Merkezimizle 91 binden fazla vatandaşımıza bağımlılıkla mücadele desteği veriyoruz.
'İstanbul hızlı ve kontrolsüz büyümüştür'
İstanbul bugün 16 milyon kişinin yaşadığı, dünyanın en büyük metropollerinden biri. 2000 yılında 10 milyon olan nüfus, 25 yılda yüzde 60 artarken; araç sayısı iki buçuk katına çıkarak 6,2 milyona ulaştı. Paris ve Londra gibi kentlerde nüfus artışı yüzde 13 ila 17 bandında kalırken, İstanbul kontrolsüzce büyümüştür. Düzensiz göç, plansız yapılaşma ve altyapısız imar kararları bugünkü trafik sorununun temelidir. Bu sorunları biz üretmedik ancak çözüm sorumluluğunu üstlendik. 2019'dan bu yana ulaşımı en öncelikli başlık olarak görüyor; günübirlik değil, bilimsel ve kalıcı projelerle İstanbul'un geleceğini planlıyoruz.
'Ulaşımı yönetmek stratejik bir akıl gerektirir'
Ulaşım Daire Başkanlığımız, 39 ilçe belediyemizle istişare ediyor. Kent içi trafiğini akıcı hale getirmek amacıyla göreve geldiğimiz günden beri 245 kavşakta düzenleme yaptık. Ana arterlerden bağlantı yollarına kadar tüm ulaşım sistemini bütüncül değerlendiriyoruz. Örneğin; D-100 ve TEM üzerindeki yan yolların kesintisiz olması için imalat çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu sürecin en önemli ayağı, İstanbul'un geleceğini şekillendirecek olan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nı oluşturmaktır. Kamu kurumları ve sivil toplumla iş birliğine hazırız. Her gün 34 milyona yakın hareketliliğin gerçekleştiği bir kentte ulaşımı yönetmek; stratejik bir akıl, güçlü bir koordinasyon ve uzun vadeli bir vizyon gerektirir. Yeterli planlama yapılmadan hayata geçirilen projelerin ve finansman desteği sağlanmayan yatırımların yükünü ne yazık ki İstanbullularla birlikte taşıyoruz. Buna rağmen, 2019'dan bu yana 137 milyar liralık sübvansiyonla sistemin sürdürülebilirliğini güvence altına aldık. 2025 yılının en yoğun gününde İstanbulkart ile 9,5 milyon yolculuk gerçekleştirdik; vatandaşlarımız 340 milyondan fazla ücretsiz geçişten yararlandı. Güvenliği sağlamak adına denetimlerimizi artırarak 2025'te 117 bin 970 denetim yaptık. Ayrıca 60 binden fazla kamera ile toplu taşıma araçlarını yedi yirmi dört izleyerek kesintisiz bir denetim ağı kurduk.
'Bir günde dünyanın etrafını 35 kez dolaşıyoruz'
İETT ile her gün yaklaşık 5 milyon yolculuğu, 1 milyon 400 bin kilometrelik bir hat üzerinde gerçekleştiriyoruz. Bu mesafe, İstanbul'dan Sivas'a bir günde yaklaşık 1590 kez gidip gelmek veya dünyanın etrafını günde 35, yılda ise 11 bin 500 kez dolaşmak demektir. Silivri'den Tuzla'ya uzanan 852 hatta; günlük 66 bin sefer ve 6 bin 807 araçla hizmet veriyoruz. 2019'dan bu yana araç sayımızı yüzde yirmi üç, sefer sayımızı yüzde 25 artırdık. Filomuza 252 yeni metrobüs ve 150 yeni otobüs kattık; 2026'da 600'ün üzerinde yeni araç daha kazandıracağız. Aldığımız önlemlerle kaza sayısını yüzde 40 azalttık; milyon kilometre başına kaza oranı 32'den 19'a geriledi. Ancak bu devasa hizmeti sunarken ciddi bir mali tabloyla karşı karşıyayız. 2015'te 3,8 TL olan mazot fiyatı 71 TL'ye, dolar kuru ise 2 TL'den 45 TL'ye yükseldi. Gelirin gideri karşılama oranı yüzde 68 yüzde 30'a düştü. Bugün bir yolculuğun maliyeti 60 TL iken geliri yalnızca 18 TL'dir; aradaki 42 TL'lik farkı İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak biz karşılıyoruz. 2015'te 1 milyar TL olan toplu ulaşım sübvansiyonumuz, 2025'te 33 milyar TL'yi aştı. İETT akaryakıtta yüzde 42 vergi ödüyor; yalnızca bir yılda ödenen 5,5 milyar TL'lik ÖTV ve KDV, yaklaşık 650 adet sıfır kilometre otobüs alımına eşdeğerdir.
'Yatlara verilen vergisiz yakıt hakkını bize de tanıyın'
Eğer üzerimizdeki vergi yükü olmasaydı, 5 yıl gibi bir sürede İstanbul'daki tüm otobüs ve metrobüs filosunu tamamen yenileyebilirdik. Buradan çağrımı yineliyorum: Zengini koruyan imkânları İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne de sağlayın. Yatlara tanıdığınız vergisiz yakıt hakkını bize de verin ki bunu sosyal destek olarak halkımıza yansıtalım. 2019'da görevi devraldığımızda, kâğıt üzerinde 140,9 kilometrelik 12 metro hattı görünüyordu. Ancak sahada durum bambaşkaydı: Bu hatların 103 kilometresine tek bir çivi dahi çakılmamış, diğerlerinde ise çalışmalar durma noktasına gelmişti. 'Devlette devamlılık esastır' diyerek durdurulan tüm projeleri tek tek ayağa kaldırdık. Yıldız-Mahmutbey, Eminönü-Alibeyköy, Ataköy-İkitelli, Aşiyan Füniküler, Dudullu-Bostancı ve Çekmeköy-Samandıra hatlarını hizmete açtık. Devlet bankalarından tek kuruş kredi kullanmadan, yaklaşık 2,5 milyar Euro dış finansman sağladık. 23 Haziran 2019'dan sonra 65,1 kilometre uzunluğunda, 62 istasyondan oluşan 6 yeni hattı tamamladık; Bakanlığın bitirdiği 22 kilometrelik hattı da işletmek üzere devraldık. 2019'da 157,2 kilometre olan İBB raylı sistem uzunluğunu 2025'te 244,3 kilometreye çıkardık. 2026 itibarıyla İstanbul'daki toplam hat uzunluğu 380,7 kilometreye ulaştı; bunun 244,3 kilometresini İBB, kalanını Bakanlık işletmektedir. Ayrıca 176 raylı sistem aracını hizmete aldık, 278 yeni aracın ise üretim sürecini başlattık.
'İstanbul, aynı anda 10 metro hattı inşa eden bir şehir haline gelmiştir'
Ümraniye-Ataşehir-Göztepe hattının araçları tamamlanırken Kabataş-Esenyurt hattı için üretim sürüyor. Tekstilkent, Alibeyköy ve Dudullu'da kurduğumuz üç büyük yerleşke ile bakım ve kumanda altyapısını güçlendirdik. Bu çalışmaları yürütürken merkezi idarenin yaptığı bazı hatlar için gelirlerimizden 13,5 milyar TL kesinti yapılmasına rağmen durmadık. Bugün İstanbul genelindeki 62,1 kilometrelik raylı sistem hattımızın 44,1 kilometresinde inşaat çalışmaları aktif olarak devam ediyor. 2026 yılında toplam 17,4 km uzunluğunda iki yeni metro hattını hizmete alacağız. Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli hattı için beklediğimiz 75 milyon Avroluk dış finansman ancak Nisan 2025'te onaylandı. Finansman gecikmesine rağmen öz kaynaklarımızla çalışarak hattı Mayıs 2026'da açıyoruz. Böylece Sultanbeyli ilk kez metro ile buluşacak ve Üsküdar arası yolculuk 50 dakikaya inecek. İkinci hattımız olan Ümraniye-Ataşehir-Göztepe metrosu ise Finans Merkezi'ne doğrudan erişim sağlayarak 2026'nın son çeyreğinde hizmete girecek. Bu iki hatla birlikte toplam ağ uzunluğumuz 400 kilometre sınırını aşacak. Hedefimiz ise 700 kilometreyi geçen bir raylı sistem ağı kurmaktır. Ekrem Başkanımızın 'Raylı Sistem Atılımı' vizyonuyla İstanbul, aynı anda 10 metro hattı inşa eden bir dünya şehri olmuştur. 2025 yılı boyunca Kirazlı-Halkalı, Mahmutbey-Bahçeşehir ve Pendik-Kaynarca gibi pek çok kritik hatta fiziki çalışmalarımızı ve proje üretim süreçlerimizi kararlılıkla sürdürdük.
'Bu hattın kamu yatırım programına alınması bir imzaya bakıyor'
Beylikdüzü, Avcılar ve Esenyurtlu hemşehrilerimiz 'Metromuz nerede?' diye sormakta sonuna kadar haklılar. Ben de bir Beylikdüzülü olarak yıllardır bu metroyu bekliyorum. Gerçek şu ki; Ekrem İmamoğlu ve ekibinin hiçbir yeni metro projesi kamu yatırımlarına dâhil edilmedi ve onaylanmadı. Biz yalnızca bizden öncekilerin durdurduğu şantiyeleri ayağa kaldırdık. Buradan Sayın Cumhurbaşkanı'na sesleniyorum: Sefaköy-Beylikdüzü-TÜYAP metrosu tam 6 yıldır bir imza bekliyor. 250 bin nüfuslu Beykoz'da ihaleye çıkılması için hızla imza atılabiliyorken; 4 milyon nüfuslu Büyükçekmece, Beylikdüzü, Avcılar, Esenyurt ve Küçükçekmece bölgesi neden 6 yıldır bekletiliyor? Buradaki vatandaşlarımız halkçı belediyeciliğe oy verdikleri için mi cezalandırılıyor? İmza atılsın; finansmanı da çözmeye, metroyu da hızla yapmaya hazırız. Diğer yandan Kaynarca-Tuzla hattının 2. etabını revize edip Bakanlık onaylarını aldık; Üsküdar-Beykoz ve Yenidoğan-Söğütlüçeşme hatlarında çalışmalarımız sürüyor. Araç yatırımlarında da ciddi ivme yakaladık: M7 hattı için 300, M12 hattı için 40 metro aracının süreçlerini başlattık; testler devam ediyor. Ayrıca yüzde 61 yerlilik oranıyla 34 adet yeni nesil tramvay (TRAM34) üretimini başlattık. Mevcut sistemlerimizi de ihmal etmeden geliştirmeye devam ediyoruz.
'Bütün hatları açın, bütün projeleri bitirin'
Bakım, onarım ve modernizasyon çalışmalarını kesintisiz sürdürdük. 2025 yılı içerisinde 10,7 kilometrelik hattın uygulama projelerini tamamladık; 29 kilometrelik hat için çalışmalar devam ediyor. Bugün raylı sistemlerimiz 18 hat ve 236 istasyonla günde 3 milyondan fazla İstanbulluya hizmet veriyor. Türkiye'de raylı sistem kullanan her iki kişiden birini biz taşıyoruz. 2024 ve 2025'te 900 milyonun üzerinde yolculukla rekor kırdık. Gece metrosu bugün 7 hatta hizmet verirken; 2025'te günlük 2,7 milyon yolculuk ve 19 bin 80 sefer gerçekleştirildi. Buradan, Silivri'de tutulan Raylı Sistemler Daire Başkanımız Ceyhun Avşar'a selam iletiyorum. O Ceyhun Avşar ki tutukluluğuna devam kararı verildiğinde mahkeme salonunda arkadaşlarına, 'Bütün hatları açın, bütün projeleri bitirin,' dedi. O hatları açacağız, bütün projeleri bitireceğiz. 2019'dan bu yana deniz yolu ulaşımının payını artırmak için önemli adımlar attık. Şehir Hatları ile 53 iskele ve 32 hatta hizmet sunarak deniz ulaşımını yaygınlaştırdık. Kiralık motorlar dahil 83 gemilik filo ile 11 yeni hat açarak toplam hat sayısını 32'ye çıkardık. 2025 yılında 310 binden fazla sefer gerçekleştirerek 40 milyon 222 bin yolcu taşıdık.
'Tıp merkezlerimizde 1 milyon 470 binden fazla hastaya şifa olduk'
Tıp merkezlerimizde 1 milyon 470 binden fazla hastaya şifa olduk. Evde sağlık hizmetlerimizle 140 binin üzerinde vatandaşımıza 1 milyon 271 bin hizmet ulaştırdık. Psikolojik Danışmanlık Merkezi sayımızı 31'e çıkardık. 2024'te başlattığımız Mobil Banyo Aracı ile sokakta yaşayan 6 bin 588 vatandaşımıza ulaştık; onlara duş, giyinme, kuaför ve psikososyal destek imkânı sunduk. Ayrıca bağımlılıkla mücadelede 9 Sosyal Uyum Destek Merkezimiz ile 91 binden fazla vatandaşımıza 100 bini aşkın hizmet sunduk.
'Olası bir afette Saraçhane gemimiz iş makinelerini denizden taşıyacak'
Ayrıca sizlere Saraçhane gemimizden bahsetmek isterim. Yıkılmak üzereyken Ekrem Başkanımızın vizyonuyla ihya ettiğimiz tarihi Haliç Tersanemizde, 'Saraçhane' Araç Taşıma Gemisi'ni (Ro-Ro) inşa ettik. Bu gemi yolcu da taşıyabiliyor ancak bizim için en önemli mesele afettir. Olası bir afette Saraçhane; iş makinelerini denizden olay yerine taşıyacak, yaşam konteynerlerini ve yardımları hızla ulaştıracak, gerekirse vatandaşlarımızın tahliyesine destek olacaktır. İskele olmasa bile kıyıya yanaşıp yük indirip bindirebilecektir.
'Halkın olanı halka vermeye devam ediyoruz'
Biz İstanbul'u çok seviyoruz; tarihiyle, kültürüyle ve geleceğiyle her bir değerine sahip çıkıyoruz. Ekrem Başkanımızın göreve gelmesinin ardından kurulan İBB Miras ile ecdadımızın mirasına sahip çıkarak adeta bir devrim gerçekleştirdik. Bugün 19 tarihi türbe, 640 tarihi mezar ve hazire ile ecdadımızın en zarif imzası olan 240 tarihi çeşmeyi onardık. Haliç Tersanesi, Hasanpaşa, Yedikule ve Dolmabahçe Gazhaneleri, Bakırköy Baruthanesi ve Çubuklu Siloları gibi yapıları ayağa kaldırdık. Tarihi selatin camilerin temizlik, bakım ve güvenlik hizmetlerine 6 yılda yaklaşık 2 milyar TL bütçe ayırdık. Vakıfların sorumluluğundaki cami ve hazirelerin düzenlemesini üstlenerek 2019-2025 yılları arasında 450 milyon TL'lik destek sağladık. Anadolu Hisarı ve Moda İskelesi gibi restorasyon projelerine 6 yıl içinde 8 milyar TL harcadık. İstanbul'da artık bir 'Ekrem İmamoğlu öncesi' ve 'sonrası' gerçeği var. Sağlıkta da benzer bir dönüşüm gerçekleştirdik. Tıp merkezlerimizde 1 milyon 470 bin hastaya şifa olduk; evde sağlık hizmetleriyle 140 bin vatandaşımıza ulaştık. Psikolojik Danışmanlık Merkezi sayımızı 31'e çıkarırken, Mobil Banyo Aracı ile 6 bin 588 evsiz vatandaşımıza destek verdik. Ayrıca bağımlılıkla mücadelede 9 Sosyal Uyum Destek Merkezimiz aracılığıyla 91 binden fazla kişiye hizmet sunduk.
'Vakıf malıdır' denilerek yapılan bu işlemler hiçbir hukuki zemine dayanmamaktadır. Bu memleket bizim, İstanbul bizim; tarih hepimizin'
Restore ettiğimiz 2023 yılından bu yana ziyaretçi sayısı 10 milyonu aşan Yerebatan Sarnıcı ile ilgili bizi üzen bir kararla karşı karşıyayız. 1 Nisan günü sarnıç, Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilerek mülkiyeti Vakıflara geçti. Bize gelen yazıda, 15 gün içinde yapıyı boşaltmamız isteniyor. 'Vakıf malları ait olduğu yere dönüyor' deniliyor ancak soruyorum: Bu yapının vakfı, belgesi nerede? Benzer bir süreci Galata Kulesi'nde de yaşadık. Galata Kulesi bir vakıf eseri değildir; milattan sonra 500'lü yıllarda deniz feneri olarak yapılmış, 1348-1349 yıllarında Cenevizlilerce kuleye dönüştürülmüştür. Ne Fatih Sultan Mehmet tarafından vakfedilmiştir ne de bir vakfiye kaydı vardır. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde bu miras her zaman kamuya ve belediye idaresine ait olmuştur. Bugün 'vakıf malıdır' denilerek yapılan bu işlemler hiçbir hukuki zemine dayanmamaktadır. Bu yaklaşımı kabul etmemiz mümkün değil; çünkü bu memleket, bu İstanbul ve bu tarih hepimizindir.
'İstanbul'un hem tarihine hem de insanına sahip çıkmaya kararlıyız'
Sağlık ve sosyal hizmetlerde de aynı aidiyetle çalışıyoruz. Tıp merkezlerimizde 1 milyon 470 bin hastaya şifa olduk; evde sağlık hizmetleriyle 140 bin vatandaşımıza ulaştık. Psikolojik Danışmanlık Merkezi sayımızı 31'e çıkarırken, Mobil Banyo Aracı ile 6 bin 588 evsiz vatandaşımıza insani destek sağladık. Ayrıca bağımlılıkla mücadelede 9 Sosyal Uyum Destek Merkezimiz aracılığıyla 91 binden fazla kişiye hizmet sunduk. İstanbul'un hem tarihine hem de insanına sahip çıkmaya kararlıyız'
(Devam edecek)