Haber: Oktay YILDIRIM / Kamera: Gencer KETEN
(İSTANBUL) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, İBB davasının duruşması öncesinde, 'Erdoğan, hem 'seçim olsun' diyor hem 'o sandıktan çıkayım' hem de 'ama hep ben kazanayım' diyor. Dolayısıyla onu bu koşullar içerisinde değiştirebilecek tek siyasal güç CHP. Bu dava ceza mahkemesi hukuki ilkelerine uygun olarak açılmış bir dava değil, siyasi davadır. O siyasi davanın amacı da önümüzdeki seçimlerdir' dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Ekrem İmamoğlu'nun da sanıkları arasında bulunduğu İBB davasının duruşması öncesinde Silivri'deki Marmara Cezaevi önünde ANKA Haber Ajansı'na açıklamalarda bulundu. Tanrıkulu, şunları söyledi:
'Bu dava siyasi bir davadır. Bu dava Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ve Erdoğan'ın siyasal ihtiyaçlarına ve gündemine göre başlatılmıştır ve sürdürülmektedir. Nedir o gündem? Sayın Erdoğan 2017 anayasa değişikliğinden sonra rejimi değiştirdi. Rejim demokrasiden, hukuk devletinden uzaklaştı ve otokrasi olarak adlandırılan bir rejim Türkiye'de inşa edildi. Bu rejimin tek meşru kaynağı seçimler. Erdoğan, hem 'seçim olsun' diyor hem 'o sandıktan çıkayım' hem de 'ama hep ben kazanayım' diyor. Dolayısıyla onu bu koşullar içerisinde değiştirebilecek tek siyasal güç CHP. 31 Mart'ta bu gerçek ortaya çıktıktan sonra CHP'ye karşı kurumsal bir kuşatma başladı ve davalar açıldı. Kurultay davası, kayyum davası, kongre davası, ceza davaları ve onlar sürüyor, bitirilmedi.
'Erdoğan hem cumhurbaşkanı adaylığında kendi rakibini kendisi belirlemek istiyor'
İkinci olarak da soruşturma başlatıldı ve en önemli siyasal aktör Cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu gözaltına alındı. Diploması iptal edildi ve tutuklandı. Amaç ne? Sayın İmamoğlu'nu siyasetin dışına itmek. Aday olma koşullarından uzaklaştırmak, zayıflatmak ve CHP'yi bu kuşatmayla da uğraştırmak. Erdoğan hem cumhurbaşkanı adaylığında kendi rakibini kendisi belirlemek istiyor. İkinci olarak da muhtemel yarışacağı ve onu değiştirecek olan CHP'nin yönetiminin de kendisi belirlemek istiyor. Henüz onlar sonuçlanmadı ama amaçlar bunlardı. O nedenle yargı Adalet ve Kalkınma Partisi'nin gündemine teslim olarak ve o gündeme uygun soruşturmalar ve davalar başlattı.
Sadece bu dava değil. İçeride daha belediye başkanlarımız var, davaları açılmadı. Beyoğlu, Büyükçekmece, Bayrampaşa, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlarımızla ilgili olarak daha iddianame bile yazılmadı. Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız daha yeni tahliye oldu. Seyhan, Ceyhan Belediye Başkanlarımız, Beşiktaş Belediye Başkanımız, Avcılar Belediye Başkanımız daha hapisteler. Birçok siyasi aktörümüz bu şekilde kuşatıldı ve maalesef hapsedildi. Bir kez daha ifade ediyorum. Bu dava ceza mahkemesi hukuki ilkelerine uygun olarak açılmış bir dava değil. Bir siyasi davadır. O siyasi davanın amacı da önümüzdeki seçimlerdir.'





